Her güne bir beyit 11
Âyîne düşmüyor gice gündüz elinden âh Hayrân mısın cemâline hayrânın oldıgım Mehmed Bahâ’e’d-dîn Beg Gece gündüz elinden ayna düşmüyor Hayran mısın kendine cemaline hayran olduğum
Kutagdu Bilig siyasetname türünün edebiyatımızdaki ilk örneği olan,beyit nazım birimiyle 11. yy.’da yazılmış bu eserde anlatılmak istenenler, 4 sembolik kişilik üzerinden anlatılmıştır. Bunlar; Kün Togdı (hükümdar, kanun, adalet) Ay Toldı (mutluluk, saadet) Odgurmış (akıbet, hayatın sonu) Ögdülmiş (Akıl, zeka) dir.
1000Kitap
Reklam
“Rahman arşa istiva etti.” İmamlar bunun manasının sabit fakat keyfiyetinin bilinmeyeceğini söyler. İmam Malik b. Enes Ra: “İstiva malum / bilinen bir şeydir. Keyfiyeti ise bilinemez. Ona iman vacibdir, ona dair soru sormak bid’attir demiştir.” Ondan önce Rabia (tu’r-Re’y) de böyle demişti. [1] Ehlisünnetten bunu reddeden yoktur. Buna göre istiva ettiği nasıl söylenemez. Malik, keyfiyeti yok demedi, keyfiyeti bilinemez dedi. Bu hususta Ehli Sünnet alimleri ihtilaf etmiştir. Bu lafzın “Kuran-ı Kerim’de (7-8 yerde) geçtiği malumdur, manasını ise Allah katında saklamıştır” görüşü de zayıftır. O sadece: “İstivanın ne olduğu bilinen bir husustur” demiş ve yalnızca ismin bilinen bir şey olduğunu haber vererek tamamına dair bir haber vermemiştir. O bu manayı kastetseydi; “anlamı bilinemez, tefsiri bilinemez, beyanı bilinemez der ve keyfiyetinin bilinmesini reddetmezdi. İşte şanı yüce Allah’ın kendi zatı ile ilgili söz konusu ettiği bütün sıfatların durumu budur. Yüce Allah: “Korkmayın çünkü ben sizinle beraberim, işitir ve görürüm” Taha 46 buyuruyor. Peki, nasıl işitir ve nasıl görür? İşitmek ve görmek bilinen şeylerdir. Ama keyfiyeti bilinemez. Konuşmak bilinen bir husustur. Ama keyfiyeti bilinmez. Mezhep alimlerimizden ve ehl-i sünnetten böyle diyenler şanı yüce Allah’ın hakiki manasıyla arşın üstünde olduğunu ve zatının da arşın üstünde olduğunu ikrar ediyor, istivanın manasını inkar etmiyor ve bunun anlamı büsbütün bilinmeyen müteşabih kabilinden olduğunu söylemiyorlardı. Selef de ehl-i sünnet mezhebinin benimsediği şekilde bunu tefsir etmek hususunda ittifak etmişlerdir. Bazıları: Arşın üstüne yükselmiş, Arşın üstüne çıkmış derken diğerleri de başka ifadeler kullanmıştır. Bu ifadeler ise seleften sabittir. Buhari Sahih’inde “er Raddu Ala’l-Cehmiyye” kitabının/bölümünün
Din
NECİP FAZIL’A AİT OLMAYAN SÖZLER 1- Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer, perdesiz ev de ya satılıktır, ya kiralık... 2- Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişide yoktur! 3- İnsanın sevdiğini kaybetmesi, dişini kaybetmesi kadar ilginçtir. Acısını o an yaşar, yokluğunu ömür boyu. 4- İnsan sevme hissini israf etmemeli. Kim ne kadar sevilmeye layıksa onu o kadar sevmeli. 5- Hayatın çilesine tahammül gerek Değil mi ki sefâ ile cefâ müşterek? Sizce ağlamak için gözyaşı mı gerek? Bazen dertliler de ağlar, ama gülerek... 6- Gökler ağlıyor biz ağlamışız çok mu? Bize yobaz diyorlar haberin yok mu? Her ne derse desinler, Allah için yobaz olmuşuz çok mu? 7- Yar olmaz servetinin sana bir tek kuruşu, Secde yoksa bekleme, kabirde kurtuluşu (Cengiz Numanoğlu'na aittir) 8- Benim ayağımın altı da müsait başımın üstü de.. Nerde duracağını kendin belirle. 9- Dünya güzel olsaydı doğarken ağlamazdık.. Yaşarken temiz kalsaydık ölünce yıkanmazdık. 10- Yüz daha versen, yüz uman yüzler bilirim. Yokuşlara kardeş olan düzler bilirim. Dünya öküzün üstünde derler; Ama dünyanın üstünde nice öküzler bilirim!..
Alıntı
KARI KOCA ARASINI BOZMAKTAN SAKINMAK
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Kim bir kadını, kocasının aleyhine ifsâd ederse (fikrini bozarsa) bizden değildir!” Tâbiîn’den Ebû Müslim Havlânî (r.a.) Hazretleri mescitten çıkıp evinin bahçe kapısına geldiği zaman tekbir alır, hanımı da içerden tekbir alarak karşılık verirdi. Sonra avluda ve evin kapısında da tekbir alır, hanımı da tekbir alarak karşılık verirdi. İçeriye girdiği zaman, hanımı cübbesini ve terliklerini getirir, giydirir, sonra yemeğini hazır ederdi. Bir gün eve geldiğinde kandil yanmıyordu. Hanımı bir köşeye üzgün ve düşünceli bir hâlde oturmuş, başını öne eğmiş, elindeki bir çubuk ile yeri çiziyordu. Ona, “Neyin var?” diye sordu. Hanımı, “Efendim, Halife, size pek kıymet vermektedir. Bizim bir hizmetçimiz yok. Onunla konuşsanız da bize bir hizmetçi verse!” dedi. Havlânî Hazretleri ise “Ey Allâh’ım! Hanımımı benim aleyhimde ifsâd eden her kimse, onun gözlerini alıver!” diye beddua etti. Nitekim kendisinden önce bir kadın, hanımının yanına gelmiş ve “Kocan, Halife Hazretleri yanında pek itibarlıdır. Ona, sizin için bir hizmetçi vermesini söylese ya.” demişti. Bu kadın, evinde otururken bir ara etrafı göremez oldu. Ailesine, “Kandile ne oldu, niye söndü?” diye sordu. “Kandil sönmedi, yanıyor.” dediler. O zaman kör olduğunu anladı ve işlediği hatanın farkına vardı. Sonra ağlayarak gelip Ebû Müslim Havlânî (r.a.) Hazretlerinden özür diledi. Gözlerini iade etmesi için Cenâb-ı Hakk’a dua etmesini istedi. Ebû Müslim Havlânî (r.a.), ona merhamet ederek onun için dua etti. Allâh’ın izni ile gözleri tekrar görmeye başladı. BEYİT: Mîzâna vur görüştüğün ihvânı el-hazer Rehber tasavvur eylediğin reh-zen olmasın Nevres-i Kadîm Rehzen: Yol kesen, eşkıyâ. el-hazer: sakın. 11 Mayıs 2025 Fazilet Takvimi
Fazilet Takvimi
NECİP FAZIL' a Atfedilen Sahte Alıntılar
1- Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer, perdesiz ev de ya satılıktır, ya kiralık… 2- Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişide yoktur! 3- İnsanın sevdiğini kaybetmesi, dişini kaybetmesi kadar ilginçtir. Acısını o an yaşar, yokluğunu ömür boyu. 4- İnsan sevme hissini israf etmemeli, Kim ne kadar sevilmeye layıksa,onu o kadar sevmeli. 5- Hayatın çilesine tahammül gerek Değil mi ki sefâ ile cefâ müşterek? Sizce ağlamak için gözyaşı mı gerek? Bazen dertliler de ağlar, ama gülerek… 6- Gökler ağlıyor biz ağlamışız çok mu? Bize yobaz diyorlar haberin yok mu? Her ne derse desinler, Allah için yobaz olmuşuz çok mu? 7- Yar olmaz servetinin sana bir tek kuruşu, Secde yoksa bekleme, kabirde kurtuluşu (Cengiz Numanoğluna aittir) 8- Benim ayağımın altı da müsait başımın üstü de.. Nerde duracağını kendin belirle. 9- Dünya güzel olsaydı doğarken ağlamazdık.. Yaşarken temiz kalsaydık ölünce yıkanmazdık.
Sahte Alıntılar
Reklam
Reklam