Puan vermedi·510 syf.··
2025 131. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 23:33
Fedailerin Kalesi Alamut haşhaş ve dini kullanarak, insanları hatta padişahları dize getirmiş kıvrak zekalı Hasan Sabbah'ı anlatıyor. Kitap Halime adlı cariyenin bir kaleye götürüldüğü yolculukla başlıyor. Sonra yavaş yavaş Hasan Sabbah ile tanışıyoruz. Hasan Sabbah, 1034-1124 yıllarında Büyük Selçuklu devleti döneminde yaşayan bir tarikat lideri. Tarikatı ilk başlarda İsmaili olarak anarlarken daha sonraları Haşhaşiler olarak söylenmeye başlıyor. Haşhaşiler, müritlerini haşhaş ile uyutarak onlara cenneti gösteriyorlar. Ve bu cenneti gören her mürit Hasan Sabbah 'a koşulsuz bir biçimde bağlanıyor. İşte kitabımızda bu cennetin yer aldığı Alamut'ta geçiyor. Birde Hasan Sabbah'a bağlı fedailer ordusu var. Onun için suikastlar düzenliyorlar. Bu fedailerden biri olan İbni Tahir'de bu cenneti görenler arasındadır ve Hasan için her şeyi yapmaya hazırdır. Kitap bir Halime'nin birde İbni Tahir'in bakış açısından bizlere aktarılmakta ve çok yalın bir dile sahip. Okurken bir cennet bahçelerinde, bir de fedailerin arasında geziyorsunuz. Bir çok kişinin bildiği ve okuduğu bir kitaptır diye düşünüyorum. Çok küçükken okuduğum kitabı tekrar okuyunca ne kadar ayrıntı kaçırdığımı fark ettim. Merak edenlerin okumasını tavsiye ederim. Ancak öncesinde ufak bir Hasan Sabbah araştırması faydalı olur...
Edebiyat
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
10/10
·510 syf.··
2025 137. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2025 13:31
ÖZET Hasan Sabbah'ın, Alamut Kalesi'nin, fedailerin ve cennet bahçelerinin hikâyesi. Bir tarafta Hasan Sabbah'ın yeryüzü cennetiyle yeni tanışan güzel köleler, diğer tarafta onun en güvenilir savaşçıları olan fedailer. Sabbah'ın yarattığı cennetin içinde gözleri açıldığında hepsinin hayatı hiç umulmadık bir şekilde değişir. Hikaye 11. yüzyıl İranı'nda, kendini peygamber ilan eden Hasan Sabbah'ın, seçilmiş bir grup insanı intihar suikastçısına dönüştürerek bölgede hakimiyet kurmak için çılgınca ve aynı zamanda zekice bir plan tasarladığı Alamut Kalesi'nde geçmektedir. Güzel kadınların, yemyeşil bahçelerin, şarap ve haşhaşın göz boyadığı sanal bir cennet yaratan Sabbah, genç savaşçılarını emirlerine uydukları takdirde bu cennete gidebileceklerine inandırır. Kendilerini onun yoluna adayan, ölmeyi de öldürmeyi de göze almış olan bu küçük orduyla hükümdar sınıfına gözdağı verebileceğini düşünür. Sabbah kendi deyimiyle insanların saflığını kullanıp dine adanmışlığı politik emellerine alet eder. Artık kapılar onun için ardına kadar açılmıştır. ALAMUT KALESİ Alamut Kalesi, ya da Elemût – Belde't-ûl'İkbâl(Farsça: قلعه الموت; Kal'at Elemût veya Elemût); Nizârî-İsmaili Devleti'nin ve Haşhaşîler tarikatının yönetim merkezi konumunda olan ve Hazar Denizigüneyinde, İran'ın Kazvin şehri sınırları içerisinde yer alan bir kaledir. Kelime mânâsı olarak "Kartal Yuvası" anlamına gelmektedir. Rivayete göre Cüstânîler kralı Veşudan İbn-i Cüstan tarafından inşa ettirilmiştir. Ebced hesabına göre ise "Elemût" (Farsça: الموت), Hicrî 483 yılına tekâbül etmektedir ki, bu sayı da kalenin tarikat kurucusu Hasan Sabbah tarafından zaptedildiği yıla karşılık gelmektedir. Alamut Kalesi, Hasan bin Sabbah tarafından fethedilene kadar Cüstânîler'in denetimi altında kalmıştır. Hasan Sabbah'ın eline
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Reklam
Puan vermedi·510 syf.··
2024 4. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2024 08:27
Kitabımız Vladimir Bartol’un Fedailerin Kalesi Alamut isimli kitabı.Yazarı Sloven bir şahsiyet. Kitap Halime isimli bir kölenin veya cariyenin tarihin tozlu sayfalarının meşhur bir ferdi olan Hasan Sabbah’ın eline düşmesini konu edinmekte. Ancak tam da aynı zamanlarda İsmaili olan İbni Tahir’de Hasan Sabbah’ın emrine girmiştir. Kitabın genel işleyişinde olaylara bir Halime’nin gözünden bir de İbni Tahir’in gözünden bakıyorsunuz. Aslında Hasan Sabbah’ı bilmeden bu kitabı okumuş olmak biraz eksik kalır. Hasan Sabbah 1034-1124 yıllarında Büyük Selçuklu Devleti döneminde yaşamış bir tarikat lideri. Tarikatı önceleri İsmaili olarak bilinirken sonrasında Hasan Sabbah ile Haşhaşi olarak bilinmeye başlamış. Kendisinin en önemli özelliği müritlerine verdiği haşhaş ile onları uyutarak kurduğu sahte cennetlere götürmesi ve sahte cennetlerin her türlü nimetlerinden müritlerini faydalandırarak onların kendisine sıkı sıkıya bağlanmasını sağlamış olmasıdır. Bu sahte cennetlere giren müritler oradaki güzel kızlar, bahçelerin güzelliği ve yediklerinden içtiklerinden etkilenerek gerçekten de cennete geldiklerini sanıyorlar ve sonrasında liderleri olan Sabbah’ın yanına döndüklerinde ona inanılmaz bir bağlılık ile bağlanıyorlardı. İşte bu kitap o sahte cennetin yani Alamut’un hikayesini anlatır.Kitap genel olarak bu cennetten bir dönemi ve Hasan Sabbah’ın felsefesini anlatmaktadır. Bu kitapta mezhep bölünmesi konuları işlenmekte olup, Hz. Ali ve Hz. Ebubekir atışması, Alamut Kalesi ve hikayesi, İran coğrafyası ve Arap toprakları, İsmaili öğretisi, Haşhaşiler, uyuşturucu ve felsefe, psikoloji ve sosyolojinin enfes bir şekilde harmanlandığını görürsünüz. Sabbah bu kalede çok disiplinli bir fedai ordusu, suikast ordusu kurar. Öylesine delice, dahice fikirler yaratır ki kendine sahte
1000Kitap
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
7/10
·318 syf.··
2024 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2024 15:29
Yazardan okuduğum ikinci kitap olan Semerkant’ı beğenemedim. Doğu’nun Limanları Semerkant kadar ünlü olmadığı halde bana daha çok hitap etmişti doğrusu. Semerkant henüz kitaplığımdayken bile mesafeli bir ilişkimiz vardı kendisiyle. Popüler bir kitap olduğu için almıştım fakat daha sonra hiç elim gitmemişti. Vladimir Bartol’un ‘’Fedailerin Kalesi Alamut’’u hediye olarak aldığım gün ise her şey değişmek üzereydi. Semerkant’tan daha çok sevildiğini bildiğimden dolayı okumak için heyecanlandım ve ona doğru giden adım için ilk olarak Hayyam’ın Rubailer’ini seçtim. Rubailer’e bayıldım. Sonra Semerkant’tan devam etmek istedim ve sonuç; koskoca bir hayal kırıklığı. Semerkant’tan hemen sonra da Alamut’a başlamak da mümkün olmadı bu nedenle. Semerkant dört kitaptan oluşuyor. İlk iki kitap genel anlamda çok iyiydi. Bazı tarihi argümanları yanlış kullanmasına rağmen hikâyenin çarpıcılığı, birçok olumsuzluğu geride bırakmayı başarmıştı benim açımdan. Bu iki bölümde Büyük Selçuklu İmparatorluğu zamanında yaşanan olaylara tanık oldum. Üç önemli isimle harmanlanan bu kurguda kimler var peki? Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah… Ömer Hayyam (1048-1131) denildiğinde aklımıza ilk Rubailer’i gelir. Kendisi yalnızca şair değil, aynı zamanda matematikçi, astronom, tarihçi ve filozoftur. Nizamülmülk, (1018-1092) Siyasetname’nin yazarıdır. Alparslan ve Melikşah dönemlerinde ünlü bir devlet adamıydı, yıllarca baş vezirlik yaptı. Selçuklu İmparatorluğu’nun güçlü isimlerindendi, siyaset bilimciydi. Hasan Sabbah (1050-1124) ise çok ayrı bir mevzu. Nizari-İsmaili Devleti’nin ve Haşhaşi fedai tarikatının kurucusudur. Bazı kaynaklara göre üçü de aynı medresede eğitim görmüştür. Başka kaynaklar da bunu inkâr etse bile üçünün döneminde birbirleriyle ilişkileri olduğunu reddetmez. Hangisi
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
F.W.Nietzsche - Aforizmalar
9/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2024 30. kitabı
Aforizmalar kitabının ilk kısmında Friedrich Nietzsche’nin hayatından ve yazdığı kitaplardan bahsedilmiş olup devamında ise Nietzsche’nin daha önce yazdığı kitaplardan derlenen derin içerikli aforizmaların olduğu düşündürücü, sarsıcı ve sorgulatıcı bir eserdir. "Benim arzum başkalarının bir kitapta anlattıkları şeyleri on cümlede anlatmaktır." diyen Nietzsche, kitapta ne kadar yoğun içerikli aforizmaların olduğunu bizlere salık veriyor. Friedrich Nietzsche, "Neden mi yazıyorum? Aramızda kalsın, düşüncelerimden başka türlü kurtulma çaresi bulamadım henüz." diyerek neden yazdığını bizlere açıklamıştır. Nietzsche'nin okuduğum bir çok kitabında karşıma çıkan aforizmaları bu kitapta tekrar gördüğümde bazılarından yeni anlamlar çıkarıp farklı lezzet aldım. Öylesine derin ve ilham verici bir kitap ki her aforizma insanı farklı felsefik gerçeklere götürüyor. Nietzsche diğer eserlerinde olduğu gibi bu kitabında da din, ahlak, sosyal hayat, sürü psikolojisi gibi konularda düşüncelerimizi fazlasıyla sarsacak, hayata farklı bir pencereden bakmamızı sağlayacaktır. Bugün bile kimsenin girme yürekliliğini gösteremediği konuların en derinine girmiş hakikate ulaşabilmek için tüm putları yıkmıştır. Düşünsel hayatında değişim olmasından korkan kişilere Nietzsche okumayı önermem. Nietzsche'yi okuduğunda herkes aynı şeyleri belki anlamayabilir ancak herkesin kişisel gelişimine katkı sunacağından hiç şüphem yoktur. Kitaba 8,5/10 puan veriyorum. Herkese felsefe ve bilim dolu keyifli okumalar diliyorum :D
AforizmalarFriedrich Nietzsche · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20102,913 okunma
Puan vermedi·510 syf.··
2024 1. kitabı
Tarihi romanlar okumayı sevenleri mutlu edecek bir kitapla geldim. İskender Pala’nın Od eserinden sonra beğendiğim en iyi Tarihi roman eseri oldu. Kitabı okurken gözünüz kitapta elleriniz klavyede o dönemi araştırıp yaşanılan olayların gerçekliğiyle şaşıracaksınız. Hasan Sabbah 1034-1124 yıllarında Büyük Selçuklu Devleti döneminde yaşamış bir tarikat lideri. Tarikatı önceleri İsmaili olarak bilinirken sonrasında Hasan Sabbah ile Haşhaşi olarak bilinmeye başlamış. Kendisinin en önemli özelliği müritlerine verdiği haşhaş ile onları uyutarak kurduğu sahte cennetlere götürmesi ve sahte cennetlerin her türlü nimetlerinden müritlerini faydalandırarak onların kendisine sıkı sıkıya bağlanmasını sağlamış olmasıdır. Bu sahte cennetlere giren müritler oradaki güzel kızlar, bahçelerin güzelliği ve yediklerinden içtiklerinden etkilenerek gerçekten de cennete geldiklerini sanıyorlar ve sonrasında liderleri olan Sabbah’ın yanına döndüklerinde ona inanılmaz bir bağlılık ile bağlanıyorlardı. İşte bu kitap o sahte cennetin yani Alamut’un hikayesini anlatır.Kitap genel olarak bu cennetten bir dönemi ve Hasan Sabbah’ın felsefesini anlatmaktadır. Çok çok güzel, bir çırpıda bitebilecek bir kitap. Yalın dilinin yanı sıra sürükleyici, zihni açık tutan yapısıyla sayfa sayısını unutturup zevkle okuduğum bir kitap oldu.
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Reklam
Reklam