Puan vermedi·1128 syf.··
2026 4. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 01:37
Uzun soluklu bir okumanın sonundan selamlar! Charles Dickens okumak bana hep keyif vermiştir konusu ne olursa olsun. Sevdiğim kitapların başında İki Şehrin Hikayesi gelse de Oliver Twist ve David Copperfield de güzel klasikler kesinlikle. Öte yandan Copperfield insanı okurken biraz zorlayan, sabrın yanında hiç solmayan bir okuma hevesi ile müthiş bir hafıza gerektiriyor doğrusu :) Yazarın yaşamından otobiyografik unsurlar da barındırdığı kitabının baş karakteri David’in hikayesine biraz değinmek gerekirse; kocaman bir büyüme anlatısı aslında. David’in doğduğu andan yetişkinlik dönemine değin hemen hemen her gününü okuyoruz diyebilirim. Kitabın 1128 sayfa olması da bu sebepten. Yoksa her yeri önemli olay değil, çok fazla detay ve klasiklerin hemen hepsinde olduğu gibi çok da gerekli olmayan birçok yan karakter mevcut. Bu durum da okurken merak unsurunu zaman zaman yok ediyor maalesef. Çünkü bazen bazı karakterler boomerang gibi gidip gidip geri geliyor ve sizi deli edebiliyor :) Küçük yaşlarında üvey anne ve üvey hala ile birlikte annesinin nasıl eridiğine şahit olan, sonrasında yatılı okula verilen, küçük yaşta çalışmak zorunda kalan ve aile sevgisinden yoksun büyüyen David’in en büyük şansı bana kalırsa bakıcısı Peggoty’dir. O kadar iyi bir insan ki yeri geldi David’in her şeyi oldu ve okurken hayatta bu kadar iyi insanların da olabilecek olması beni mutlu etti. Öte yandan üvey babasının nasıl kötü bir karakter çizdiğinden bahsetmek bile istemiyorum. Kitapta iyiler çok iyi, kötülerse çok kötü yazılmış ve dönemin Londra’sı birçok açıdan ele alınmış. Geneline bakınca bitmesine yakın yorulmuştum ama şu an sevdiğimi söyleyebilirim. Gereksiz bulduğum yerler olsa da Dickens ile yeniden denk gelmek güzeldi. Bittiği içinse çok mutluyum…
David CopperfieldCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,557 okunma
9/10
·1128 syf.··
2025 171. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 08:55
Yılın bitmesine birkaç gün kala bu dev eseri de okudum bitti. Paul Auster’ın hayatından izler taşıyan bir eser bu, çocukluğu, okul hayatı, arkadaşlıkları vesaire izler halinde bu kitapta bulunabiliyor. Ama tamamen otobiyografik bir kitap olduğunu söylemek de mümkün değil. Aslında karşımıza birbirine paralel evrenlerde yaşayan dört aynı kişi çıkıyor bu dev eserde ve eğer bazı ayrımlarında çatalın sağından değilde solundan gidilseydi ne olurdu, nasıl bir hayatla karşı karşıya gelinirdi sorularıma cevaplarını alıyoruz bu dört paralel evrende. Hangisinin gerçek olduğunu da kitabın sonlarında öğreniyoruz. Tabi bütün olayları da dönemi izleyerek okuyoruz, Kennedy’nin vurulması Nixon, Vietnam Savaşı, vs hep bu romandaki baş karakterimiz olarak sunulan Archie’nin hayatında iz bırakmış önemli kişiler ya da olaylar. Arc’ın çocukluktan ergenliğe, ergenlikten gençliğe ve delikanlılık dönemine geçişi ve bu dönemlerde yaşadığı tüm sancıları okuyoruz. 1128 sayfalık dev hacimne rağmen son derece akıcı ve kendini okutan bir eser. Tek söyleyebileceğim ara vermeden okumanız, asla zor bir kitap değil yalnızca uzun bir kitap ve ara vermeniz halinde kopmanız çok mümkün.
4 3 2 1Paul Auster · Can Yayınları · 2017654 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sufilerin Kadına
Puan vermedi·126 syf.··
2025 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2025 17:49
Sahaflarımıza minnetle! Her iki cinsin birbirine bakış açısını değiştirecek bir eser.Türkçe olarak bu sahada ele alınan ilk eser/lerden biri kitap ilk dönem sufilerinin/tarikatlarının kadına bakış açısını (ülkemizin doğusunda dinin geleneğe uydurulmasından dolayı yanlışlıkların epey fazla olduğu ) tasavvuf kitaplarında kadına dair hususlar yer almazken burada detaylı bir şekilde ele alınmış yer kıssalar ile desteklemiş ( kıssalarda ki mübalağa sanatı olduğu ihmal etmeyelim) kitabın sonunda İsmail Kara 'nın da kadın şairler ekiyle kemale ermiş kitap son olarak kitabı okumadan tdv'den Rabiatü'l Adeviyye maddesi okunması gerekir.
2024 Okuma Raporları
Sufi Gözüyle KadınSüleyman Uludağ · İnsan Yayınları · 199851 okunma
Puan vermedi·1128 syf.·
2025 63. kitabı
Bu kitap 1128 sayfa. Biterdi bitmezdi derken bir hüzünlü bir mutlu sürdü gitti hikaye. David ne çektin be, seni acıların adamı ilan ediyorum. . Küçük yaşta babasını kaybeden daha sonrasında hayat düzeni üvey babası ile yerle bir olan, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenen küçük bir adam David. Büyüdükçe yeni tecrübeler kazanıp farklı insanlar tanır ve elbette aşkı da tadar hemde o ne tatlı bir aşktır öyle. Her yerde her şeyde onu görecek kadar tutkulu bir aşk. Her aşkta olduğu gibi yine bir hüsran yaşadı diye üzülürken hayatının doğru insanını bulur. Başlarda ve sonlarda çok Sürükleyici ortalarda biraz durağan ama kendini okutan bir kitap. Bu adama şimdi ne olacak diye merak ediyorsunuz. Klasik severlere tavsiyemdir. . . "David Copperfield'ın Çok Kişisel Hikayesi" adıyla filmi de bulunmaktadır. Kitabı okuduktan sonra izlemenizi öneririm.
1000Kitap
David CopperfieldCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,557 okunma
ÎZANSIZ MİZAH
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2025 09:56
Karikatür; olayları, insanları, günlük haberleri ve meseleleri, kısacası içtimaî hayatta yer alan her türlü unsuru abartılı, mizahi ve eleştirel bir şekilde resmeden sanat dalıdır. Çizgi ve anlatım diliyle genellikle hiciv, taşlama veya komedi unsurlarını birleştirerek toplumsal mesajlar verir. Bu yönüyle çoğunlukla muhalif olmasına rağmen, yine de yapıcı ve onarıcı olması beklenir. Zira karikatür, sanatın bir basamağıdır ve bu durum, bünyesinde her ne denli mizah ve komedi unsurları barındırsa da, onu bîgâyet olmaktan uzaklaştırır. Malûmunuz olduğu üzere sanat, toplumu onarır/onarmalıdır. Her şeyin tersine vazifelendirildiği ülkemizde, ne yazık ki karikatür ve mizah sanatı da bu anlamda kalibiyet unsurlarını aşmış ve görevini kötüye kullanmayı kendine iş bilmiştir. Birçoğumuzun hasbelkader ya da ihtiyarî olarak karşılaştığı Uykusuz, Penguen, Gırgır, Leman gibi dergilerin, görevi de tarif ettiğimiz bu yararsız işten öteye geçememiştir. Sertaç Timur Demir Türkiye’de Mizah Dergileri adlı araştırma kitabında, bu dergilerin, kendilerini konumlandırdıkları muhalif noktadan nasıl sürekli olarak ülkemizi ateş hattında tutmaya çalıştıklarını, oldukça akademik bir dille ele almıştır. Bu tür dergilerin ortaya koydukları şeyin adı nereden baksan bir hegemonya. Bu manada eser Osmanlı döneminden günümüze kadar uzanan süreçte, Türkiye'deki mizah dergilerinin evrimini ve bu dergilerin toplumsal olaylara nasıl tepki verdiğini inceler. Ne yazık ve maalesef ki malûm mizah dergilerinin sosyal, siyasi, ekonomik olaylara verdikleri tepki her zaman taraflı olmuştur. Tercih ettikleri taraf ise hiçbir surette halka herhangi bir katkı sağlamamıştır. Tâbi bu bir tercih, bir kimlik yahut bir duruş meselesi olmaktan çok, ülkemizdeki kaos ateşini beslemek amacı taşır. Eserde yakın tarihimizde gerçekleşen bir çok
Türkiye’de Mizah DergileriSertaç Timur Demir · Seta · 20163 okunma
4 3 2 1
Puan vermedi·1128 syf.··
2024 262. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2024 00:01
Archibald Isaac Ferguson adlı bir karakterin dört farklı yaşamını anlatmakta. Her bir yaşam, Ferguson’un farklı bir yol seçmesiyle şekilleniyor. Kitapta kimi yerlerde  okuru rahatsız edecek biçimde müstehcenlik ve eşcinsellik gibi durumlar mevcut. Roman, sadece bir bireyin yaşamının ötesinde, 20. yüzyılın ikinci yarısındaki önemli tarihi olayları da işliyor. Soğuk Savaş, Kennedy ve Martin Luther King suikastları, Vietnam Savaşı gibi konuları gibi.  Auster kitabını yorumlarken. " Kendi yaşamımdan bazı şeyleri aktardım, ama hangi yazar bunu yapmaz ki? " diyor ve, " Ben tanıdığım, bildiğim dünyayı, kendi yaşadığım ve sürprizlerle dolu deneyimleri yansıtmaya çalışıyorum, ömrüm boyunca bu kitabı yazmak için bekledim," diye tamamlıyor sözünü. 1128 Sayfalık bu kitap okurken bazen akıcılığını yitirsede, sindirilerek okunabilecek türden...
Edebiyat & Roman
4 3 2 1Paul Auster · Can Yayınları · 2017654 okunma