O Amaud De Brescia ki, kendisi
Bir din adamı olmakla beraber
12inci yüzyılda ruhban sınıfının
İktidarına ve saltanatına karşı
Savaş açmış ve din adamlarının
Yalanlarını ve halkı aldatmalarını
Ortaya vurmuş ve
Bu idealist davranışı yüzünden,
Başta Papa olmak üzere
Diğer din adamlarının
Düşmanlığını kazanmış ve
1155 yılında ölüme mahkum
Kılınmış,
Cezanın infazı sırasında
Kendisine,
Eğer ölümden kurtulmak istiyor
İsen fikrini değiştir, sözlerini geri
Al denmiş olmasına rağmen
Fikir ve düşünce haysiyetine
Sahip bir insanın !
Ölümden kurtulmak için dahi
Olsa
Gerçekleri ortaya vurmaktan
Kaçınmayacağını ve doğruluğuna
İnandığı şeyler uğruna
Hayatını fedaya hazır
Bulunduğunu söylemiştir ....
Nato 3.0 Tehdidi
On yaşımda kendi askerimizin yaklaşma vururum tehdidi 12 Eylül 1980 günü yaşandı.
O gün bu silahın arkasında kim var ise onu bulacağım ve tümüne hesabını soracağım diye doğudan batıya sefere çıktım.
42 yaşına kadar problemin ne olduğunu ortaya koydum.
12 Eylül 2012 tarihinde aynı yerden ikinci bir yara daha alınca o gün bugündür kitapla problemin tüm unsurlarına kitap ile muhtıra vererek uyardım.
On yılı aşkındır da çağın kuvvayi milliyesi yurttaş hukuku ve etik ahlakı içinde birlik beraberlik ve bütünlüğü koruma anlayışı olduğunu savunuyorum.
Bugün siyasetin düştüğü duruma baktığımda tek çarenin yurttaş çatısı altında kuvvayi milliye mücadelesi vermenin tek hakikat olduğu netleşiyor.
Nato 3.0 nedir?
Nato 1.0 ilk kan satışı ve soğuk savaş yıllarında Rus tehdidine karşı Türk ordusunu nato gücüne dönüştürmek ve Anadolu'ya yerleşmekti.
Nato 2.0 Ortadoğu'nun balkanlaşması ve Filistin'de sapkın dinci inancı gereği soykırım yapan yapının korunması ve büyümesine katkı yine Türk gücü kullanılarak yapıldı. Irak Libya Suriye de yapılanları yeniden yazmaya gerek yok.
Nato 3.0 ne demektir?
Çin Rusya ve İran'a karşı Türk ordusunu tetikçi olarak kullanarak Anadolu üzerinden Asya'ya yayılmak demektir.
Buna yurttaş ahlakı dışında karşı çıkan bir siyasi irade yoktur. Mevcut siyasi partiler ve siyasilerden bir çözüm bekleyenler genel yararı şahsi çıkara satanlardır. Problemin ve tehdidin ne kadar büyük olduğunu görmeyen Anadolu ve Türk ulusunu Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetemez..
Nato insanlık tarihinin en kanlı örgütü olup doğal kaynak soyguncusu bir anlayış olup Türk tarihinin ve Türk iradesinin ahlakına uygun bir yapı değildir. İvedi bu yapının Anadolu da ki faaliyetlerine son verilmesi gerekir.
Önder Karaçay
“İş kitap okumaya gelince de durum daha parlak değil. Demokratik Eğitim ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin “Türk Halkının Kitapla İmtihanı” raporuna göre Türkiye %0.1’lik okuma oranıyla 86. sırada yer alıyor. Gene aynı rapora göre başı %21 ile Fransa ve İngiltere’nin çektiğini, ardından da %14 ile Japonya’nın geldiğini görüyoruz. Bu oran, birçok Türk’ün habire aptallığından dem vurdukları Amerikalılarda ise %12. Türklerin kitaba yılda 5.5 lira harcadığını belirten raporda, kullanılan yöntem ve dayanılan kriterler açıkça belirtilmediği için, bu sonuçları sorgulayabiliriz. Ancak, elimizde başka veriler de var. Eski başbakan yardımcısı Mehmet Şimşek’in hayıflanmasına odaklanalım. Şimşek’e göre günde internet kullanımına sekiz dokuz saat harcayan Türk halkı kitaba sadece bir dakika ayırmakta. Norveç’te bir vatandaş kitaba yıllık ortalama 137, Almanya’da ise 122 dolar harcarken, dünyaya bedel bir Türk ise 25 cent gibi komik bir miktarı kitaba ayırmakta.”
Alıntı Şuradan
Bunu Herkes Bilir
Emrah Safa Gürkan
Bu malzeme telif hakkı ile korunuyor olabilir.
"Uzun yolu seçerek elde etmek istediğin her şeyin tadını şimdi çıkarmaya başlayabilirsin. Eğer kendini bunlardan mahrum bırakmaktan vazgeçebilirsen."
Marcus Aurelius, Kendime Düşünceler, 12.1
“Zaten Cumhuriyet’in ilk nüfus sayımı da ceddimizden kalan mirası özetlemektedir: Erkeklerde %12.99 ve kadınlarda %3.67 olmak üzere 1927 Türkiye nüfusunun sadece %8.61’i okuryazardır. Yedi yaş üstü ele alındığında ortalama, erkeklerde %17.42 ve kadınlarda %4.63 olmak üzere %10.58’e çıkmaktadır. Kısacası, oranlarımızı okuma çağındakilerle kısıtlarsak, 12 değil, 10 kişiden 1’i okumaktadır; ancak, hâlâ bazılarının Abdülhamid Osmanlı’sına layık gördüğü noktadan çok uzağız!”
Alıntı Şuradan
Bunu Herkes Bilir
Emrah Safa Gürkan
Bu malzeme telif hakkı ile korunuyor olabilir.
“Daha önce de bahsini geçirdiğimiz gibi, müverrihin onyedi ile yirminci yüzyıl arasında terekesini tespit ettiği 64 medrese öğrencisinin üstünden sadece 126 adet farklı kitap çıkması, matbaanın eksikliğinin Osmanlı entelektüellerini nasıl dar bir sahaya hapsettiğinin en güzel göstergesi. İleride kadı, hoca, müderris ve müftü olarak önemli görevler üstlenecek bu öğrencilerin ellerinin altında hep aynı kitaplar bulunmakta. İşin daha da ilginci, bu 64 talebenin 32’sinin geride bıraktıkları arasında Kur’an-ı Kerim yok; ancak, başka açıklamalara sahip olabilecek bu durumu şimdilik kenara bırakmakta yarar var.”
Alıntı Şuradan
Bunu Herkes Bilir
Emrah Safa Gürkan
Bu malzeme telif hakkı ile korunuyor olabilir.