Mürselât Suresi
Rahman Rahim Allah'ın Adıyla 1. Yemin olsun, o art arda gönderilenlere/meleklere/rüzgârlara/vahyin bölümlerine/kalplere inen doğuşlara, 2. Esip de büküp devirenlere, 3. Dağıtıp yayanlara/diriltip harekete getirenlere, 4. Fırka fırka ayıranlara, 5. Öğüt ulaştıranlara/Kur'an'ı ulaştıranlara, 6. Özür yahut uyarı İçin, 7. Ki, size duyurulmuş olan, mutlaka gerçekleşecektir. 8. Yıldızlar silinip süpürüldüğünde, 9. Gök yarıldığında, 10. Dağlar un ufak edilip savrulduğunda, 11. Resuller vakte bağlandığında, 12. Hangi gün için vakte bağlandılar? 13. Ayrım ve hüküm günü için. 14. Ayrım ve hüküm gününü sana bildiren nedir?
Sayfa 49 - Yeni Boyut Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
1864'te Izmir'in ihracatı İstanbul'un yirmi, Suriye Limanları İskenderun, Yafa ve Beyrut'tan iki kat fazla idi. İhraç edilen kalemler kökboya, kuru meyve, afyon, palamut, tütün, halı, sünger ve zeytinyağı ağırlıklı idi. 1841 yılında ihracatın%41'i İngiltere'ye, %27'si Fransa'ya, daha sonra ise Avusturya'ya yapılmıştır. 1851'de ise%48'i İngiltere'ye, %21'i Avusturya ve %12'si Fransa'ya idi.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hikaye, kuduz bir köpeğin ısırdığı 12 yaşındaki Sierva Maria’nın etrafında dönüyor. Dönemin; kilisesi, batıl inançları, toplumun cehaleti bir araya gelince olay hastalık boyutundan çıkarak kızın içine cin girdiği saplantısına dönüşüyor. Ancak Marquez'in anlatımı öylesine farklı ki, okurken sürekli sisli, rutubetli ve batıl inançlarla dolu bir masaldaymış hissi uyandırıyor. Ayrıca tıpkı Kırmızı Pazartesi’de olduğu gibi, Marquez burada da hazin sonu hikayenin en başından veriyor. Kurgunun nereye varacağını bilerek okusak da "nasıl olacak?" merakı kitabı sonuna kadar canlı tutuyor. Marquez'in kalemini sevenlere önerilir AŞK VE ÖBÜR CİNLER Gabriel Garcia Marquez Çeviri: İnci Kut CAN Yayınları 48. Baskı, Ekim 2025 172 syf. ️25.04.2026 - 28.04.2026 Kastamonu 2026/21 #aşkveöbürcinler #delamoryotrosdemonios #gabrielgarcíamárquez #kastamonuedebiyatkulübü #okudumbi̇tti̇ @kastamonu_edebiyatkulubu
İslam’ın diğer kaynaklarından biri olarak gösterilen “icma” kelimesi ve türevlerinin Kuran’daki geçişi de hep olumsuzdur. Bu, Kuran’ın “hadis” kavramı gibi “icma”yı da mucizevi bir şekilde mahkûm ettiğini gösterir. (“İcma” kelimesi ve türevleri için bakınız 20-Taha Suresi 60, 70-Mearic Suresi 18, 104-Hümeze Suresi 2, 3-Ali İmran Suresi 173, 3-Ali İmran Suresi 157, 10-Yunus Suresi 58, 43-Zuhruf Suresi 32, 26-Şuara Suresi 38, 12-Yusuf Suresi 19, 10-Yunus Suresi 71, 20-Taha Suresi 64, 17-İsra Suresi 88, 22-Hac Suresi 73, 54-Kamer Suresi 45, 28-Kasas Suresi 78, 7-Araf Suresi 48, 26-Şuara Suresi 39, 26-Şuara Suresi 56, 54-Kamer Suresi 44)
Sayfa 79 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Çanakkale Şehidi Bayramiçli Mehmed
“Cesetlerin arasında dolaşıyorduk. İngiliz sıhhiye subay ve erleri de bizimle beraber çalışıyorlardı. Muazzam bir gemi mermisinin açtığı bostan kuyusu kadar büyük bir çukurun başındayız. Cesetleri birer birer çıkarmaya başladık. Bizimkileri biz bir kenara yığdık. Onlar da kendilerine ait olanları ayırıp bir kenara yığdılar. Bu esnada kulağımıza bir inilti geldi. Sağ kalmış biri var dediler. Ağır ve hem de çok ağır yaralıydı. O çukurun içinde günlerce aç ve susuz kaldığından bitkin bir haldeydi. Yüzüne baktım, bizdendi. Karayağız bir Anadolu uşağı! Mecalsiz eliyle mütemadiyen işaret ederek su istiyordu. Yanımızda duran İngiliz subayı belinde takılı olan içi buz gibi su dolu kocaman matarasını acele çıkardı ve cidden insanî bir şefkatle yaralıya İngilizce iç diyerek uzattı. Kahraman nefer titreyen eliyle matarayı aldı. Biz bir solukta suyu ağzına boşaltacağını sanıyorduk. Ne kadar aldanmışız meğer. Yaralı evvelâ mataraya şöyle bir baktı, fersiz siyah gözlerini İngiliz'e çevirdi. Bu anda şimşek çaktı sandım. Mecalsiz zannettiğimiz eli çelikten bir zenberek olmuştu sanki! Minnetsiz bir tavırla: - Düşmanın suyu içilmez!... Dedi ve matarayı fırlattı attı!... Asil başı bir tarafa devrildi, o kara gözleri bir daha açılmamak üzere kapandı!... Bu arslanın, bu kahraman askerin mübarek naaşı önünde donakaldık. İngiliz o heyecanla onun bir Müslüman olduğunu unutarak huşû ve hürmetle istavroz çıkarmaya başladı. Üzerinde taşıdığı künyeye baktık: Alay 48, Tabur 3, Bölük 12, Bayramiçli Mehmed!...“
Sayfa 281-282 - Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları·Kitabı okudu
Mükemmel bir anlatım...
Kurgan mezarlara kadar girmişken, Türk tarihinde önemli yer tutan, Türklerin son kurganı olan anıt kabrimize, ANITKABİR'imize değinmemek olmazdı. (Halkı yanıltmaya çalışanlara inat birkaç satır eklememek de... Çünkü bu muhteşem yapının ardındaki zekâ da, niyet de anlaşılmalı.) Türk'ün atası Atatürk'ün kabrinin bulunduğu yer, Rasattepe, eski bir Frig yerleşkesi. 1944'te başlayan Anıtkabir'in inşa süreci 1953'te tamamlanırken, Atatürk'ün naaşının getirildiği gün olan 10 Kasım 1953'te, yaklaşık 70 bin ziyaretçinin akınına uğradı, ki 40 bini Ankara dışından gelen yurttaşlar, Ankara'daki oteller, misafirhaneler dolduğu için kaldırımda uyuyarak Ata'sını bekledi. Üç bölüm (Aslanlı Yol, tören meydanı, mozole), anıt bloku ve Barış Parkı'yla toplamda 750 bin m^2'lik alana sahip devasa büyüklükteki yapıda Selçuklu taş işçiliği motifleri ve izleri ve de Osmanlı dönemine ait öğelerin izleri hayranlık uyandırırken, sembollerde saklı detaylar da büyüleyici. Mesela ziyaretçileri Atatürk'ün huzuruna hazırlayan 262 metrelik Aslanlı Yol'da kullanılan yer döşemesi, 5 cm aralıkla çim boşluğu bırakılarak döşenmiş, ki bu da ziyaretçileri başı önde yürümeye yönlendiriyor. Anıtkabir'e uzanan, doğu yönünden girilen yürüyüş yolundan yüksekliği 4 metre olan, 26 basamağa sahip merdivenle çıkılıyor, ki bu sayı 26 Ağustos Büyük Taarruzu'nu sembolize ediyor. Merdiven yüksekliğinin 4x26 sayısı olan 104, aynı zamanda Maya takviminde asrı ifade ederken, Hititlerin sanat üslubuyla yapılıyor. Ülkenin en kıymetli heykeltraşlarından Hüseyin Anka Özkan imzalı, 12 sağda 12 solda kullanılan oturmuş pozisyonda 24 aslan heykeli 24 Oğuz Boyu'nu, çift sıralanması Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü, yatar pozisyonda olması da barışseverliğini temsil ediyor. ​(Aslan figürü, tıpkı kurt figürü gibi, kültürümüzde
Kitap Alıntısı