Şehrin bir diğer abidevi yapısı en azından inşasına Büyük Konstantinus zamanında başlanıldığı düşünülen bugünkü Fatih Camii'nin yerinde bulunan 12 Havari veya Havariyyun Kilisesi'dir. Esasen Konstantinus bu bölgeyi kendi "moselium"u yani anıtsal mezarı için tasarlamıştır. Mezarın yanında bir de kilise inşasına başlanmıştır. İmparatorlukta yükselişe geçen Hristiyanlık inancının da etkisiyle Konstantinus, moseliumun içine dairesel biçimde 12 lahit koydurtmuş, kendi lahdini de bunların ortasına yerleştirmiştir. Konstantinus'un düşüncesinde Hz. İsa'nın 12 havarisinin röliklerinin yani kemiklerinin bu lahitlere taşınması ve kendisinin de 13. havari olarak bunların ortasında yer alması fikri vardı. Böylelikle Konstantinopolis, etkisini gittikçe arttıran Hristiyanlık inancının Kudüs'ten sonraki en büyük hac merkezi olacaktı. Nitekim kendi cenazesi de, oğlu Konstantius'un katıldığı bir merasim sonrasında buraya defnedilmiştir. Konstantinus'un naaşı imparatorluk ailesinin kullanımına mahsus bir renk olan mor bir kefene sarılmış ve kendi yaptırmış olduğu sarayın bir odasında devlet erkânı ile halkın taziyelerini sunmaları için bir müddet sergilenmiştir. Sonrasında cenaze, kendi eseri olan şehrin sokaklarından geçirilerek Havariyyun kilisesine getirilip, 12 havari için inşa olunan lahitlerin ortasına defnedilmiştir.
...
1462 yılında yıktırılan bu kilisenin yerine şehrin ilk büyük selatin camisi olan Fatih Camii ve çevresine de bir külliye inşa olunacaktır.