Garaudy Skolastik kafaya acımıyor.. Mutlaka oku...!
İslâm ilim ve felsefesinin asıl özelliği, (Hıristiyan âleminin kapkara bir cehaletten az çok yakasını kurtardığı, fakat bu sefer de mistik ve skolastik bir havaya bürünüp uyuduğu veya uyukladığı bir dönemde), insanların gündelik hayatlarında karşılaştıkları problemlerle hiçbir zaman bağını koparmaması, tam aksine gündelik hayata sıkı sıkıya bağlı olmasıdır. Müslüman bilgin ve düşünürlerin bu ruh hâli, materyalist ve rasyonalist eğilimleri bize hiç de yabancı olmayan İyonya düşünürlerinin tutumunu hatırlatır. ​Ticaret ve muhasebe mecburiyeti, daha önce Fenikelilerin yaptığı gibi, Müslümanları aritmetikte devrim yapmaya götürdü. Nitekim Arap rakamlarının keşfedilişi ve bütün ondalık sayı sisteminin üzerine dayandığı sıfırın bulunuşu, Fenikelilerden bu yana, matematikte ikinci devrimi sağladı. ​Avrupa ise bu buluşları ancak Müslümanlar aracılığıyla ve onlardan 250 sene sonra, 12. yüzyılda öğrendi. ​Cebirde, Hârizmî 835-844 yılları arasında ikinci derece denklemlerin çözümünü buldu. ​Muhammed ibn Musa, on birinci yüzyılda, ikinci derece denklemlerin geometrik ve analitik çözümlerini verebiliyordu. Gérard de Crémonne tarafından on ikinci yüzyılda Latinceye çevrilen Muhammed ibn Musa'nın kitabı, Avrupa Üniversitelerinde on altıncı yüzyıla kadar ders kitabı olarak okutuldu. ​İlk sinüs, arksinüs ve arktanjant cetvelleri daha 1229 yılında Marakeşli Hasan tarafından düzenlendi. ​1123'te vefat eden şair ve matematikçi Ömer Hayyam, Descartes (Dekart)ın beş yüz sene sonra kullanacağı metotla, üç dereceli denklemleri çözmeyi başardı ve böylece analitik geometrinin temellerini attı. ​Hayyam'ın cebirle ilgili o önemli eseri Fransızcaya ancak 1857'de çevrilmiştir. ​Geometride Sâbit ibn Kurra (836-901), Öklid'i gerilerde bırakır. ​Trigonometride de sekantı keşfeden Kopernik değil,
Sayfa 51 - Timaş·Kitabı okuyor
"Ögedey, 1229'da düzenlenen kurultayda babasının vasiyetine uygun olarak Moğolların ıkinc: Kiivük Hanı seçildi. Şüphesiz ki bu an Moğol tarihi açısından çok önemli bir andı. Cengiz gibi karizmatik bir önderden sonra, Moğolların başına varisi olarak belirlediği oğlu geçmiş olsa bile, bir dizi sorunun ortaya çıkmayacağının garantisi yoktu.."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kudüs o günlerde yine Haçlıların elindeydi. 1229 yılında Avrupalılar VI. Haçlı Seferi'nin düzenlemişti. Başlarında kutsal Roma Germen İmparatoru II. Friedrich vardı. Kudüs'ü almak adına direkt Eyyübilerinin başkenti Kahire'yi tehdit etmek için Dimyat'a saldırmışlar, zorlu mücadeleler neticesinde burayı ele geçirmişlerdi. Salih Eyyüb'ün babası Melik Kamil bin Adil, Haçlıların Mısır'dan çekilmeleri karşılığında Kudüs'ü onlara vermeyi teklif etmişti.
Sayfa 168
Alıntı
Biliyor muydunuz?
Selahaddin Eyyûbî’nin 1187’de haçlılardan aldığı Kudüs-i Şerif’i fethinden sadece 42 yıl sonra, oğlu el-Melikü’l-Kâmil tarafından 1229 yılında bir antlaşma yoluyla haçlılara geri verildiğini...
Hazarlar'dan sonra iki asır Kıpçakiar’ın elinde kalan Hazar ülkesi, 1229 yılında Sübidey idaresindeki bir Moğol Ordusu tarafından istila edilmiştir.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Arap coğrafyasında gelişip dünyaya yayılan rakam sistemi üzerine
Yeni rakamların ilk kullanıldığı yerlerden biri eğitim düzeyinin yüksek olduğu İtalya'ydı, ancak Floransa 1229 yılında bankacıların bu "kafir" sembolleri kullanmasını yasaklayan bir ferman çıkarmıştı. Sonuçta, yeni sistemi öğrenmek isteyen birçok kişi Müslüman kılığına girmek zorunda kalmıştı.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Alıntı