"Gözden evvel kulak aşık olur!" Sema Maraşlı
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şems ile Kimya Hatun'un büyük aşkı!!!
-Geçenlerde kitapçıda bir kitaba denk geldim, açtım kitabı şöyle bir baktım, Şems-i Tebrizi ile Kimya Hatun'un büyük aşkından bahsediyor! Merak ettim 1000kitap'da biraz arama yaptım; sonuç korkunç. Güya iyi kötü kitap okunan bu mecrada bile millet Şems ile Kimya'nın aşkını romantize etmekten geri kalmamış. Neden böyle bir kurgu pompalanıyor anlamış değilim. Ben de konuya biraz açıklık getireyim dedim. Öncelikle, Şems ile Kimya'nın bir aşk yaşadığını nereden biliyorsunuz? Tam olarak kaynağınız nedir? Tabi ki kaynağınız yok çünkü böyle bir şey hiç yaşanmadı :) Kimya hatun denilen talihsiz kızımız Mevlana'nın üvey evladıdır. Kaynaklara göre; Şems'in Konya'ya gelişinden sonra kendisinden etkilenen Mevlana, 1229 doğumlu ve o dönem 15 yaşında olan Kimya'yı 1185 doğumlu 60 yaşındaki Şems ile zorla nikahlar. Yani sağda solda bilmeden romantize ettiğiniz Kimya, tam olarak "çocuk gelindir". Hatta çocuk gelin mevzusunu şiddetle eleştiren, dışarıdan bakılınca aklı başında duran bazı arkadaşların Şems-Kimya konusunda paylaşımlar yapmasını da oldukça garip buluyorum. Neyse, konuya dönecek olursak hiç istemeyerek evlenen Kimya, evlendikten sonra bu evliliğe tahammül edemeyerek sürekli olarak dergahtan kaçar. Kimya'nın bu kaçmaları Şems'i oldukça üzer, Mevlana da her kaçışından sonra Kimya'nın peşinden müridlerini göndererek tekrardan dergaha getirtir. Kimya, her fırsatta dergahtan kaçmıştır, artık ne derece zorlanıyordu siz düşünün. Hatta Kimya'nın ölümü veya öldürülüşü de diyebiliriz bu kaçmalarından birinden sonra meydana gelmiştir. Mevlana'nın dergahında bir aşk yaşandı ise bu aşk da Kimya ile Mevlana'nın en küçük oğlu olan Alaaddin Çelebi arasında gerçekleşmiştir. Babasının ölümünden sonra annesi Mevlana ile evlenen Kimya, o sıralar yaşı kendi yaşına yakın olan Alaaddin ile
1000Kitap
Ramazan-ı Şerifin Onbeşinci Gecesi Namazı .
🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲🤲 Ramazân-ı Şerîf'in On Beşinci Gece ve On Beşinci Gün Namazları عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ مَرْوَانَ عَنْ أَبِي يَحْيٰى عَنْ أَبِيهِ رَضِيَ اللّٰهُ تَعَالٰى عَنْهُمْ قَالَ: سَمِعْتُ بِضْعًا وَثَلاَثِينَ رَجُلاً كُلُّهُمْ يُوثَقُ بِهِ يَقُولُونَ: «مَنْ قَرَأَ فِي النِّصْفِ مِنْ رَمَضَانَ أَلْفَ مَرَّةٍ قُلْ هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ فِي مِائَةِ رَكْعَةٍ لَمْ يَمُتْ حَتّٰى يَرٰى فِي مَنَامِهِ مِائَةً مِنَ الْمَلاَئِكَةِ ثَلاَثُونَ مِنْهُمْ يُبَشِّرُونَهُ بِالْجَنَّةِ وَثَلاَثُونَ مِنْهُمْ يُؤَمِّنُونَهُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَثَلاَثُونَ مِنْهُمْ يَعْصِمُونَهُ مِنْ أَنْ يُخْطِئَ وَالْعَشْرُ الْبَاقُونَ يَكِيدُونَ لَهُ مَنْ عَادَاهُ.» Muhammed ibni Mervân, Ebû Yahya’nın, babasından (Radıyallahu Anhum) şöyle rivâyet ettiğini nakletmiştir. “Kendisine güvenilen otuz küsur kişinin şöyle buyurduklarını işittim: “Herkim ramazânın yarısında (onbeşinci gecesinde) kılacağı yüz rekatta bin kere Kul hüvallâhü ehad okursa, rüyasında yüz melek görmedikçe ölmez. Onlardan otuzu kendisini cennetle müjdelerler, diğer otuzu kabir azabından güvence verirler, öbür otuzu da onu hata yapmasından korurlar, geri kalan on ise kendisine düşmanlık edenlere karşı tuzak kurarlar.”  (Taberânî, Kitâbu’d-du’â:140, no:917, 2/1228-1229) Muhammed ibni Alî (Radıyallahu Anhuma) dan, merfû’an (isnâdını Rasûlüllâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)e ulaştırarak), şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ رَضِيَ اللّٰهُ تَعَالٰى عَنْهُ: «مَنْ صَلّٰى لَيْلَةَ النِّصْفِ مِنْ رَمَضَانَ وَلَيْلَةَ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ مِائَةَ رَكْعَةٍ يَقْرَأُ فِيهَا بِقُلْ هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ أَلْفَ مَرَّةٍ لَمْ يَمُتْ حَتّٰى يُبَشَّرَ بِالْجَنَّةِ.» “Herkim ramazânın yarı gecesinde ve şa‛bânın yarı gecesinde yüz rekat kılar da, onlarda bin kere Kul hüvallâhü ehad okursa, cennetle müjdelenmedikçe
Ramazan ve Oruç