Semra Ok

Semra Ok
@1280_
Ilgaz'ın annesi
Emekli
Lise
Edirne
instagram @karabulut_ok
113 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
10/10
·261 syf.··
Beğendi
·
2021 64. kitabı
Yaşları 6 ile 12 yaş aralığındaki bir grup çocuk, gelecekteki atom savaşından korunmak için güvenilir bir yere götürülmek üzere uçakla yola koyulur. Fakat, saldırı sonucu uçak bir mercan adasına düşer. Adanın dört bir yanına dağılan çocuklardan ilk olarak Ralph ve Domuzcuk lakaplı şişko çocuk tanışır. Denizde buldukları denizkabuğunu üfleyerek diğer çocukların da yanlarına gelmesini sağlarlar. Başlarında hiçbir büyük bulunmayan çocuklar birlikte yaşamanın kurallarını oluşturmaya başlarlar. İlkönce lider seçmeleri gerektiğinde hemfikir olurlar. Liderlik vasıflarına uygun iki kişiden Ralph şef seçilir. Çok akıllı olmamasına rağmen, deniz kabuğu elinde olduğundan diğer çocuklara güven verir. Sığınmaları gereken barınak yapımından tuvaletlerini yapmaları gereken yere kadar birçok kararların alındığı toplantılar yaparlar. En ilkin yapılması gerekenlerin başında, dağın tepesinde ateş yakılmasıdır: Bu suretle ateşten çıkan duman işaret sayılacaktır. Bir gemi ya da uçak geçerse şayet, adada yaşam izine rastlayacak, bu da çocukların kurtuluşu olacaktır. Ateşin sönmemesi için çocuklar görevlendirilir. Ancak, Jack avlanmak ister. Çocukların et yemek istediğinde ısrarcıdır. Diğer çocukları da yanına alarak domuz avlamaya gider. İçindeki "yabansı" duygularla domuzu avlar. Bu arada dağdaki ateş söner. Bunlar olurken açıklardan geçen bir gemi adada hiçbir iz görmediğinden yoluna devam eder. Tüm bu eylemlilikler Ralph ve Jack tarafından tartışmalara neden olur. Mutlulukla başlayan günler kendini karabasanlara bırakır. Küçük çocuklar sanrılar görmeye başlar. Jack yanına aldığı çocuklarla kayalık bir bölgeye çekilir. Yüzleri gözlerini boyayarak "kabile" hayatı sürmeye başlarlar. Domuz avından sonra ateş yakıp vahşet çığlıkları atarlar. Kestikleri domuz başını sırıklara geçirerek
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Semra Ok

, bir kitap okudu
10/10
·261 syf.··
Beğendi
·
2021 64. kitabı
William Golding
7.7/10 · 97,3bin okunma
Puan vermedi·454 syf.··
Beğendi
·
2021 63. kitabı
"Gecenin ardından gün nasıl doğuyorsa adaletsizlik de bir gün son bulacaktır. Zorbalığın ölümünü de göreceğiz, ışığın ve mucizeleri doğuşunu da." Bir tarafta Mukattam Çölü'nün kıyısında adeta cenneti andıran bahçeyle çevrili, yüksek duvarla örülü konağında gücü ve kudreti dillere destan Cebelavi; diğer tarafta açlıkla, sefaletle yaşam mücadelesi vermeye çalışan torunları... Bir tarafta tüm köşe başlarını tutmuş çete reisleri, diğer tarafta yoksul halkın safında yer alıp onlarla mücadele eden liderler... Bir tarafta baskı ve şiddet uygulamaktan kaçınmayan zorbalar, diğer tarafta tüm gücü elinde tuttuğu halde, kendini görünmez kılan, adaletsizliğe geçit veren büyükbabaları Cebelavi'ye isyan eden çocukları... . "... Cebelavi Sokağı'nın Çocukları, hem bütün bir soyun hem de peygamberleri, efsaneleri ve günümüze göndermeleriyle, aynı soydan gelenlerin düşmanlıkları, savaşları, iktidar hırsları, aşkları ve mucizeleri, üzerinden insanlığın evrensel ve ruhani öyküsünü anlatıyor." 1911 Kahire doğumlu Necip Mahfuz'un muhteşem eseri Cebelavi Sokağı'nın Çocukları ilk olarak 1959 yılında el-Ahram gazetesinde tefrika edilmiş. İçerisinde dini öğeler barındıran eser yıllarca yasaklanmış. 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüş eseri herkesin okumasını isterim...
Cebelavi Sokağı'nın ÇocuklarıNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20202,573 okunma

Semra Ok

, bir kitap okudu
Puan vermedi·454 syf.··
Beğendi
·
2021 63. kitabı
Necib Mahfuz
8.5/10 · 2.573 okunma
Puan vermedi·182 syf.··
Beğendi
·
2021 62. kitabı
"Bu kitaptaki tüm hikâyeler gerçektir. Kişilerin mahremiyetine saygıdan dolayı şahıs ve yer isimleri değiştirilmiştir" diye başlayan bir kitap Kelebeğin Ömrü... "Özel bir eğitim gördükten sonra, staj gördüğü hastanenin palyatif bakımında, ayrıca hastane ortamından uzak, evlerinde refakat edilmeyi tercih eden ölümcül hastalara bu son yolculuklarında" hizmet veren yüce gönüllü yazarımız Sevda Akyol Baştımar "yaşanmışlıklarını" biz okuyucuyla buluşturuyor... Bölümlerdeki yürek burkan hikâyeler, Mevlana'dan birer sözle başlıyor... Düşündüren sözler her biri... Ölümcül hastaların son günlerinde yazarımızla paylaştığı anlar zaman zaman dudaklarda tebessüm oluştursa da, çoğunlukla boğazda yumru oluşturan cinsten... Acıyı, sızıyı, yarayı, sevinci, gözyaşını ta derinden hissettiren nitelikte... Savaş mağduru, kanser hastası, sevdiği insanlara hasret Karmen'in, Nebile'nin, Gitta'nın, Kerem'in ve nicelerinin öyküsü... Baştımar, hikâyelerin bittiği her bölüm sonunu, hikâye sahibini saygı ve özlemle anmış büyük bir nezaketle... Hayat dersi verircesine... Son demlerindeki hastalarla dost olabilmeyi becerebilmiş; onlarla kâh gülmüş kâh ağlamış, çay içip oyunlar oynamış; dans edip kahkalar atmış; eldivenlerini çıkarıp yaşlı ve yorgun bedenleri anne şefkatiyle yıkamış; saçlarını tarayıp başını okşamış; dertlerini dinleyip gözyaşlarının çığlıklarını yüreğine akıtmış; din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın her hastaya dokunan, vefaya adanmış tavrıyla bende sonsuz saygı uyandıran genç yazarımıza, parayla pulla karşılaştırılamayacak değerde bir görev ifa ettiğinden dolayı, sonsuz sevgilerimi gönderiyorum. Gönül gözümüzü açan Kelebeğin Ömrü, Mevlana'nın dediği gibi, "gözün değil, gönlün gördüğü yürek"lerin çoğalmasına vesile olsun...
Kelebeğin ÖmrüSevda Akyol Baştımar · Yeni Anadolu Yayınları · 20214 okunma