10/10
·256 syf.··
2026 21. kitabı
Söğüt Dergisi / Sayı: 35. Eylül-Ekim 2025. Türk Edebiyatı Dergisi. Şair ve ressam yönüyle öne çıkan Bedri Rahmi Eyüboğlu vefatının 50.yılında, Söğüt dergisinin bu sayısının dosya konusu Bedri Rahmi Eyüboğlu'na ayrılmıştır. Abdullah Ezik öncülüğü ve editörlüğünde hazırlanan dosya, merhum sanatçıyı bir kez daha saygıyla anmaktadır. Tema dosyası olarak da Türk edebiyatının son çeyreği 2000-2025: Edebiyat ve Sinema ilişkisi üzerinde durulmaktadır. Dosya konusuyla ilgili iki söyleşi sekiz makale, Tema ile ilgili 10 makale bulunmaktadır. Yedi deneme, 11 hikaye, 13 şiir alanında eser derginin bu sayısını zenginleştirmektedir. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
Söğüt - Sayı 35 (Eylül-Ekim 2025)Söğüt Dergisi · Ötüken Neşriyat · 20252 okunma
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·172 syf.··
2025 19. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 11:36
Bazı şeyler bir tek bana mı acayip geliyor?” (s.14) Yönetmen olma hayaliyle yola çıkıp, kendini sansürcü olarak bulan bir kurgu operatörünün hayatının kontrolünü kaybetmesiyle, mesleğinin yan etkisi olduğunu düşündüğü tuhaflıklara dair başkarakterin sadece kendine değil, aslında yazarın direkt okura da sorduğu bir sorudur bu, kitabı bitirdiğinizde cevaplamanız gereken… Hem Gabriel Garcia Marquez’in de ifade ettiği gibi, “Kitaplar inanılmak için değil, sorgulamalara konu olmak içindir.” Silinmiş Sahneler güvensiz bir anlatıcının gözünden aktarılan, başı sonu belli olmayan, başkarakterin kafası gibi karışık bir kurguyla tekinsiz bir atmosferde ilerleyen ve tuhaflıklarla dolu bir roman… Bu esere dair analize geçmeden önce, ekseriyetle yazar odaklı* okuma yapan biri olarak, (*Hilmi Yavuz‘un Okuma Biçimleri’nde belirttiği üzere “üç farklı okuma biçimi” vardır: Yazar merkezli okuma [intentio auctoris], metin merkezli okuma [intentio operis] ve okur merkezli okuma [intentio lectoris]. Kısaca okuma, yorumlama ve anlamlandırma uğraşı, ya o metnin yazarının metne verdiği anlamın ne olduğunu (yazarın niyetini) bularak, ya yazarından bağımsız olarak metnin kendi anlamını (metnin niyetini) ortaya koyarak, ya da okurun o metni nasıl yorumladığına (okurun niyetine) bakılarak gerçekleştirilebilir.) kitaplarını okuduğum yazarların öncelikle nasıl yazmaya başladığını, en çok nelerden ve kimlerden etkilendiklerini, eserlerine yansıttıklarının kendi hayatlarında karşılığının olup olmadığını hep merak ettiğimden ötürü, bu hususla ilgili bazı bilgileri paylaşmak
Kitap Simyacıları
Silinmiş SahnelerHakan Bıçakcı · İletişim Yayınları · 0361 okunma
Puan vermedi
en iyi 20 gerilim filmi: 1. se7en (1995) iki dedektif, yedi ölümcül günah temalı cinayetleri işleyen bir seri katilin peşine düşer. sürükleyici, karanlık ve unutulmaz bir finali var. 2. the silence of the lambs (1991) genç bir fbi ajanı, bir seri katili yakalamak için zeki ama tehlikeli yamyam doktor hannibal lecter ile iş birliği yapmak zorunda kalır. 3. fight club (1999) bir adamın, gizemli tyler durden ile kurduğu dövüş kulübü, gerçeklik ve kimlik algısını sorgulatan şok edici bir hikâyeye dönüşür. 4. gone girl (2014) evliliklerindeki sorunlarla boğuşan bir adam, karısının kayboluşuyla suçlanır. olaylar derinleştikçe, gerçeğin hiç de göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkar. 5. the prestige (2006) iki rakip sihirbaz, birbirlerine üstün gelmek için hayatlarını mahveden bir rekabetin içine girerler. film, sürprizlerle dolu bir yapıya sahip. 6. shutter island(2010) bir dedektif, akıl hastanesinden kaçan bir mahkûmu aramak için ıssız bir adaya gider. ancak gerçek, sandığından çok daha karmaşıktır. 7. prisoners (2013) iki küçük kız çocuğu kaybolur ve babalarından biri, adaletin yeterince hızlı işlemediğini düşünüp kendi yöntemleriyle harekete geçer.
GerilimJoy Fielding · İnkılap Kitabevi · 198711 okunma
Puan vermedi
drakula ve vampir temalı komedi – aksiyon – macera filmleri 1. dracula: dead and loving it (1995) mel brooks imzalı bir parodi. leslie nielsen, dracula rolünde. bram stoker uyarlamasına absürt ve parodisel bir yaklaşım. tamamen komedi. 2. what we do in the shadows (2014) yeni zelanda yapımı sahte belgesel tarzında vampir komedisi. dairede yaşayan 3 eski vampirin günümüz problemleriyle baş etme çabaları. 3. van helsing (2004) hugh jackman, klasik canavar avcısı van helsing'i canlandırır. dracula, kurt adam ve frankenstein aynı evrende. aksiyon ve gotik fantezi bir arada. 4. renfield (2023) nicolas cage, dracula; nicholas hoult ise yardımcısı renfield. modern dünyada geçen kara komedi ve aksiyon harmanı. 5. dracula: prince of darkness(1966) hammer films'in klasikleşmiş aksiyon/gotik serilerinden biri. gotik atmosfer korunurken, aksiyon ve eğlence dozu artırılmıştır. 6. blade (1998) wesley snipes, yarı vampir bir vampir avcısı olarak. aksiyon ön planda. marvel kökenli karanlık bir anti-kahraman anlatısı. 7. blade ii(2002) guillermo del toro yönetmenliğinde. blade bu kez mutant vampirlerle savaşır. karanlık estetik ve dövüş sahneleriyle öne çıkar. 8. fright night (1985) genç bir adam, komşusunun vampir olduğundan şüphelenir. hem komik hem gerilimli bir gençlik-korku macerası. 9. fright night (2011) colin farrell'lı yeniden yapım. orijinaline göre daha aksiyon ve mizah içerir. gençlik gerilimi + vampir aksiyonu. 10. from dusk till dawn (1996)
DrakulaBram Stoker · Altun Kitab · 06,3bin okunma
1/10
·384 syf.··
2025 6. kitabı
Bu inceleme fazlasıyla yergi, yargılama, bazı bazı da yersiz eleştiri içerebilir. Öncelikle; bu kitabı kim yazdı? Hayır, ben yetişkin bir kadının bunu yazacağına inanmak istemiyorum. "Chatgpt'ye yazdırdım" desin, "13 yaşındaki kızıma yazdırdım" desin, açıklama yapsın. Hiç olmadı Entel Feridun bu kadına telif davası açsın, galiba onun kitabını çevirmiş çünkü. İkinci olarak, Stella, kuşum, gayet zeki ve güzel bir kız olarak terapi seçeneğini neden düşünmedin? Sadece soruyorum, yap diye değil. Üçüncü olarak, bu kitabın yazımında, editörlüğünde, basımında, tedariğinde emeği geçen herkesin edebiyatsal anlamda bi' geriliği olduğu kanısındayım. Tüm kitaplar "çok" edebi olmak zorunda değiller tabii ama "kitap" oldukları için belli bir noktaya kadar sanatsal bir nitelik taşımalılar bence. Goodreads kullanıcıları bu kitabı hangi şekilde okudular da aşırı beğendiklerini söylediler bilmiyorum. Tamamen cinsiyetçi ve kalıpsal yaklaşımlardan ibaret. Kitabın başkarakteri Stella direkt olarak erkeksel bir bakış açısıyla yazılmış gibiydi. Yazarın kadın olması nedeniyle daha çok şaşırttı bu durum beni çünkü Stella tam olarak Twitter'dan çıkmayan, hayatında hiç kadın görmemiş bir erkeğin hayal ürünü. Ayrıca Stella'nın ihtiyacı olan sadece Sex and The City minvalinde bir arkadaş grubuydu. "Isaac Newton'ın mezar taşında 'shiny and new' yazıyor ve bunun sebebi tüm o altın arayışı değildi." diyecek bir en yakın arkadaşa gereksinim duyuyordu bence. Beni rahatsız eden birçok yönü vardı - 356 sayfa kadar. Yani, kitabı okurken yazarın hayal dünyasına giriyorsunuz tamamen, kitabı bayağı kılan temel neden de buydu. Bir kadın yazarın bizi hayatımızın her alanında rahatsız eden klişelere yer vermesi de beni üzdü: Silikon Vadisi'nde çalışan, aşırı utangaç, inanılmaz zeki, gözlüklü, çok güzel
Edebiyat
Aşkın FormülüHelen Hoang · Epsilon Yayınları · 20231,279 okunma