Roof`un katliam suçunun benzerini Norveçli terörist Anders Behring Breivik islemişti. 2011 yılında patlattığı bombayla dokuz kişiyi öldürdükten sonra Utoya adasına gecti ve yaz kampındaki altmış dokuz çocuğu tek tek öldürdü. Breivik sol-karşıtı ve İslam-karşıtı manifesto- dikkat çekmek istediği için bu katliamı planlayıp şuna gerçekleştirdiğini söyledi. Roof'a benzer şekilde Breivik de yaptıklarıyla gurur duyuyor ve kendini haklı görüyordu. Gerek Breivik'in avukatı gerekse bazı yorumcular onun akıl hastası olduğunu, bu yüzden eylemlerinder tam anlamıyla sorumlu tutulamayacağını öne sürdüler Norveç İcisleri Istihbarat şefi Ianne Kristiansen ise buna karşı çıkarak Breivik`in deli değil kötü olduğunu söyledi.
Roof ve Breivik' in yanı sıra dünyanın dört bir yanında inandıkları dava uğruna katliam yapan pek çok terörist var. 2019 yılında Paskalya Bayramı'nda Sri Lanka'daki kilise ve otelleri bombalayarak 259 kişiyi öldüren Ulusal Tehvid Cemaati adlı terörist örgüt bunlardan biri. Aynı yıl Brenton Tarrant, Yeni Zelanda'daki camilerde namaz kılanları katlederken canlı yayın yaptı. Sonra 2017'de Manchester Arena'daki konsere giden yirmi iki kişiyi öldüren intihar bombacısı Salman Ramadan Abedi var. Brüksel'deki IŞİD terör hücresi üyeleri 2015'te yayaları makineli tüfekle tarayıp pek çok kişiyi Bataclan Tiyatrosu'nda sıkıştırmış ve 130 kişiyi katletmişti. Leşker-i Tayyibe'nin on üyesi 2008'de Mumbai'de düzenledikleri saldırıda en az 164 masum insani öldürdü. Son olarak da geride bıraktığımız 10 yılda on binlerce insanı öldüren dünyanın en ölümcül örgütü olan Nijerya merkezli Boko Haram adlı terörist örgütü de unutmamak gerek.
Bunlar çizgi filmlerdeki kötü karakterler değil. Masallardan fırlamış uydurma tiplemeler de değil. Hepsi son derece gerçek, son derece sıradan. Peki bu
Sayfa 9 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Osmanlıların daha 1352'de, Sultan Orhan zamanında Cenevizlilere ticarî ayrıcalıklar tanımış olması ilginçtir. İranlı tüccâr Bursa'ya getirdikleri ipeği, burada, Batı'dan gelen mallarla, özellikle de ince Floransa yünlüleriyle takas ediyorlardı. 14. yüzyıl bir İran kaynağında (Risala-yi Falakiyya) Floransa'nın skirlat denilen kırmızı ince yünlülerinden söz edilmektedir. Bertrandon de la Brocquière'in 1432'de tanık olduğu gibi, Türk tüccâr da sık sık Ceneviz Pera'sını ziyaret etmekteydiler. Ham ipek üzerine bu canlı ticaret, Osmanlı hazinesine büyük gelir sağlıyordu. En yüksek düzeye ulaştığı 1487-1513 arası dönemde, Bursa'da ham ipek üzerinden alınan vergilerin toplamı altı milyon akça ya da 130.000 dukaya varıyordu.
Sayfa 304 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Borçlanma Demokrat Parti döneminde bir alışkanlık haline gelecek ve devlet sürekli olarak borçlanacaktır. DP iktidarı döneminde birçok kez Meclis aşağıda örneği verildiği gibi tasarı hazırlayıp DP iktidarına yetki verecektir.
TBMM 9. Dönem 3. Yasama yılı 70. Birleşim tutanaklarından alınan dış borçlanma tasarısının adı şöyledir:
ABD ve Avrupa Ekonomik iş Birliğine dahil, memleketlerle!borçlanma, yardım ve ödeme Anlaşmaları akdi için hükümete yetki verilmesine dair 5436 sayılı kanunun, yürürlük süresinin uzatılması hakkında kanun tasarısı (1/395) (Dışişleri, Ticaret ve Bütçe komisyonlarına)ABD tarafından Türkiye'ye yapılan iktisadi yardım ve hibe + krediler, 1950-1960 yılları arasında toplamda 1.018.200.000 doları bulmuştu. Yani yaklaşık 1 milyar dolar. Bu yardım ve kredilere 1950'den sonra, karşılıklı para fonundan yapılan ve toplamı 2.144.000 lira tutan, bir kısmı askeri amaçlara tahsil edilen rakamı da ilave etmek lazım.
İktidara geldiklerinde Meclis kürsüsünden "Devletin kasasında 130 ton altın var" diye CHP'yi eleştiren DP'liler, 1960 yılında geriye sadece 13 ton altın stoğu bırakacaklardı.
Bizde karma sistem vardır. Bir taburda her bölüğün bir kol bandı ve sisi vardır. Örneğin ben mavi kol bandı, öteki beyaz, öteki kırmızı, diğeri yeşil taşır. Yerdeki toplanma planına göre karma bir şekilde uçağa binilir. C-130'da kapının birine 33 kişi diğer tarafa 33 kişi otururdu. ilk 7 kişi 1nci bölük, ondan sonraki 7-8 kişi karargah bölüğü, ondan sonra 2nci bölük, ondan sonra 3ncü bölük vs. şeklinde oturulurdu. Böylece 1mci bölük yere iner inmez kendine ait renkte sisi yakar o sisi gören oraya doğru gider. Yerdeki toplanma böyle olurdu.