BİR RUH HASTASI ve TELEGRAM...
(...) Burada bir ruh hastasıyla karşı karşıya olduğuma artık iyice emin olduğum mesele… Anlattığına göre, kendini Telegram’ın ne olduğunu anlamaya adamış. O kaynağı taramış, bu kaynağı taramış, hiçbir yerde izini bulamamış. Demek ki yalan söylüyoruz! Yaklaşık iki cilt hâlinde yayınlanan ve 1500 sayfayı bulan “Ölüm Odası B-Yedi” isimli esere göz attığına dair hiçbir ipucu yok. Bana bir tek “Telegram” isimli kitabın ismini verdi ki, eğer kendisi istihbaratçı falansa, istihbaratçıların yayınlanmadan önce o kitaba bir süreliğine el koyduklarını, epey karıştırdıklarını anlatmıştım. Tabiî aradıkları “kolayca anlayacakları” verileri bulamadılar o kitabta, şimdi buraya gelip benden bir şeyler sızdırabilir miyiz hesabındalar… Ben mevzunun uzmanı değilim. Yalnız, Salih Mirzabeyoğlu “Sefine” adlı eserden bu yana, yâni yayınlanmış 16 cilt (dile kolay!) eser boyunca çeşitli yönleriyle ele alıyor ve anlatıyor bu mevzuyu ki, onları takib ediyorum ve ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Özellikle “Ölüm Odası B-Yedi”ye bir göz atarlarsa, orada anlamayacakları ve kendilerini ilgilendirmeyen pek çok şey yanında, kolayca anlayacakları, tam da aradıkları sahneler ve tasvirler de var. İllâ beni buradan uğraştırmasınlar. En fazla 50 kâğıdı ceplerine koysunlar: Gölge Kitabevi, Fatih’te, kime sorsan gösterir… Ha, yok hayır, bu zor gelir, 1500 sayfayı okuyamayız derlerse, yabancı kaynak vereyim: “Torture Killing Me Softly”… By Tek Nath Rizal… Bu kitabın yayınlanmasında emeğim geçmişti. Anlatılan şeyler arasında çarpıcı benzerlikler görmüştüm. Zaten bu yüzden yayınladık kitabı da. O da aynı adreste bulunabilir. Çok kalın da değil, tahminimce 10-15 lira bir şeydir, alması kolay… Hayır, ne faydası olacaksa, illâ anlamayacağım diye uğraşan birine…
TELEGRAM -Zihin Kontrolü -II- , 20 Ağustos 2013, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
Bir balinan işitme ölçeğini kavramak zordur. Alansal olduğu kadar zamansal açıdan da engindir. Ses dalgaları suyun altında bir dakikadan kısa bir sürede 50 milyon kateder. Bir balina, başka bir balinan şarkısını 1500 mil öteden duyuyorsa uzak bir yıldızın kadim ışığına bakan bir astronom gibi, aslında zaman içinde yaklaşık yarım saat öncesini dinliyor demektir. Bir balina 500 mil uzaktaki bir dağı algılamaya çalışıyorsa kendi çağrısıyla on dakika sonra geri gelecek yankı arasında bağlantı kurmak zorundadır. Bu, akıl almaz görünebilir ama düşünün ki bir mavi balinanın kalbi, yüzeyde dakikada yaklaşık 30 kez atarken, dalış sırasında dakikada 2 kez atacak kadar yavaşlayabilir.
Sayfa 240·Kitabı okuyor
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kur’ân’a göre Hz. İbrahim, Allah inancına gözlem ve aklî çıkarımla ulaşmış (En’âm, 6/75-79); başta babası olmak üzere (Meryem, 19/43-44) bütün kavmiyle, onları düşündürmek ve kendi yanlışlarını fark ettirmek için sorular sorarak mücadele etmiştir. Yani Sokrat’tan yaklaşık 1500 yıl önce, bugün ona atfedilen “soru sorarak gerçeği fark ettirme” yöntemini, Hz. İbrahim Ur –ya da Ura– halkına uygulamıştı.
Sayfa 49 - Ketebe
Hipokratik gelenekle ilişkilendirdiğimiz temel ilerleme, hastalıkların doğal nedenleri olduğu fikridir. Aslında Hipokrat, insan vücudunun "humar" adını verdiği dört sıvı (kan, kara safra, balgam ve sarı safra) içerdiğini ve hastalıkların bu humorların dengesizleşmesinin bir sonucu olduğunu düşünüyordu. Bu fikir tıpta 1500 yıldan uzun bir süre hakim oldu ve bugün bile, insanların "huysuz'', "iyimser" veya "ağırkanlı" olduğundan söz ettiğimiz zamanlarda dilimizdeki varlığını korumaktadır.
Sayfa 91 - Ketebe·Kitabı okudu
Alıntı
Portekiz'in altın çağı?
"Portugal's golden age reached its zenith in the reign of Manuel I with Vasco da Gama's voyage to India in 1498 and the discovery of Brazil in 1500."
Sayfa 37 - Manuel I'in hükümdarlığı döneminde, Vasco da Gama'nın 1498'de Hindistan'a yaptığı yolculuk ve 1500'de Brezilya'nın keşfiyle zirveye ulaştı.·Kitabı okuyor
Alıntı
İspanya kralı Ferdinand 1500'lü yıllarda, yeni dünyayı keşfe giden fatihlerine (yağmacılara da diyebilirsiniz) önceliklerini şöyle anlatıyordu "Altın getirin! Mümkünse insani yollardan. Fakat ne pahasına olursa olsun altın getirin!"