Bir çağın ruhuna tutulan ayna.. Bir dönem eleştirisi..
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:19
Yazarın okuduğum ilk kitabı olan ,Cool anılar 1-2 aslında bir serinin ilk kitabı.. Bir anı kitabı olarak yayımlansada kesinlikle çok daha fazlasını barındırıyor bünyesinde.Yazarın; dünyaya,topluma, insana dair gözlemlerinin felsefe ile harmanlanarak size sunulduğunu görünce zaten bir anı kitabından çok daha fazlası olduğunu göreceksiniz. Kitap 2 kısımdan oluşuyor... "Cool anılar 1 " diye ayrılan bölümde ,yazarın gözlem yeteneğini çok daha net farkediyorsunuz. Günlük yaşantısında, gezilerinde karşısına çıkan olayları ,kişileri gözlemleyip, bu durumu modern dünya ile ilişkilendiriyor. Ortaya çıkan tezatlıkları yine kendine özel farklı bir kalemle eleştiriyor. Bize normal gelen, sıradan gelen bir olayın aslında ne kadar önemli olduğunu ya da aslında bizim baktığımız pencereyle hiç alakası olmadığını şaşırarak, donup kalarak, çoğu zaman 'tabiiii yaaaa ' diye tepkiler vererek öğreniyoruz.Bakmayı bilmediğimiz için aslında ne kadar derin anlamları gözden kaçırdığımızı farkediyoruz.Modern dünyayı anlamaya çalıştığını belirten yazar, bunu yaparken insana,topluma ,doğaya ve bu dünyayı kapsayan herşeye bir bütün gözüyle bakıp o şekilde olaylara yaklaşıyor. "Cool anılar 2" bölümünde ise yazar okuyucuyu daha derin bir düşünmenin içine çekiyor. İlk bölümde sorgulattığı her duyguyu ikinci bölümde düşünmeye çağırıyor. Zaten olması gerekende bu değil midir değişim için... Önce sorgulamaya başlarız,sonrada değişim için ne yapabilirizi düşünmeye... İnsanın iç dünyasına doğru daha yoğun bir yolculuk başlatan yazar böylece kitabıda felsefi yönde desteklemiş oluyor. Modern yaşamın gerçekliklerinin ardında gizlenen trajediyle yüzleşmeniz size oldukça zor ama keyifli bir deneyim sunacak. Kitapta bir olay örgüsü,belirgin bir karakter durumu yok. Kopuk cümleler,hikayeler var. Düzenli,tek
Cool Anılar 1-2 (1980-1990)Jean Baudrillard · Ayrıntı Yayınları · 201469 okunma
Meczup ve Hiç Kimse Kitapları Üzerine…
9/10
·80 syf.·
2026 2. kitabı
Fatih Duman birbirini takip eden Meczup ve Hiç Kimse kitaplarını bir seri halinde kurgulamış. Bnde incelememi her iki kitabı ele alarak yaptım. Birbirini tamamlıyorlar ama birbirinin devamı gibi düşünmeyin. Yani birini okuyunca illa arkasından ikinciyide okumam şart gibi eksiklik hissetmiyorsunuz. Ama imkanınız varsa seriyi okumanızı öneririm tabi. Bn Meczup-Hiç Kimseyi okudum arada 152 Gün atlamışım onuda okuyacağım.. Araştırdığım kadarıyla serinin "152.Gün" kitabı karakterlerin kaderlerinin nasıl kesiştiğini gösteren ara bir köprü görevi görüyormuş..Yani düşüncemde bir değişiklik olacağını sanmıyorum.. Meczup ve Hiç Kimse kitapları, tarz olarak "Tasavvufi/Manevi, Felsefik Öykü" Kıvamında Kısa Öykü tarzında yazılmışlar. Meczup kitabında teslimiyeti, gerçek sevgiyi, bekleyişi tasavvufi derinlikle vurguluyor. Hiç kimse kitabında insanın kimliğini bulma çabasına, içsel yalnızlığına, görünmezliğine ve maddi değerlerin ötesindeki manevi zenginliğe derinlemesine işlemiş. Kitapları okurken samimi ve sade anlatımıyla, türkülerle, içsel seslenişlerle duygusal bir yolculuğa çıkacaksınız..Eğer"Bana bir oturuşta bitecek kadar akıcı, ama kapağını kapattığımda beni saatlerce düşündürecek, içimi ısıtacak ve insani duygularımı harekete geçirecek bir şeyler lazım" diyorsan; Ve İnsan ruhunun derinliklerini seviyorsan Meczup ve Hiç Kimse tam aradığın kitaplar diyebilirim. Önce Meczup'u, ardından Hiç Kimse'yi okursan ki bn öyle yaptım karakterlerin ve hikayelerin birbiriyle olan o naif bağını çok daha iyi yakalayabilirsin;) Kıymetli Yazarımız’ın her iki kitabı da bence elinize alınca bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitap serisi olmuş kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Şayet Fatih Duman’ın bu öykü serisini okursanız kendinize yatırım yapmış olursunuz bir şey kaybetmezsiniz… yani…
Hikaye (Öykü) Edebiyat
MeczupFatih Duman · Nesil Yayınları · 2024975 okunma
Reklam
Dersim vahşetine karşı yazarın tavrı
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
Hep söylüyorum, öykücüler roman yazmaya başlayınca, eserleri tam bir roman olmuyor, bunlara "romanımsı" diyorum. Sema Kaygusuz da yazarlık kariyerine öykücü olarak başlayıp sonra roman yazmaya çalışanlardan. Roman yazan demiyorum, bilerek "roman yazmaya çalışanlar" diyorum. Bu romanımsı kitaptaki anlatıcı, Dersim Katliamı'ndan tesadüfen kurtulup Samsun'a göç eden kırk kişilik Alevi topluluğunda küçük bir kızın, bir babaanne olarak torununa seslenmesini aktarıyor ve aynı zamanda anlatıcı olarak kendisi bu toruna söz söylüyor. Elinde hep fotoğraf makinesiyle gezen, yaşamdaki ruhsal derinliklerin farkında olmayan torunun, Hıdrellez şenliğini ve orada Hızır'ı temsil eden dansçıyı bile fotoğrafın dar, sınırlı, donuk anına hapsetmesini eleştiriyor. Sema Kaygusuz, cinsiyet, etnisite, hayvan-insan ve hatta organik-inorganik ayrımlara karşı çıkan bir yazar. Bu romanında bu aşkınlığı Hızır temsil ediyor. Romandaki anlatıcı, torunun eksikliğini tamamlayıp, Hızır'la olmuyorsa kendisiyle bütünleşmeye çağırıyor onu, "yüzünde bir yer" bulmayı diliyor. Dersim gibi bir felaketten geriye hınç deği, utanç kalmış. Bu romandaki yaklaşıma göre, bu dehşet anlatılamaz, fotoğrafı çekilemez. Bunlar yapılsa bile hep eksik kalır. Babaanne de torununa "aşağılanmanın ezikliğini değil de, mahvoluştan hemen sonra büyüyen insan olma mahcubiyetini bırak"mış torununa (s. 152). Anlatıcı, sadece incir ağacından medet ummamasını, kendisini muhatap almasını istiyor. Yazara göre, Dersim gibi bir vahşet karşısında en güçlü edebi tavır yaşanan dehşeti hatırlatmak ve acı çektirmek yerine, insanın özüne dönmesi, yani din, dil, vb her türlü kültürden önceki saf halimize dönmemize dair mitolojik öyküler yardımıyla içe bakış ve kadim zamanlardaki gibi her varlıkla hemhal olmak.
Yüzünde Bir YerSema Kaygusuz · Metis Yayıncılık · 2021893 okunma
Gerçek sevginin kitabı
10/10
·112 syf.·
2024 83. kitabı
Sevdiğiniz kişi istedi diye İstanbul'a gitmek. Hemde yol yordam bilmeden yaşlı bir haliniz ile... Bir simit uğrunaydı bütün her şey... Evlilikte mühim olan saygıydı. Kitabı çok severek okudum Fadime Nine ve Ömer Amca sevgiyi o ladar güzel göstermiş ki, günümüzde ne yazık ki bumu eksikliği yaşanıyor. "Sevdası için 'giderim' diyen adamlar sevdiklerini hiç bırakıp da gitmezler." "Her şeyi unutsam dert değil de ben seni unuturum diye korkuyorum." ...
1000Kitap
152 GünFatih Duman · Nesil Yayınları · 2024564 okunma
3/10
·192 syf.··
2026 9. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 11:02
Livaneli nin diğer kitaplarında bulduğum tadı bunda bulamadım. Başkasının kaleminden çıkmış gibiydi. Daha 1. bölümde kadının toplumdaki yeri, askerlik, aşk, doğum, Madımak gibi konulara değinmiş. Tüm tuşlara basmış adeta. Bazı olay ve durumlar çok yüzeysel anlatılmış. Anlatımında arada hiç değinmediği 2-3 senelik bir dönem var ki en merak ettiğim kısım orasıydı yani hapishaneden çıkışı, Leyla ile tekrar bir araya gelmeleri, Leyla nın ailesi nin tepkisi, kendi ailesiyle karşılaşması, nasıl tekrar hayata tutundular, nerede yaşadılar, kızı Zeynep ne tepki verdi gibi hiçbir duruma değinmemişti. Sonu aceleye getirilip bağlanmış gibiydi. Romantize edilmiş, alışılagelmiş dönem hikayesiydi benim için. 1.bölümde bahsedilen karakterler ve verilen detaylar kitabın ilerleyen sayfalarında hiç yoktu. Örneğin Leyla nın albay, disiplinli babasından hiç bahsedilmedi. Selim’in ders dinlemeyen, serseri tavrı varken nasıl oldu da fikir suçundan cezaevine girdi. Kadınları kendince överken yazdıkları ise hoş değildi. Mesela 152.sayfadaki cümle.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,3bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 00:00
KALBİMİN SES TELLERİ Sayfa : 152 - Tür : Deneme Yazar : Özge Uzun İlk yayın yılı: Mayıs 2017 İnkılâp Yayınları - Mayıs 2026 da okudum Tavsiye puanım 7 / 10 KONU : Özge Uzun bu kitapta yalnızca bir boşanma hikâyesi anlatmıyor; bir kadının kendini yeniden bulma sürecini, kırgınlıklarını, suskunluklarını ve iç sesini samimi bir dille ortaya koyuyor. Yer yer günlük gibi, yer yer bir dost sohbeti gibi ilerleyen kitap; aşk, hayal kırıklığı, annelik, yalnızlık ve yeniden ayağa kalkmak üzerine kurulu. YORUM : Bu kitabı okurken sanki biri karşına geçmiş ve filtresiz şekilde hayatını anlatıyormuş hissi oluşuyor. En sevdiğim yanı süslü cümleler kurmaya çalışmaması oldu. Duygular oldukça gerçek ve tanıdık. Özellikle boşanma sonrası yaşanan içsel kırılmaları anlatan bölümlerde insan kendinden bir şeyler buluyor. Bazı bölümler çok akıcı ilerlerken bazı yerlerde tekrar hissi oluştu ama kitabın samimiyeti bunu dengeliyor. Kimler Sever? • Gerçek hayat hikâyelerini sevenler • Kadın iç dünyasını anlatan kitaplardan hoşlananlar • Duygusal ama abartısız anlatımları tercih edenler • Boşanma, yeniden başlama ve kendini bulma temalarına yakın hissedenler Bazı kitaplar olay anlatmaz… İnsan ruhunun içinden sessizce geçer. Okuyanlar veya dinleyenler varsa yorumlarını merak ediyorum Herkese keyifli okumalar... • Bunun gibi dizi ve kitap yorumları için Instagram Gülşah O. sayfamı takip edebilirsiniz. NE ZAMAN BİR KİTAP AÇIP OKUSAN, BİR AĞAÇ GÜLÜMSER ÖLÜMDEN SONRA YAŞAM OLDUĞUNU BİLEN
Kalbimin Ses TelleriÖzge Uzun · İnkılap Kitabevi · 201724 okunma
Reklam
Reklam