İbn Mes'ud (radıyallahu anh) şöyle demiştir: İlim (dünyadan) kaldırılmadan önce ilme sarılın; ilmin kaldırılması ise alimlerin gitmesidir. İlme sarılın, çünkü herhangi biriniz ona ne zaman ihtiyaç duyacağını veya ne zaman elindekine muhtaç olunacağını bilemez. Sizden sonra öyle topluluklar bulacaksınız ki, onlar sizi Allah’ın Kitabı’na davet ettiklerini iddia edecekler, oysa onu sırtlarının arkasına atmış olacaklardır. Bu yüzden ilme sarılın; bidat çıkarmaktan (tebdi’), aşırılığa kaçmaktan (tanattu’) ve derinlere dalıp güçlük çıkarmaktan (ta'ammuk) sakının. Size gereken, eski olana (sahabe yoluna) bağlı kalmaktır. Dârimî (144), İbn Vaddâh - el-Bida' (163), Muhammed b. Nasr el-Mervezî - es-Sünne (80)
13. Haziran 163. gün
"Hayatın bir askerî harekâta benzediğini bilmiyor musunuz? Kimileri gözlemci, kimileri keşif ekibinde, kimileri ise ön saflarda... Aynı şey bizim için de geçerli. Herkesin hayatı uzun ve farklı bir savaştır. Gözünüz bir asker gibi açık olmalı ve size emredilen her şeyi harfiyen yapmalısınız. Alt kadrolarda değil, kilit bir rolde görevlendirildiniz. Üstelik bu kısa sürecek bir savaş değil. Ömrünüz boyunca buradasınız." Epiktetos, Makaleler, 3.24.31-36
Sayfa 187
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"ve Tanrımız tek bir tanrıdır, ondan başka tanrı yoktur, çok rahmetli, çok merhametlidir." (Kur'an II/163)
163. İlahınız bir tek Allah'tır. Ondan başka ilah yoktur. O, Rahmandır, Rahimdir. Bakara suresi
Sayfa 195 - Ensar vakfı yayınları (kitap)
Rasulullah (s.a.v) ilimlerin inceliklerinin marifeti ilahiyede olduğunu bildirmiş ve ayrıca, ilimlerin aslı ve ince anlayışların kaynağı olan Kur'an-ı Hakim hakkında şu emri vermiştir: "Kur’an'ı okuyunuz ve onun inceliklerini araştırınız." ¹ ............................. Bir haberde: “Konuşunuz ki, tanıyasınız.” denmiştir. Demek ki kim, kelamın manalarını ve hitabın muhtemel işaret ve vecihlerini güzelce bilirse, bu sayede, sıfat-ı ilâhiyenin manalarını ve zat-ı Bârî’nin isimlerinin taşıdığı ince ilimleri yakından anlar ve tanır. İbn Mesud (r.a): “Kim, öncekilerin ve sonrakilerin ilmini elde etmek İsterse, Kur’an’ı araştırsın.” demiştir. _______________________________ ¹ Ebu, Ya’la, Müsned, No: 6560; İbnu Ebi Şeybe, Musannef, VII, 150; Heysemi, Mecmau'z-Zevaid, VII, 163; Zebidî, İthafu's-Sade, IV, 529.
Sayfa 483 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu
"Erbakan için bu sözleri sarf eden Necip Fazıl'ın, günümüz siyasetçileri hakkında neler söyleyebileceğini kim tahmin edebilir?" TÖVBE ET! Erbakan, müslüman Türk topluluğunun, ardı sıra gelmesi için şöyle ve ihlâs ile tövbe ve istiğfar etmeye mecburdur: – Halk Partisinin alelâde bir kıyıcılık, maddî ve mânevî tahripçilik tezgâhı değil, milletin doğrudan doğruya ruhuna musallat bir küfür ve dalâlet ocağı olduğunu, herhangi hatalı bir parti olmanın çok altında, namütenahî çapında, cehennemin dipsiz bir noktasında yer işgal ettiğini takdir edemedim. İslâmda ilk vazifenin onu kökünden kazımak olduğunu anlayamadım; o iktidarda veya muhalefette mevkiini muhafaza ettikçe hasımlarından hiçbirine çatmamak onlarla el birliği etmek lüzumunu kavrayamadım; ve hattâ hükûmet olmak gibi nefsanî bir gayz uğrunda onunla ortaklığa kadar gittim. Bu habîs temayülü bir şantaj unsuru olarak hep elimde tuttum ve vicdanıma yedirdim. Madde sahasında işletilmesi noktasından âlimi, fakat mânası ve cemiyete tatbiki bakımından kara cahili olduğum makineleşme dâvasında, en küçük ruhî, iktisadî, içtimaî kültüre malik olmaksızın, bir ağır sanayi masalıdır tutturdum. Kendimi İslâmın aksiyon sahasında en küçük hizmetkârı diye göstereceğim yerde Halifeliğimi ilâna ve etrafımdakilerden biy’at istemeye kadar vardım. MSP’den olmayanlara küfür isnadına kadar... Hükûmet devremde «şahıslarımıza haram olsa da dâvamıza helâldir» tesellisiyle devlet kaynaklarından ve ayrıca müslümanlardan milyonlar devşirdim ve bu servetleri şahısların tasarrufuna terkettim. 50 kadar mebusla girdiğim Mecliste bir hisar içine çekilip her tarafa birden muhalif bir tavır takınmayı nice ihtarlara rağmen yerine getiremedim, ona göre gençlik ve bazı icra mihrakları üzerinde çalışmayı ihmal ettim ve başta 163. madde olmak üzere