Değişen, gelişen ve kalabalıklaşan bir şehirde temiz kalmaya çalışan, doğru bildiklerini yaşatmaya ve değişime karşı ayakta kalmaya çalışan bir bozacının hikayesidir bu güzel kitap.
Mevlut Karataş, Beyşehir’den İstanbul’a gelmiş ve babası gibi bozacılık yapmayı sürdüren birisidir. Kitap, Mevlüt Karataş’ın hayat hikayesiyle birlikte, İstanbul’un kentsel ve sosyo-kültürel tarihini ve yakın dönem Türk siyasi tarihini de hikaye içine harmanlayarak anlatmıştır.
Eski Fransa’da sıracalara halk arasında “Kral rahasızlığı”, İngiltere’de ise “Kral hastalığı” denilmekteydi. Fransa ve İngiltere kralları, yalnızca geleneksel ayinlere uyarak gerçekleştirdikleri dokunma ile sıracayı iyileştirdiklerini iddia ediyorlardı.