"Aniyıkımcı" kelimesi 1932'de, Londra Jeoloji Derneği'nin ilk başkanlarından William Whewell tarafından keşfedildi; anot, katot, iyon ve bilim insanı kelimelerini de İngilizceye kendisi kazandırmıştı.
Sayfa 67 - Okuyan Us Yayınları 7. Basım 2022·Kitabı okuyor
1915 Şubatı sonunda, Çanakkale ağzındaki tabyalar, müttefik filonun içeri girip Erenköy koyundan iç tabyaları uzak mesafeden bombardıman etmesine elverişli bir duruma getirildikten sonra, bu bölgede mayın aranılmasına ve yüzen mayınların kontrolüne başlandı. Bu bombardıman bölgesi, gece bir İngiliz muhrip filotillası tarafından, gündüz ise zırhlılarla ve uçaklar tarafından kontrol edilmekteydi. Türkler, büyük taarruzumuza karşı hazırlık mahiyetinde olarak, zırhlılarımızın hemen her gün bu bölgede bulunduklarını görünce, bunlara hasar vermek maksadıyla bu koyda bir mayın hattı kurma kararını verdiler. Fırtınalı bir gün olan 8 Mart 1915 sabahı, İngiliz karakol muhriplerinin geri çekilmiş olduğu bir sırada, Nusret adındaki Türk mayın gemisi, bilinen diğer mayın hatlarının önünde bu hattı kurmayı başardı. Bu hat, diğerleri gibi Boğaz geçidine dikey değil, paralel idi ve Türklerin elindeki son ihtiyattan alınmış demirli mayınlardan ibaretti; değerleri, 6-7 bin franktan fazla tutmazdı.
1915 yılında bütün Avrupa'da milyonlarca insan, bir ölüm kalım mücadelesine girişmiş bulunuyordu. Büyük taarruzlar yapılmakta ve büyük milletlerin kahramanları korkusuzca muharebelere katılmaktaydı. İki üç milyon asker ölü ve yaralı idi. Milletlerin zenginlikleri akıp gidiyordu. Dört beş bin harp gemisi, denizlerde koşuşup duruyordu. Fakat Nusret'in gizlice döktüğü bu 26 demir kap (mayın), harbin devamı ve dünyanın geleceği bakımından, diğer bütün gayretlerden daha tam ve kesin sonuçlu hedeflere varmak içindi. Bu engel, ingilizler tarafından etkinlikle başlatılmış olan Çanakkale harekâtını durduran bir dizi psikolojik karışıklıklar doğurdu. Yalnız başına bu mayın engelidir ki, Osmanlı İmparatorluğu'nu bir hezimetten kurtardı ve harbi uzattı. Bu yüzden, Bi rinci Dünya Savaşı'nda yenilenler
Büyük kalabalıklar Fethi’yi Anadolu’da gittiği her yerde coşkuyla karşıladılar ve rejime yönelik bütün muhalefet Serbest Fırka’nın çevresinde toplandı. Fethi’nin Eylül 1930’da İzmir’e gelişi sırasında kitle gösterileri oldu. Bunları grevler ve küçük işçi sınıfından gelen militanca bir hareket izledi. Halkın hiç beklemediği tepkisiyle sarsılan Kemal, sadık muhalefeti 17 Kasım 1930’da dağıtarak iki partili siyasal hayat deneyimine son verdi.
Savaşın yıprattığı ekonomiyi kurtarmak için beklenen yabancı sermaye Britanya ve Birleşik Devletler gibi sermaye ihraç eden ülkelerin Türkiye’nin ekonomik gelişmesine fazla öncelik vermemeleri nedeniyle gerçekleşmedi. 1929’da Wall Street’in iflası, Türkiye’nin neredeyse yegâne ihraç ürünü olan tarımsal ürünlerin fiyatında keskin bir düşüşe yol açarak zaten kritik olan durumu daha da ağırlaştırdı.
"Atatürk öldü. Barış kubbesinin Doğu sütunu yıkıldı. Artık evrende barışı kimse garanti edemez. Nitekim Avrupa devlet adamları, O'nun 1930'da yaptığı uyarı ve tavsiyeleri dinlememiş ve dünyayı 1939 yılında ikinci büyük felaketin içine sürüklemişlerdir."
Osmanlı Cihan Devleti'nin sona erip Cumhuriyet'in kurulduğu yıllarda tekkelerin kapatılması üzerine sokağa çıkmamaya karar veren Es'ad Efendi -rahmetullahi aleyh- Erenköy'deki hânesinde inzivâya çekildi.
Ömrünü Allah yolunda hizmet ve irşadla geçiren Es'ad Efendi Hazretleri, maalesef mâruz bırakıldığı ağır bir zulmün neticesinde zehirlenerek 84 yaşında şehîden vefât etti. (3-4 Mart 1931 gecesi)