Acı, Gözyaşı, Fedakarlık Duyguları içeren Çin
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
On Sözcükte Çin, Çinli yazar Yu Hua’nın Çin toplumunu, kültürünü ve tarihini on temel kavram üzerinden anlattığı kısa ama etkileyici bir deneme kitabı. Yazar; halk, liderlik, devrim, eşitsizlik ve modernleşme gibi konuları kendi gözlemleri ve yaşam deneyimleriyle ele alıyor. Kitap, Çin’i sadece siyasi veya ekonomik yönleriyle değil, insanların günlük yaşamları ve toplumsal dönüşümleri üzerinden anlamaya çalışıyor. Akıcı dili sayesinde kitap önemli bir tarihi anlatım sunuyor. Çin’in 1949 yılından sonraki değişimini merak eden okurlar için önemle tavsiye ederim. #yuhua #onsözcükteçin@jaguarkitap #okudumbitti
On Sözcükte ÇinYu Hua · Jaguar Kitap · 2020327 okunma
8/10
·136 syf.··
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 13:29
Öncelikle şunu belirteyim. Bu kitap bir roman değil, bir araştırma kitabı değil, bir inceleme eseri değil, bir hikaye veya kurgu kitabı hiç değil. Bu kitap olmuş olan acı bir olayın , o olayın mağdurlarından birinin ağzından direkt olarak anlatımıdır. Her satırı, her kelimesi, her sözü maalesef ki gerçektir ve yaşanmıştır. Kitabı, Ağustos 1945’te Nagasaki’ye atom bombası atıldığında Nagasaki’deki bir hastanede çalışan Radyolog Takaşi Nagai kaleme almıştır. Takaşi’nin kendisi de yaralanmasına rağmen hayatta kalanlara yardıma giden sağlık çalışanlarına katılmış ve harap olmuş şehirdeki durumu raporlamıştır. Takaşi, Nagasaki’nin bombalanmasının tam anını, şehirdeki kaosu ve sonrasında yaşananları oluyucuya aktarır. Yazıldığı yıl Amerika işgali altındaki Japonya'da yayımlanmasına izin verilmeyen ve ancak 1949'da yayımlanabilen Nagasaki'nin Çanları, insanlık tarihinin en trajik olaylarından birine yakından tanık olma fırsatı veriyor. Herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Nagasaki’nin ÇanlarıTakaşi Nagai · İthaki Yayınları · 20222,178 okunma
Reklam
Puan vermedi·353 syf.··
2026 39. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 20:39
Bir Dinozorun Anıları: Beklediğim Fosil Değil, Sıradan Bir Kaya Parçası "Ben de bir "dinozor" olarak, bu kitabı okumak için 353 sayfa harcadım ve itiraf ediyorum: Umarım dinozorların soyu, bu kitap kadar yorucu olduğu için tükenmemiştir." Merhaba kitap dostları. Uzun zamandır duyduğum, herkesin "mutlaka okumalısın" dediği Mina Urgan'ın "Bir Dinozorun Anıları"nı nihayet bitirdim. Saygıdeğer bir akademisyenin, İngiliz Edebiyatı'nın duayen isminin yaşam öyküsünü merak ederek başladım, ancak bitirdiğimde hissettiğim tek şey büyük bir "Eee, ne olmuş yani?" hissiydi. Kısa Konu (Sanki Önemliymiş Gibi) Kitap, kendine "dinozor" diyen, dolu dolu yaşamış, sol görüşlü, Türkiye'nin önemli edebiyat simalarıyla (Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Falih Rıfkı Atay, Nâzım Hikmet gibi) haşır neşir olmuş, üniversitede profesörlük yapmış güçlü bir kadının hayatından kesitler sunuyor. Düşünsenize, Atatürk'le dans eden, Shakespeare çeviren, Moby Dick'i Türkçeye kazandıran, üç darbe görmüş bir akademisyenin anıları. Konu olarak kesinlikle etkileyici ve "vaat dolu". Kâğıt üzerinde okunmayı hak eden, görkemli bir hayat hikayesi. Neden "Hiiiç" Beğenmedim? (Sebeplerim) 1. Olay değil, hisler: Kitap, beklentimin aksine bir "anı" kitabından çok, bir "samimi ağıt" niteliğinde. Yazar, yaşadığı dönemin toplumsal olaylarını değil, bu olayların onun iç dünyasında yarattığı burukluğu, öfkeyi, hayal kırıklıklarını ve özellikle "darbe yıllarındaki" çaresizliğini anlatıyor. Yani somut bir olay örgüsü ve aksiyon bekleyen biri için kitap sürüncemede kalıyor. 2. Anlatımın Ağırlığı: Mina Urgan, bir İngiliz Edebiyatı Profesörü. Bunu fazlasıyla hissediyorsunuz. Bazı bölümler öylesine detaylı ve "profesör edasıyla" yazılmış ki, okurken bir anlık "Bu kadar ayrıntıya gerçekten gerek var mıydı?" diye sorguluyorsunuz.
1000Kitap
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
Geçmiş Günü Elerken - Kadir Mısıroğlu..
Puan vermedi·208 syf.··
2026 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 23:16
Kadir Mısıroğlu'nun hatıratını okumaya başladım. Kendi adıma kıymetli bilgiler edindim. Rahmetli tipik bir Trabzon insanı. Mutasavvıf bir ailede yetişen Mısıroğlu kitabın girişinde annesi, babası, dedesi ve nenesinden; Trabzon'daki çevresinden, Trabzon'un tarihinden önemli kesitler sunuyor. Mesela bu tarihi bilgilerden birisi Trabzon'un iki önemli valisinden birisi Giritli Sırrı Paşa. Zannediyorum bu vali rahmetli Şehit Bayram Ali Öztürk Hoca'nın da mezuniyet tezini yazdığı Giritli Sırrı Paşa ile aynı şahıs. Bu da benim kendi hikayemin bir parçası... Kadir Mısıroğlu 4 yaşına kadar yürüyememiş daha sonra bir dilencinin tarif ettiği tedavi yöntemiyle beraber yürümeye başlıyor. Kadir gecesinde doğan Mısıroğlu'na dedesinden dolayı Paşa, kadir gecesinden dolayı da Kadir ismi konulmuş. Etrafında kötü gördüğü şeyleri şiir yazarak hicivle tenkit eden Mısıroğlu bizim Hazreti Fatih Yılmaz'a benziyor. Bahçelerinde yetişen incirleri satarak kitap satın alıp okuyan Kadır Mısıroğlu bahçedeki karaağacın üstüne çıkıp şiirler okuyup nutuk çekermiş. O hitabet kalitesinin nereden geldiğini şimdi daha iyi anlıyoruz. Bir şeye çocukluktan başlamak insanları büyüdükçe bambaşka bir kapasiteye getiriyor. Bunun bir benzerini de yine çocukluğunu Trabzon'da geçiren Erbakan Hoca'nın büyüdükleri konakta oyunlar icad edip oyunlar kurması paralar basması ilerleyen senelerde kendisini bir lider olarak görmemizi pekiştiren hareketler olarak görüyoruz. İyi bir lider ve iyi bir hatip aslında kendini çocukken belli ediyor da denebilir tabii.. Kadir Mısıroğlu Futbol hakkında şunu söylüyor: "Şu yaşa kadar topa ne elim ve ne de ayağım değmiştir. Hayatta hiçbir maçı seyretmiş adam da değilim. Hatta televizyonda bile!.. Çocukluğumdan itibaren evimizde top menfur ilân edilmişti. Çünkü babamın ilk gençlik
Edebiyat
Geçmiş Günü Elerken - 1Kadir Mısıroğlu · Sebil Yayınevi · 2014437 okunma
8/10
·180 syf.··
2026 82. kitabı
:2020 Golden Comic Awards "En İyi Yeni Yetenek" ödülü sahibi manga "Bu bir masal değil. Bu bir ritüel." cümlesiyle kadınların sistematik olarak kaybolduğu ve ardından cesetlerinin bulunduğu karanlık bir toplum düzenini konu alıyor. -Yabancı gelmedi pek değil mi??!!- . Geçmiş Çin'de geçen hikayede bir diğer vurucu cümle de "Erkek çocuk doğurmayan rahim ne işe yarar ki?" 1949 yılında Çin'deki yasalarla kız çocuk öldürmek suç sayılmaya başlanmış.Çok geç gerçekten. . Hikaye bir kadın cinayeti ve bebek ölümlerinin üzerine cesurca giden biri büyücü diğeri de ayrıcalıklı kesimden genç bir kızın etrafında dönüyor. . Kadınların evlenmek- hizmet etmek ve erkek bebek doğurmak zorunda olduğu karanlık bir dünyada farklı yol çizmek isteyen 2 kadını okumak isterseniz bu gizem ve gerilim soslu hikayeye davetlisiniz ...
Korkusuz - Cilt 1Nownow · Artemis Yayınları · 20267 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 07:10
Devası Olmayan Dert ÖZGÜRLÜK (Felsefi Deneme) Slavoj Zizek 1949 Slovenya doğumlu sosyolog, filozof ve kültür eleştirmeni Slavoj Zizek tarafından İNSAN türünün kadim sorunsalı ÖZGÜRLÜK üzerine kaleme alınmış çok güzel bir felsefi deneme kitabı. Kitapta özgürlük kavramının insan için bir olanak mı olduğu yoksa bir tuzak mı olduğu üzerine felsefi bir soruşturma yürütülüyor. Öyle görünüyor ki özgürlük boynumuza takılmış, bizi bize hapseden, bizi bize bağlayan bir tasmaya dönüşmüş durumda. Bu öyle bir şey ki bir yandan özgür olmadan insan olamayacağımız diğer taraftan da özgürlük prangasıyla içimize hapsedildiğimiz dile getiriliyor. Bir çok filozoftan felsefi değerlendirme alıntılayarak soruşturmasına devam eden Zizek bu günün medeniyetinin neyin üzerine kurulduğunu da ortaya koymuştur:Özgürlük. Sartre varoluşçuluğunun gizemli sözcükleri olan “İnsan özgürlüğe mahkumdur.” temasındaki karmaşaya dikkatinizi çeken Zizek ,özgürlüğün kırılgan ve geçici teması üzerinde dururken, özgürlükçü bireycilik anlayışını da eleştiriyor. Zizek’in ortaya attığı sorunsal şudur: Evvela, “Özgürlüğümüzün sınırlarını nasıl yeniden keşfedeceğiz ya da özgürlüğümüzü nasıl sınırlamak zorunda kalacağız?” Sonra, “Özgürlükten kaçmak yerine onu nasıl kucaklayabiliriz? Žižek, kitapta okurlarını tüm bu soruları cevaplamaya ve özgürlük kavramının karmaşıklığıyla yüzleşmeye çağırıyor. Aşağıdaki alıntılar da bunu anlamakta destekleyici olacaktır: 1. “İnsan çoğu zaman özgürlükten değil, seçim yapmaktan korkar.” 2. “Mutluluk, sistemin bize sunduğu bir görev hâline geldi.”
ÖzgürlükSlavoj Zizek · Say Yayınları · 202412 okunma
Reklam
Reklam