Cinsel ilişkiyle bulaşabilen bir hastalık olarak AIDS, 1960'lı yıllardaki cinsel özgürlük akımını tersine çevirmişti. Tıpkı eski salgınlardaki gibi, kimileri bu hastalığı ilahi bir intikam olarak değerlendirmiş, hoşgörüsüzlüğü mezarından çıkarmış, hatta günah keçileri aramaya başlamışlardı. Bazı salgın hastalık uzmanları virüslerin eşcinsellerin karanlık yatak odalarında ya da eş değiştirme partilerinde çoğaldığını, ormanın derinliklerinden gelen bir virüsün işte bu yerlerde uykudan uyandığını söylüyorlardı. Virüsün Afrika kaynaklı olduğu varsayımı bu kıtada yaşayanları rencide etmiş, onlar da topu Birinci Dünya'ya atarak, askeri laboratuvarlarda bilim insanlarının çevirdiği gizli dalavereleri, Afrikalıyla maymunu aynı kefeye koyan bilimsel mantığın altından yükselen pis ırkçı kokuları ifşa etmişlerdi; siyahların doymak bilmez birer seks düşkünü olduğu efsanesinden beslenen bir mantıktı bu. Joseph Conrad'ın salgının odak noktalarından biri olan Congo Nehrinde geçen ünlü romanı Karanlığın Yüreği'nden bu yana algı hiç değişmemiş Afrika hep ürkütücü bir cehennem olarak kalmıştı.
Sayfa 33 - Alfa Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
1960 yılı ve 27 Mayıs hareketi toplumsal yapıda temelli değişiklikler getirmemekle birlikte, sanatçı için köklü bir hesaplaşma, sorunları yeniden ele alma dönemini açmıştır. Bunun nedeni de toplumsal anlamda, önceleri sadece sanatçıların ve aydınların yeryüzündeki gelişmeleri izleyerek vardıkları yeni bir düşünce tarzının, yeni bir dünya görüşünün, kısaca marksist tavrın 1960'tan doğrudan doğruya ezilen sınıfların temsilcileri aracılığıyla politik sahnede boy göstermiş olmasıdır.
Sayfa 278·Kitabı okuyor
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1960 ihtilalinde Türkeş atılmış ordudan.
Sayfa 243
Abu Simbel
1960'larda Aswan High Dam inşa edildiğinde sonradan Nasser Gölü olarak adlandırılan gölün yükselmesi, bu muhteşem tapınağı sular altında bırakmakla tehdit etti. Muazzam bir çaba ile uluslararası mühendis grupları yapının tamamını parçalara ayırıp daha yüksek bir yerde tekrar birleştirdiler. Hatta orijinali yerine yapay bir uçurum bile yaptılar.
Sayfa 39 - Ketebe·Kitabı okudu
Alıntı
Şimdiye kadar söylediklerimizi şöyle özetliyebiliriz: Devrik cümle, Türkçenin yapısında vardır. Devrik cümle de, düz cümle gibi, kendine özgü birtakım kuralara bağlıdır, kelimelerin gelişigüzel yer değiştirmesi demek değildir. Devrik cümle, bir düşünce ya da duyguyu daha belirli anlatmak gerektiği zaman kullanılır. Bu bakımdan, bir yazıyı baştan aşağı devrik cümle ile yazmak tabiîliğe aykırıdır. Yeni söyleyiş biçimleri bulmağa kalkışırsak, bunlar dilimizin ana kurallarıyle bağdaşabilmelidir. Yazılarımızda bu noktaları her an gözönünde bulundurmamız gerek. Bulundurmazsak ne olur?... Ne olacak? Devrik cümle kurayım derken Türkçeyi devirmiş oluruz... 1960
Sayfa 132 - Cevdet Kudret, Dilleri Var Bizim Dile Benzemez, Ank., 1966, s. 154-155
Protestantism also spread in Korea. In 1960 one in twenty Koreans identified as Protestant. By 2010 that number was one in four. In 2020 Korea was home to five of the world’s largest churches, the largest of which, Yoido Full Gospel Church, began in 1961 and was believed to have 800,000 members in 2018.