Cabir Özyıldız

Cabir Özyıldız
@1978li
Eski Zaman Türküsü
10/10
·101 syf.··
Beğendi
·
2025 58. kitabı
Babamın, ödeyemediği taksitlerin hayfını çiziktirdiği o satırlar arasında unutamadığım, her okuduğumda kalbimde hüzünlü kuşların kanat çırptığı bir mesel vardı. Bana göre, bütün pişmanlıklarını, hatalarını, gücünün yetmediği zamanları, elinden gelmezlikleri temize çektiği yer orasıydı. Gözyaşlarımın henüz koyulaşan sakalıma harf harf bulaşmasına sebep şey; anneme, onu unutmaması ve affetmesi için uzattığı unutmabeni çiçeği meseliydi. İnsan yapamadıklarının, yaşatamadıklarının özrünü, uzattığı tek bir çiçekte, upuzun bir cümleyi susar gibi söyleyebilir miydi? Kim bilir, belki söyleyebilirdi. Fakat o çiçeğin uzatılışının bir özür anlamına geldiğini annem hiçbir zaman bilmedi.   Bitişik nizam evlerin, portakal çiçeği kokulu, yoksul sokaklarında yürüyor Cabir Özyıldız. Bir dama çıkıyor gecenin sıcağında, kaderleri bir yoldaşların hayatına bakıyor. Sonra bir köprü altında, kimsesiz çocukların, binlerce kez yaşanmış hayatlarıyla bir çizik atıyor okurun ruhuna. Elinde bir alet çantasıyla bir eve girip derinlere kazınmış bir ismi çağırıyor. Öykülerinde, okura bir eski zaman türküsünün kâh hüznünü kâh burukluğunu kâh ince tebessümünü sunuyor. Yazar, ilk kitabı Eski Zaman Türküsü’nde, ustaca yansıttığı sahi evrenlerle birlikte, şairin "o kadar azız ki mutluluk bile bizden çok" mısrasına şerh düşercesine telafisi imkânsız şeylere, delişmen kelimelerle bir kördüğüm atıyor. Çözebilene aşk olsun. (Tanıtım bülteninden ) Cabir Özyıldız'ın on bir öyküden oluşan kitabını okumanızı öneririm. #cabirözyıldız #eskizamantürküsü #vacilandoyayınları #öyküokumayıseviyorum #öyküoku #öyküler #öyküokuyorum #öyküokumakgüzeldir #öykücüler #öyküokuru #öyküokurları #öyküokumak
Edebiyat
Eski Zaman TürküsüCabir Özyıldız · Vacilando Kitap · 202394 okunma
Reklam
İçinin dağınıklığını toparlamak istedi. Yekindi. Dağınıklığına güç yetiremedi.. vazgeçmeyip içinden otuz beşe kadar saydı, doğruldu
Edebiyat
Bu labirentten çıkmanın bir yolu olmalıydı. Önüne dikilen duvarları, yürüdüğü kaygan zemini düşündü. Kayması ya da kaybolması an meselesiydi. Bu kördüğümü kesecek tek şeyin kendi kılıcı olduğu geldi aklına. Büzüldüğü yerde kendine sarıldı.
Sayfa 18·Kitabı okudu
1000Kitap
Eski Zaman Türküsü
10/10
·101 syf.·
2024 96. kitabı
Deprem, benim gibi sadece yaşayanların anlayacağı türden bir acı olduğu için haliyle çok hassas ve kırılgan bir konu. Kim ne yazsa üzüntü, merak, korku ve heyecan dolu bir duygu harmanı içerisinde okuyorum yazılanları. Yazarın, depremle ilgili “Dünyanın Bütün Karıncaları” öyküsünü bir dergide okuduktan sonra, peş peşe diğer öykülerini de okumuştum. “Um Ul Bideyet” öyküsü ise Gassan Kanafani’nin “Güneşteki Adamlar” romanı tadında bir öyküydü. O kadar yalın, o kadar gerçek ki, elinizi uzatsanız dokunabilirsiniz… Yazarın mahareti tam da burada demiştim. Yazar sadece yazıp, hikayeyi ve okuru kaderine terk etmiyor. Zaman ve mekandan bağımsız olarak sizi hikayenin içine alıp, bir tanık haline getiriyor. Artık isteseniz de okuduklarınızı/hissettiklerinizi yok sayamıyorsunuz. İşte bundan dolayı bazı kitaplar için “yazıldı” ve “okundu” demek haksızlık gibi geliyor bana. Kitabın beni bana ne kadar anlattığına, okuduktan sonra bende nasıl bir etki ve tat bıraktığına bakarak değerlendiriyorum çoğunlukla. İşte, benim için kitap budur, diyorum o zaman. Cabir Özyıldız da Eski Zaman Türküsü ‘ünde sadece bir kitap yazmamış, yaşamış dedim. Öyle yazmış ki, sizi elinizden tutup Adananın en ücra köşelerini gezdiriyor. Yazmaktaki amacı, sadece yaşadıklarını paylaşmak değil diye düşünüyorum. Hayatın olağan akışı içinde yaşananlara, çoğu zaman yanı başımızda gerçekleşenlere, “bi dur hele, hayatın bir de bu yüzü var” demek istemiş zannımca. Tinercisinden ganyancısına, yoksulundan garibanına, köşede bucakta kalan, şu hayata tutunamayan ne kadar insan varsa bilcümle toplayıp önümüze sermiş. Bir cerrah hassaslığında ince ince kesip dikmiş. Alın bakın “Hepsi hayata dair” demek istemiş. Özellikle, “Üç Beş Taksit” öyküsü kendimle hesaplaştığım ve zaman zaman altında ezildiğimi hissettiğim bir yüktü. Hem
Edebiyat
Eski Zaman TürküsüCabir Özyıldız · Vacilando Kitap · 202394 okunma
Puan vermedi·101 syf.··
2023 158. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2023 12:00
Çok güzel bir kitaptı; düşkünler, aşağılanmışlar, fakirler, tutunamayanlar, sıradan insanlar... Yirmibirinci yüzyılın modernitesine o kadar kapılmışız ki böyle bir dünya olduğunu, böyle insanların da olabileceğini unutmuş gibiyiz. Oysa onlar kanlı canlı olanca talihsizlikleriyle varlar ve en az herkes kadar yaşamaya ve yaşamlarının anlatılmasına hakları var. Öyküler sıcacıktı, modern yaşamın soğukluğunu elinin tersiyle itmiş olması nedeniyle onlarla duygusal bir bağ kurabiliyorsunuz ki belki de bu bir kitap için en önde gelen kriter olmalı. Yıllar boyunca yukarıda saydığım tüm bu özellikleri taşıyan ve kısaca onlara şansız dediğim bu insanlar için ne yapılabilir diye merak etmişimdir. Bu yüzden kah dine sarıldım kah en hararetli tartışmalara giren bir solcu oldum. Yıllar geçti ve hayat koşuşturması yorgunluk derken bu kaygılar halının altına süpürüldü, şimdi tam olarak neye inanıyorum inanın onu ben de bilmiyorum. Cabir Özyıldız'a bu kaygıları böyle insanların da var olduğunu bana tekrar hatırlattığı için çok teşekkür ederim, oysa onlar gözümüzün önünde yanıbaşımızda sadece kendi hayatımıza dalmış ve tüm bu olanları kanıksamışız. Kitabı okurken aklıma çocukluğumuzun sıfıra vurulan saçları kalabalık sınıfları yada eski çizmelerimiz geldi. Yazarın betimlemeleri o kadar iyi ki sanki sıcak kalpli bir abiden tüm bu insanları dinliyorsunuz ve o abi' bak kardeş görmezden gelsek de böyle bir dünya da var ' der gibi. Cabir Özyıldız çok güzel bir kalem, kalemi daim olsun. İyi ki iyi insanlar var, iyi ki iyi yazarlar var.
Öykü
Eski Zaman TürküsüCabir Özyıldız · Vacilando Kitap · 202394 okunma