Çizgi romanlar da açıklama ister, önsöz ister, inceleme ister
Martin Mystere - Sayı 217 - Dört Boyutlu Fidye "Fantazmagori" (Mystère'in Gizemleri) köşesi, serinin yaratıcısı Alfredo Castelli tarafından her sayının arkasına eklenen özel bir entelektüel/kültürel genel kültür bölümüdür. Bu bölümün hazırlanmasındaki temel amaçlar şunlardır: 1. Maceralardaki Gerçek ve Kurgu Sınırını Netleştirmek: Martin Mystère maceraları doğası gereği mitoloji, dinler tarihi, arkeoloji, gizemli bilimler, komplo teorileri ve ezoterizmle iç içedir. Okuyucunun kafasında *"Hikayede anlatılan bu efsane, tarihsel kişilik ya da bilimsel veri gerçek mi, yoksa tamamen kurgu mu?"* sorusu uyanır. Fantazmagori köşesi, macerada adı geçen konuların ve kavramların tarihsel dokümantasyonunu, kaynaklarını ve bilimsel gerçekliğini okuyucuya sunar. 2. Kültürel ve Felsefi Derinlik Kazandırmak: Görsellerdeki örnekte de görüldüğü üzere (yaşlılık kavramının etimolojisi, kutsal kitaplardaki kronolojiler, asırlık insanların tarihsel kayıtları, Faust efsanesinin gerçek kökeni vb.), sadece basit bir çizgi roman okuma deneyiminin ötesine geçerek okuyucuya felsefi, sosyolojik ve antropolojik bir bakış açısı kazandırmayı hedefler. 3. Okuyucuyla Entelektüel Bir Bağ Kurmak: Alfredo Castelli, bu köşeyi adeta okuyucuyla sohbet ettiği kişisel bir kürsü olarak kullanır. Kendi düştüğü kavramsal yanılgıları (örneğin "yaşlı" yerine "yaşça büyük" kelimesini kullanarak siyasi doğruculuk tuzağına düşmesi gibi) samimi bir dille paylaşır. Bu durum, Martin Mystère'i sadece bir macera çizgi romanı olmaktan çıkarıp "akıllıca kurgulanmış bir kültür dergisi" formuna ulaştırır. Bir önceki sayı olan Martin Mystere - Sayı 216 - Slumberland'a Dönüş devamı olan bu sayının okunurluguna bir katkı sunması açısından bu bölümü burada paylaşmayı uygun gördüm. # YAŞLILARA YOL AÇIN: ZAMANIN,
Hayata Dair
`quentin tarantino` amerikan sinemasının en özgün ve etkili yönetmenlerinden biridir. kendine has tarzı, genellikle şiddetli, keskin diyaloglar ve pop kültürüne göndermelerle tanınır. film anlatılarını sıklıkla doğrusal olmayan bir şekilde kurar ve türler arasında geçiş yaparak, klasik sinemaya modern bir bakış açısı getirir. tarantino'nun filmleri, şiddetin estetik bir araç olarak kullanılması ve diyalogların ön planda olduğu, anlatıma dayalı bir sinema tarzı ile tanınır. sinemaya olan sevgisi ve tarihi sinemaya olan derin bağlılığı, onu çağdaş sinemanın en önemli figürlerinden biri haline getirmiştir. `quentin tarantino`'nun sinemadaki etkisi, özellikle sinematografik anlatım biçimleri, şiddetli ve stilize edilmiş aksiyon sahneleri, karmaşık diyalogları ve pop kültürüne yönelik bolca göndermesiyle kendini gösterir. tarantino, klasik sinema türlerine özgün bir bakış açısı getiren ve onları harmanlayan bir yönetmendir. işte tarantino'nun film kariyerinin bazı önemli yönleri: `tarantino'nun sinemaya katkıları: 1-sinemanın türler arası sınırları kaldırması`: tarantino'nun filmleri, birden fazla türü aynı yapıda harmanlamasıyla tanınır. pulp fiction'daki suç, dram ve komedi karışımı, kill bill'deki dövüş sahneleri ve batı, samuray, intikam temaları gibi örnekler, sinemada türler arası geçişin ne kadar etkili bir şekilde yapılabileceğini gösterir. 2- diyaloglar ve karakter gelişimi: tarantino'nun filmlerindeki diyaloglar, çoğu zaman filmdeki karakterlerin kişiliklerini, hikayeyi ve dünyayı anlatmak için bir araç olarak kullanılır. pulp fiction ve reservoir dogsgibi filmlerde, diyaloglar sık sık bir tür görsel sinema dışı anlatıma dönüşür, izleyicinin karakterlerle bağ kurmasına ve filmle etkileşime girmesine olanak tanır. 3- zamanın yeniden şekillendirilmesi:
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yönetmen tanıtımı quentin tarantino
`quentin tarantino` amerikan sinemasının en özgün ve etkili yönetmenlerinden biridir. kendine has tarzı, genellikle şiddetli, keskin diyaloglar ve pop kültürüne göndermelerle tanınır. film anlatılarını sıklıkla doğrusal olmayan bir şekilde kurar ve türler arasında geçiş yaparak, klasik sinemaya modern bir bakış açısı getirir. -`pulp fiction`(1994): tarantino'nun en ikonik yapımlarından biri olan pulp fiction, karmaşık anlatı yapısı ve unutulmaz diyaloglarıyla sinema dünyasında devrim yaratmıştır. film, cannes film festivali'nde altın palmiye ödülünü kazanmış ve kült bir klasik haline gelmiştir. appraf.com/title/movie/-748o -`kill bill vol. 1 & 2` (2003-2004): bu iki film, intikam, dövüş sahneleri ve batı kültürüne gönderme yapan bir tarzda birleşir. kill bill, özellikle stilize edilmiş aksiyon sahneleri ve çeşitli sinema türlerine olan göndermeleri ile dikkat çeker. appraf.com/title/movie/-8vnp appraf.com/title/movie/-bz6i - `inglourious basterds` (2009): ii. dünya savaşı'nın alternatif bir anlatımı olan bu film, tarihsel bir arka plana sahip olmasına rağmen, tarantino'nun alışılmadık hikaye anlatım tarzını yansıtır. film, christoph waltz'ın hans landa rolüyle oscar kazanmasını sağlamıştır. appraf.com/title/movie/-8vnp - `django unchained` (2012): bu film, kölelik, intikam ve adalet temalarını işleyen bir western yapımıdır ve tarantino'nun şiddet ve dramatik anlatım biçimini birleştirir. jamie foxx ve leonardo dicaprio'nun performansları övgü almıştır. appraf.com/title/movie/-7k9s `once upon a time in hollywood` (2019): 1960'lar hollywood'una dair nostaljik bir bakış açısı sunan bu film, gerçek yaşamda meydana gelen manson ailesi cinayetlerine göndermeler yaparak, hem bir zaman dilimini hem de sinemanın dönüm
Küresel Hegemonya Mühendisliği, Sermaye Transferleri
Türkiye’deki dönüşüm sadece dışarıdan üflenen bir rüzgarla olmadı; içerideki devasa fay hatlarının, sermaye el değiştirmelerinin, darbelerin ve sosyolojik hanedan savaşlarının bir sonucuydu. Özellikle İttihat ve Terakki’den bu yana ülkenin bürokratik, askeri ve ekonomik omurgasını oluşturan Rumeli/Yunanistan muhaciri seküler elit yapının, gücü ve sermayeyi Karadeniz ve Kafkas kökenli yeni muhafazakar/milliyetçi ağlara devretmesi, Türkiye'nin son 30 yılının en büyük dip akıntısıdır. Küresel Hegemonya Mühendisliği, Sermaye Transferleri ve Yüksek Entropili Türkiye Matrisi (1945 - 2026) I. Yapısal Hazırlık, Darbeler ve Parametrelerin Belirlenmesi (1945 - 1989) 1945 - 1952 (Çevreleme Stratejisi): İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD, SSCB’yi güneyden kuşatmak adına Müslüman coğrafyayı bir "jeopolitik baraj" olarak konumlandırdı. Türkiye, 1952’de NATO’ya alınarak bu barajın ileri karakolu yapıldı. 1960 ve 1971 Müdahaleleri (Sistemik Reset): İç dinamiklerin küresel takvimin dışına çıkma eğilimleri (Menderes'in son döneminde SSCB ile yakınlaşma arayışı ve 60'ların sonundaki sol toplumsal dalga), askeri müdahalelerle bastırıldı. Ordu, NATO eksenli statükonun koruyucusu olarak sistemi her defasında yeniden formatladı. 1977 - 1980 (Yeşil Kuşak ve Finansal Entegrasyon): Brzezinski’nin "Yeşil Kuşak" projesiyle, sol dalgayı bastıracak dini-muhafazakar bir bariyer inşa edilmeye başlandı. Bu sosyolojik dönüşüm, 24 Ocak 1980 Kararları ile ülkenin küresel finans kapitalizmine eklemlenmesiyle ekonomik tabana oturtuldu. 12 Eylül 1980 (Askeri Format): 24 Ocak kararlarının yaratacağı toplumsal ve sendikal direnç askeri cunta eliyle acımasızca bastırıldı. Paul Henze’nin Washington’a bildirdiği "Bizim çocuklar başardı" teyidi, yerel cuntanın küresel takvimle olan uyumunu belgeler niteliktedir.
Tarih
Sefertepe Sefertepe, Türkiye'de, Şanlıurfa ilinin Viranşehir ilçesi sınırları içinde yer alan bir arkeolojik sit alanıdır. Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem yerleşimi olan Sefertepe de bu arkeolojik kazı alanlarından biri olma özelliğini taşıyor. Sefertepe, Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesi, Eskikale ve Kırbalı mahalleleri sınırlarında, Şanlıurfa’nın 70 km doğusunda yer alıyor. Sefertepe'de kazı çalışmaları 2021 yılında başladı. Taş Tepeler arkeolojik bölgesinin bir parçasıdır. Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi (Taş Tepeler) kapsamında, İstanbul Üniversitesi Tarihöncesi Arkeolojisi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Emre Güldoğan’ın bilimsel danışmanlığında iki yıldır yürütülen Sefertepe kazılarında önemli bulgular ortaya çıkıyor. Şanlıurfa ilinde geçmiş yıllarda gerçekleştirilmiş önemli kazı çalışmaları var. Bunların yanı sıra 1995 yılında çalışmaları başlayan ve günümüzde de halen devam eden Göbeklitepe, bilim dünyasına Neolitik Dönem hakkında önemli veriler kazandırdı. Tüm bu veriler beraberinde yeni sorular da doğurdu. Taş Tepeler projesi içerisinde yer alan tüm arkeolojik kazı çalışmaları Neolitik Dönem’in anlaşılmasında önem teşkil ediyor.
Körfez monarşilerindeki o parıltılı gökdelenlerin ve devasa fonların arkasında aslında çok vahşi, her an her şeyin el değiştirebileceği, taht kavgalarıyla dolu tekinsiz bir iç dinamik var. Katar'ın modern vizyonunu başlatan Şeyh Hamad bin Halife Al Sani, 1995 yılında babası İsviçre'de tatildeyken kansız bir saray darbesiyle başa geçmişti. Onun oğlu, yani şu anki Şeyh Temim bin Hamad Al Sani (PSG'yi alan Katar Spor Yatırımları'nın arkasındaki asıl irade) de bu taht oyunlarının içinde büyüdü. Körfez'de bir darbe geleneği hep vardır. Ayrıca Katar, Suudi Arabistan ve BAE gibi devasa komşularının arasında her an yutulma tehlikesi olan küçük bir yarımada. Katar elitleri için Paris Saint-Germain'i (PSG) satın almak veya Dünya Kupası düzenlemek sadece bir prestij projesi değildi. Kendilerini Batı dünyasının (özellikle Fransa ve Avrupa elitlerinin) göbeğine öyle bir çaktılar ki, yarın bir gün aile içi bir darbe veya Suudi işgali tehlikesi belirdiğinde, Batı dünyasının Katar'ı kaderine terk etmesini imkansız hale getirdiler. Futbol, onlar için egemenlik sınırlarının Batı kamuoyundaki tescili oldu. Veliaht Prens Muhammed bin Selman (MBS), 2017 yılında aralarında ünlü milyarder El-Velid bin Talal'ın da bulunduğu yüzlerce kuzenini, prensi ve iş insanını Riyad'daki Ritz-Carlton oteline hapsetti. "Yolsuzlukla mücadele" adı altında bu elitlerin milyarlarca dolarlık nakit, hisse ve mülklerine el konuldu; güç tek bir odakta toplandı. Bu olay, Körfez'deki diğer tüm "ikincil" elitlere ve prenslere şu mesajı verdi: Ülke içindeki hiçbir servet güvende değil, kralın iki dudağı arasında. Dolayısıyla, Suudi Devlet Fonu (PIF) Newcastle United'ı satın alırken sadece devletin gücünü konsolide etmiyordu; aynı zamanda hanedanın içindeki farklı kliklerin ve sermayenin Batı hukuk sisteminin
1000Kitap