📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Benim boyuna ezilmiş tutkularımı o hiç bağışlatabilir mi, yoksulluk çağlarını ferah bir son için düzeltebilir mi, başarılı bir gün bizi yazgısal yeteneksizliğimizin ayıbı üstünde uyutabilir mi ?
Neden ayrı adlarla anılıyor ülkeler, neden günler yeni günleri izliyor ?
Neden koyu bir gece birikiyor ağızda ? Neden ölüler ? Nereden geliyorsun diye sorarsan, bölük pörçük kelimelerle konuşmak zorundayım, ağzı zehir gibi yakan araçlarla, çoğu çürümeye yüz tutmuş hayvanlarla ve avutamadığım yüreğimle.
Ahirete aşinaydı. Öte dünyayı çok severdi. Doksana yaklaşan yaşında değil, onu bildim bileli böyleydi. İçimizdeki, arkamızdaki koyu kalabalığa bakıyorum, şu binlerce korkunun içinden nasıl geçerek o ahiret sevgisini buldu şaşıyorum. İman, akıl, benlik, istikamet, israr ve ibadet.
Soren Kierkegaard, imanını kale edinen ve varoluşçuluk akımının kurucusu olarak kabul edilen isimdir.
Korku ve Titreme’yi yaklaşık 10 yıl önce okudum. O zamanlar tam olarak sindiremediğimi, kitabı tekrar inceleyip üzerine düşününce fark ettim.
Kitap, Hristiyanlık dini özelinde Hz. İbrahim’in, oğlu Hz. İshak’ı kurban etmesi olayını temele alarak etik-estetik ve dini varoluş aşamalarını işlemiştir. Teslimiyet kavramını alelade yaklaşımların ötesine taşıyan Kierkegaard, inancın ne demek olduğunu derinlemesine ele almıştır. İman etmenin sanıldığı gibi kolay olmadığını, en büyük ve zor olanın bunu başarmak olduğunu gözler önüne sermiştir. Düşünün ki, mutlak kabul ettiğiniz varlık sizden en değerlinizi istiyor ve siz tereddütsüz emrini yerine getirmek için hareket ediyorsunuz. İşte tam da bu noktada şunu anlatmak ister Kierkegaard:
Hz. İbrahim’in oğlunu kurban etmesini sadece akıl çerçevesinde değerlendirdiğimizde, yapılanın canice olduğunu düşünürüz ama inanç boyutuyla olayı ele aldığımızda, Hz. İbrahim’in yaptığının ne kadar erdemli bir atılım olduğunu ve bunu başaracak çok kişinin olmadığını fark ederiz. Ve anlarız ki, aslında en üst ve ulaşılması zor olan aşama, iman aşamasıdır.
Korku ve TitremeSoren Kierkegaard · Pharmakon Kitap · 20152,266 okunma