"Evet, işi gücü hẹp milletledir Gazi Paşamızın, Allah gücünü artıra... Milletin derdini düşünmekten ve de yarar dermanını aramaktan gözüne uyku mu girmektedir ki, başımı yastığa koyabilsin!
Gecenin bir vakti, seni sidik sıkıştırır, memişaneye giderken bakarsın ki, odasının ışığı yanmakta, bildiğin çobanyıldızı gibi...
Nöbetçiler, yaverler değişe değişe beklemekteyken candan usanır, Gazi Paşamız usanmaz. Yahu senin başında üstün müstün, müfettişin mi var ki çabalarsın?' desem...
"Şunun birazı da yarına kalsın, desem...
Biz yatmaktan usanırız da sen çabalamaktan bezmez misin? Arada bir yaverler kahve koşturur. Sorarım, 'N'apmakta gecenin bir vakti hey Allah? Buna can olup nasıl dayanır?' derim. Saraya ilk girdiğimizde, yalan mundar, günahını aldık Gazi Paşamızın az biraz...
'Avrat mavrat mı attı yukarıya, gizliden cümbüşlenmekte mi hey Koca Tanrı? dedik.
'Atar atar. Erkektir. Başkaca, paşadır. Hemi de sıradan askeriye paşası, başıbozuk paşası değil, vatan kurtarış bir paşadır, sıçramış Cumhurbaşkanlığı tahtına kurulmuştur ki, emrine yok yoktur!' dedik.
Meğerseme" okurmuş Gazi babamız ki, adam kaldıramaz irilikte kitapları devirerekten okurmuş...
Niyeti her bir kitaptan bir akıl alıp vatanı milleti kurtarmak... 'Yahu,' desem, 'vatan millet kurtarmaksa ancak olur. Bilmeyen mi kaldı? Çizmeleri çektin, kılıcı kuşandın. Kötü Yunan'ı teptin, bozdun; sürüp götürüp gavur İzmir'inden denize döktün. Ödevse yüz akıyla başarılmıştır. Sırayla desem, sıranı sen savuşturdun. Az biraz da başkaları çabalasın..!