Obsessed

Obsessed
Müthiş!!.. Atam sen ne güzel ne özel bir insansın♡
"Evet, işi gücü hẹp milletledir Gazi Paşamızın, Allah gücünü artıra... Milletin derdini düşünmekten ve de yarar dermanını aramaktan gözüne uyku mu girmektedir ki, başımı yastığa koyabilsin! Gecenin bir vakti, seni sidik sıkıştırır, memişaneye giderken bakarsın ki, odasının ışığı yanmakta, bildiğin çobanyıldızı gibi... Nöbetçiler, yaverler değişe değişe beklemekteyken candan usanır, Gazi Paşamız usanmaz. Yahu senin başında üstün müstün, müfettişin mi var ki çabalarsın?' desem... "Şunun birazı da yarına kalsın, desem... Biz yatmaktan usanırız da sen çabalamaktan bezmez misin? Arada bir yaverler kahve koşturur. Sorarım, 'N'apmakta gecenin bir vakti hey Allah? Buna can olup nasıl dayanır?' derim. Saraya ilk girdiğimizde, yalan mundar, günahını aldık Gazi Paşamızın az biraz... 'Avrat mavrat mı attı yukarıya, gizliden cümbüşlenmekte mi hey Koca Tanrı? dedik. 'Atar atar. Erkektir. Başkaca, paşadır. Hemi de sıradan askeriye paşası, başıbozuk paşası değil, vatan kurtarış bir paşadır, sıçramış Cumhurbaşkanlığı tahtına kurulmuştur ki, emrine yok yoktur!' dedik. Meğerseme" okurmuş Gazi babamız ki, adam kaldıramaz irilikte kitapları devirerekten okurmuş... Niyeti her bir kitaptan bir akıl alıp vatanı milleti kurtarmak... 'Yahu,' desem, 'vatan millet kurtarmaksa ancak olur. Bilmeyen mi kaldı? Çizmeleri çektin, kılıcı kuşandın. Kötü Yunan'ı teptin, bozdun; sürüp götürüp gavur İzmir'inden denize döktün. Ödevse yüz akıyla başarılmıştır. Sırayla desem, sıranı sen savuşturdun. Az biraz da başkaları çabalasın..!
Obsessed
Nöbetçiler, yaverler değişe değişe beklemekteyken candan usanır, Gazi Paşamız usanmaz. Yahu senin başında üstün müstün, müfettişin mi var ki çabalarsın?😊
Reklam
Her dönem tartışmalara sebep olmuş, şimdi de linç edilmeme sebep olabilir…
4/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2021 74. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2021 08:24
1923 yılında, edebi bir tetikçinin elinden çıktığına inandığım korkunç -sözümona- roman. Roman diyemiyorum çünkü daha önce çok fazla roman okudum. Metin, roman denilebilecek bir derinliğe ne edebi, ne de kuramsal açıdan sahip değil. Örneğin; Karakterlerin tamamı siyah yahut beyaz. Tek bir gri karakter yok. Edip’in propagandasını yaptığı çağdaş kadın her yönü ile iyi. Dindarlıkta da, insancıllıkta da, düşünce ve felsefesinde de en iyi o. Ancak bu kızın karşısına konumlandırdığı herkes katiyetle siyahlar, iğrençler. Ve bu iğrençliğin tamamı dindar, hacı, hoca, sarıklı, cüppeli, bıyıklı, sakallı, camii cemaatinden insanlardır. Hal böyle olunca edebi bir metinde olmaması gereken bu tezatlık bilinçli okura kitabın didaktikliğini hatta diktalığını ilk sayfalardan belli ediyor. Gerçeklikle kuvvetli doğal bağları olmadığı her halinden belli olan roman, kesinlikle gerçek okuyuculara göre değil. Tek gayesi rejimin kendisini aklamak olan eserin ilkokul seviyesinde okutulduğunu ve hatta ders kitaplarında olduğunu düşündükçe midem bulanıyor. Peçe üzerine açılan bir diyalogda; Simsiyah, çağın gerisinde kalmış hoca karakteri, peçesiz kadınların Allah’ın lanetini üzerlerine çektiklerini söylerken, onları kahpelikle yaftalıyor ve şeriatın gereği gibi taşlanması gerektiğini sürekli dile getiriyor. Bu kurmaca hacı-hoca tiplemesi yeşil çamın ve sonrasında modern medyanın defalarca kullanacağı tipin aynıdır. Düşünülmesi gerekir. Bu konuda detaylıca fikretmek zaruridir. Öyle ki, kitapta bu sözde dindar adam, sırf bu peçe takmayan kıza sinirinden, Yunan komutanına kendini satmaya çalışıyor. İşte bu da yine kötüyü kapkara tutma çabası ve o kötü imajlı hocayı okurun (ve filmlerde seyircinin) bilinçaltına işleme çabasıdır. Rejim (veya yazar) dini kendisi gibi ele almayan herkesi
Roman
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 201913,7bin okunma
Obsessed
Alakası yok. bunlardan daha gerçek olan şeyler günümüzde bile karşımıza çıkıyor. Ayan beyan ortada. Kimsenin bir şeyi karalamaya çalışmasına, dikta etmesine, kendini haklı çıkarmasına gerekte yok. Düşünen ve gören insanlar bunu kendi gözlemleriyle çok rahat bulabiliyor. Gerçek apaçık ortada… bunları inkar ederek gerçekleri sen ve senin gibiler saptırmaya çalışsa bile gerçeklerin bir gün su yüzüne çıkması gibi huyları vardır… onları gizleyemezsiniz. Bu döneme ışık tutan çok sayıda yazar var halide edip adıvar bunlardan biri… kemal tahir de aynı şekilde bahsediyor, hepsi kara bi siz mi ak ‘sınız.
8/10
·342 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2022 17:07
“Esir Şehir” serisinin ikinci kitabı olan “Esir Şehrin Mahpusları”, kahramanımız Kamil Bey’in hapishane yıllarını anlatıyor. Fonda, işgal altındaki İstanbul’da saray ve zengin çevresi işgalci devletlerle iyi -ve bol akçeli- ilişkiler kurmaya çalışır, Kuvayi Milliyeciler Anadolu’da “Sarı Paşa”nın ardında Yunanlılarla savaşırken, Kamil Bey ise halkı ile gerçek anlamda ilk kez -ve büyük bir hayretle- tanışıyor. Kemal Tahir’in halkı tanıma, anlama ve kelimelere dökerek aktarma gücü muazzam. Türk edebiyatının bu yönü ile en etkin kalemi hapishane anıları üzerinden sıradan halkı kana, cana bulayıp öyle bir anlatıyor ki, gözlerimiz ustalığından kamaşırken şaşkınlıktan da fal taşı gibi açılıyor. Zira aynı Kamil Bey gibi biz de acı ile farklı ediyoruz ki ne Kurtuluş mücadelesini doğru düzgün biliyoruz, ne de halkımızı tanıyoruz. Kamil Bey, okumuş yazmış ve bu sürede sıradan halktan ve belki de aile köklerinden uzaklaşmış aydın profilinin -bence biraz naif de olsa- güzel bir örneği sayılabilir. Yurtdışında okumuş, bir çok yabancı dil bilen -hatta ülkesinde bile yabancı dilde konuşmayı prestij sayan-, hizmetlileri hariç sıradan halkla hiç ilişkisi olmamış bir paşa çocuğu o. İyi eğitimli, dünya meseleleri hakkında bilgili, güzel sanatlardan anlayan, sosyetik ortamlarda nasıl davranılması gerektiğini iyi bilen, son derece efendi ve kibar biri. Ama aynı zamanda kendi servetini korumayı ya da memurluk harici bir iş yapıp hayatını kazanabilmeyi dahi beceremeyen bir şaşkın. Görünüşü karizmatik, kendi aciz bu Osmanlı aydınını Kemal Tahir -kendi hayatı ile paralellikler kurduğundan da olsa gerek- çok güzel betimliyor. Serinin bu ikinci romanı tümüyle Kamil Bey’in hapishane yaşamını anlatıyor. Romanın ilk kısmında bir yanlış anlaşılma sonucu sıradan halkın bulunduğu koğuşa düşen
Edebiyat
Esir Şehrin MahpusuKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20205,3bin okunma
Obsessed
Çok güzel özetlemişsiniz sağolun🙏