bizi tanıştırmadılar evet yalnızım
eş dost arasında büsbütün yalnız
aslında kararsızım dilim dolaşıyor
gözleriniz olmasa konuşamayacaktım
hep böyle cana yakın mı bakarsınız
hafif koyu kestane az yeşile çalıyor
...
...
nedir tren düdüklerinin çığlık çığlığa sorduğu
bir şehri terk ederken susmak bu kadar güç müdür
kadere dönüştüren nedir sıradan bir yolculuğu
yıllardan atillâ ilhan dokuz yüz kırk üç müdür
hani kurtalan treni'nde o kızın unutulduğu
yoksa bütün unutulanlar zaten ölmüş müdür
Her zaman ve her yerde ateşinizi canlı tutun. Bir anlığına, bir gün veya bir ay boyunca değil, daima parlayın; hem kendinizin hem de diğerlerinin ateşini yakın.
Herkes hayatın yükünden, ıstırabından ve kargaşası dan şikayet ediyor, ancak hiç kimse daha iyi hale getirmek için bir şey yapmak istemiyor. Sanki hepimiz hayatta dışarıdan bir tür izleyici gibiyiz ve her birimiz olan biten her şeyin yargıcı bizmişiz gibi davranıyoruz.