Arîn

10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2025 23:03
Kitabımız tecavüz suçlarini mağdurlar üzerinden değil de failin perspektifinden analiz ediyor. Çoğu zaman cinsel şiddet konuşulurken, mağdurun yaşadıklarına odaklanıyoruz ki bunu elbette küçümsemiyorum fakat sorunun ana kaynağına da inmek benim nezdimde çok değerli ve bu kitap farklı olarak, suçu işleyen biri ne düşünüyor? Bu zihniyeti besleyen şey ne? gibi rahatsız edici ama gerekli soruları soruyor. Ve maalesef mahkumların çoğu açıkça tecavüz ettiğini bile kabul etmiyor kendince gerekçelendirmeler normalleştirmeler yaratıyor . Mahkumun gerekçelendirmesi bir yana tecavüz gibi suçların kökeninin biogensel faktörlerde aranması gerektiğinin kabul edildiği zamanlar bile var. Tıbbi determinizmin riski de tam olarak burada doğuyor her suçu salt bir hastalık olarak gösterme potansiyeli. Öyleyse mahkumun kaderinde bu vardı doğduğunda suç geniyle doğmuştu onun elinde olan bir şey yoktu denilip bu kişi gayet de sorumlu tutulmayabilir . Elbette bu problem sadece ağır psikopatlık veya bireysel sapkınlık temelli değil toplumsal normlarla biçimleniyor . Özellikle geleneksel kültürlerde kadın itaat rolüne erkek ise otorite rolüne yönlendiriliyor , bu da ilişki olsun veya olmasın gücün tek taraflı olması, bazı erkeklerin beden ve irade üzerindeki kontrolü kendine hak olarak görmesine yol açabilir . İşte bu zihinsel yapı tecavüzün toplumsal zeminini oluşturuyor . Tecavüz sadece bir bedenin işgali değil bir insanın sesinin duygusunun iradesinin yok sayilmasidir .Kitabı tavsiye ediyorum kesinlikle , fakat istatistiki açidan verilen bilgilerin evrensel oluşuyla ilgili yorum yapamıyorum araştırma ABD cezaevlerinde yapılmış yani her toplumda bu sayılar geçerlidir diyemeyiz genel nüfus çıkarımı yapamicağımız gibi , üstelik kitabın yazıldığı dönem 2000lerden önce eski bir kitap oluşu
Cinsel Şiddeti AnlamakDiana Scully · Metis Yayıncılık · 2013448 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·112 syf.··
2024 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2024 17:02
Sıfır noktası neresidir ? Bir başlangıç mı yoksa son mu? Kim tarafından çizilmiştir bu sınır bu çizgi bu uçurum ? Kadınların değersiz fakat kullanışlı olduğu bir toplumda doğmak yaşamak ve buna inanarak ölmek. Kadını denetliyor , din adı altında sömürüyor ve iradesizleştiriyor bazı insanlar. Örneğin erkeğe sadık kalmaları için bir yol olan kadın sünneti , bu yöntem Afrika geleneğidir aslında ve  kadın zevk alırsa zina yapar anlayışıyla hareket edilmiştir böylece sadakati garanti altına almışlardır. Kadın bu şekilde iradesizleştiriliyor haram adı altında sonra da bedenini sınırsız bir şekilde erkeğin tasarrufuna açıyor . Kadın tarafından da içselleştirilen bu durum beraberinde namus kavramını getiriyor . Bazı toplumlarda sadece kadın için geçerli olan bir kavram çünkü erkeğin de namusunu kadın kazandırıyor. Erkek icat ediyor kadın köleliğe mahkûm ediliyor . Örneğin fahişelik , erkek icadı fakat saygın aile ve zengin erkeklerin baş düşmanıdır bir fahişe . Bir suçlu varsa o da fahişedir! onun bedenini satın almaya çalışan zenginler değil. Öldürülen bir kadının haberini gördüğünde bu kadın kuyruk sallamıştır düşüncesi kadar canımı acıtan bir şey yok . Hele de bunu söyleyen bir kadınsa... Ahlak kılıfına sokarak meşrulaştıramazsınız bir kadının ölümünü. Kavramlarla vuruyorlar kadınları özgürlük gibi kavramlarla. Böyle özgür olursunuz dedikten sonra o yoldan giden her kadına ahlaksız gözüyle bakılıyor. Veya aşk , sevgi adı altında ahlaki! sınırlar içerisinde bir obje bulmak . Firdevs'in bunu anladığı o an benim içim de burkulmuştu çünkü ondan sonra Firdevs değişti . Aşkın benliğini bulmasına neden olacağını düşünüyordu . Yalnız ona ait olan bir düşünce değil. Herkes gerçek aşk deyip durur nedir bu aşk bilmem ama basite indirgenmiş hâli dışında bir şey görmüyorum belki de
Kadın
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma
dad
8/10
·152 syf.··
2023 15. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2023 22:45
Adalet değilse nedir aradığın? Arayıp da bulmaya fırsatımız olmayan adalet . İster adaleti arayalım ister hakikati boş bir çabadır . Çünkü bulduğumuza inanıp her seferinde hakikat yalanlarının boşluğunda buluruz kendimizi . Her ne var ya da yoksa bizim biraz da mutlu olmamızı bekliyor , aramayın yaratın der gibi .. yarattıklarımızın da bi faydasını görmüyoruz, her biri kocaman çöplüklere dönüşüyor. Selahattin Demirtaş da toplumun oluşturduğu çöplüğü anlatmış ilk hikayesinde . Çöplük seçilmiştir çünkü her şey tüm çıplaklığıyla ortadadır. Her atığın ayni yerde bitmesi bir eşitliğin var olduğunu göstermez. O atıkların her biri aslında sınıfların var olduğunu bariz bir şekilde gösterir. Adaletin , hakikatin yokluğunu orada fark edebilirsiniz ... Yazar başarılı bir şekilde aşkın yıkıcılığını , pişmanlığı, farklı insanlardan farklı bakış acılarını sohbet eder gibi anlatmış. Özellikle kadın karakterlerin yazara kendi hikayelerini yazabileceklerini söylemesi erkeğin müdahale etmesinin bi gereği olmadığını anlatması çok hoştu. Kadınlara bir hayat borcunuz var , kadınlar babalarının desteğini isitiyor , kadınlar bekliyor ama nereye kadar ? Kadınlar mercimek tarlanız değildir ! Jina Mahsa Amini İranlı bir Kürt kadınıydı ... belki sürekli satır aralarında bir şeyler anlatmaya çalıştığına olan inancımdan dolayı okuyorum Selahattin Demirtaş 'ı :) Bilemiyorum artık.. Derya Asmîn Dîdem (DAD)
DadSelahattin Demirtaş · Dipnot Yayınları · 20232,526 okunma
8/10
·80 syf.··
2022 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2022 12:05
Asıl kötülüğün toplumsal gelenek ve kurguların olduğunu düşünen koyu bir anarşist ve ahbabının sohbetini okuyoruz kitapta . Kurgular neden kötüdür anarşiste göre? Çünkü doğal hakikatlerin üstüne çökerler. Doğal hakikatlerden kastımız doğal eşitsizlik vb. Anarşizmin doğal eşitsizliklerle alakası yok istediği şey ise özgür toplum . Toplumsal kurguları sadece toplumsal devrim yok edebilir. Bir kaç sermayedarı öldürmek yok etmez çünkü sermayeyi isteyebilecek bir sürü insan var . Mesele sermayeyi yok etmek . Anarşistin toplumsal kurgularla mücadele yönteminin-istifçilik ,vurgunculuk - zorunlu koştuğu şartlar yeni bir tiranlik yaratmadıysa da katkısı olduğunu görebiliriz. Herkes kendi kendini özgürleştirmelidir kimse kimseyi zorla özgürleştiremez böyle bir gücü olsa bile onların özgürlüğünü elinden almış olur . Ayrı ayrı yol al ve aynı noktada buluş kaybedilenler generalin suçu değildir. Bankerlik tek anarşist eylem değildir. Çünkü bankerin eylemleri bankeri ezecek . Yeni bir tiranlık yaratılacak belki de :) iyi okumalar .
Anarşist BankerFernando Pessoa · Can Yayınları · 20062,006 okunma
Min çend guhertin çêkir :))
10/10
·725 syf.··
Beğendi
·
2022 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2022 22:00
Ev çîrok di nava xelkêda tê gotin . Hozanê mezin Ehmedê Xanî jî vê pirtûkê sala 1695'an temam kirîye . Nav welatê me de pir tê naskirin . Lê ji ber ku pirtûk bi herfên erebî hatiye nivîsandin kes nikare bixwîne . Lê niha ? Kes dîsa naxwîne ... Xanî di vê pirtûkêda qala evîna Mem û Zîn dike. Ma kî evîna Mem û Zînê naxwaze? dibe ku hûn nexwazin ... Dema ku pdf ya vê pirtûkê dixwend, min dît ku hin rêz tunebû . --Beşa "" Derdê me ""-- Em dikarin texmîn bikin çima ! Hozan ji tirka û farsî re dibêje Namerd û kûnd . Kêfa min hat. :)) û min nû fêm kir ku Mem û Zîn kî ne ! ... Gelek ji şêwaza Ehmedê Xanî hez kir . Ev çîrok ji me re diyariyek mezin e. Bi Kurdî bixwîne ; Bi Kurdî bifikire ;Bi Kurdî bijî .
Kurdî
Mem û ZînEhmedê Xanî · Avesta Yayınları · 20132,703 okunma