Yalnızlık hiçbir zaman sizinle birlikte değildir; her zaman sizsizdir, ancak çevrenizde bir yabancı varken olanaklıdır: yer ya da kişi, ne olursa olsun, sizi tümüyle görmezden gelen, sizin de onu tümüyle görmezden geldiğiniz bir yabancı; öyle ki isteminizle duygunuz kaygılı bir belirsizlik içinde yitik, asılı kalır; sizinle ilgili her doğrulama durduğu için, bilincinizin özdenliği de durur. Gerçek yalnızlık, kendi başına yaşayan, sizin için ne izi ne de sesi olan, böylece de yabancının siz olduğu bir yerdedir.
Böyle yalnız olmak istiyordum ben. Kendimsiz. Demek istediğim, daha önce tanıdığım ya da tanıdığımı sandığım kendimsiz.
Aşk, teslim olmaktır. Teslimiyet ne kadar büyükse, aşk da o kadar büyüktür. Ama tam teslimiyet, aynı zamanda, ötekine ilişkin bilinci de teslim etmek demektir. Bu nedenle en büyük aşk ölümdür ya da unutuş veya vazgeçiştir - aşkın kendisini emen tüm aşklar.