Cemal th.

Cemal th.
@1_Kardelen
Psychologist, Advanced Coaching
MSc in Psychology
21 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·208 syf.··
2025 15. kitabı
Yalom’un kaleme aldığı ve psikoterapi seanslarından yola çıkarak oluşturduğu etkileyici anlatılardan biri. Kitap, insan ruhunun kırılganlığını, derin arzularını, korkularını ve çelişkilerini yalın ama sarsıcı bir dille ortaya koyuyor. Her bir bölümde farklı bir danışanın hikâyesiyle karşılaşıyoruz; ama asıl dikkat çeken, bu öykülerin sadece danışanlara değil, terapiste — yani Yalom’un kendisine — de ayna tutması. Yalom, psikoterapiyi sadece bir "iyileştirme" süreci olarak değil, iki insanın birlikte geliştiği bir yolculuk olarak sunuyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca psikolojiyle ilgilenenler için değil, insan doğasını ve ilişkileri anlamaya çalışan herkes için kıymetli bir kaynak niteliğinde. Terapist ve danışan arasındaki sınırların yer yer silikleştiği, içtenliğin profesyonelliği gölgelemeden var olabildiği bir alan açıyor okura. Günübirlik Hayatlar, gündelik hayatın sıradan görünen ama aslında bastırılmış duygularla, geçmiş travmalarla ve anlam arayışıyla örülü katmanlarını açığa çıkarıyor. Yalom’un dürüstlüğü ve insana duyduğu derin saygı, kitabı yalnızca bir kurgu ya da vaka derlemesi olmaktan çıkarıp içsel bir farkındalık yolculuğuna dönüştürüyor. Her bir hikâye, okuru kendisiyle baş başa bırakıyor.
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ay ve Güneş
Puan vermedi·420 syf.··
2025 14. kitabı
Elif Şafak sadece bir hikâye anlatmaz; okuyucuyu kendi iç dünyasına doğru, sessiz ama sarsıcı bir yolculuğa çıkarır. Kitap, Amerika’da yaşayan Ella’nın yaşamındaki boşlukla başlar, ama bu boşluk zamanla yalnızca onun değil, birçok insanın taşıdığı içsel eksikliğe dönüşür. Bir yandan modern, düzenli, dışarıdan sorunsuz görünen bir hayatın içinde savrulan Ella’nın hikâyesini okurken, diğer yandan 13. yüzyılda Rumi ile Şems’in dünyasına girersiniz. Roman, aşkı klişe romantik bir duygudan çıkarıp insanı dönüştüren, büyüten ve çoğu zaman da rahatsız eden bir güce dönüştürür. Şems’in gelişiyle birlikte Rumi'nin içsel uyanışı, aslında herkesin içinde kıvılcım bekleyen bir dönüşümün sembolüdür. Ella’nın, okuduğu metinlerle değişen bakışı da bu dönüşümün günümüzdeki karşılığı gibi. Bu kitapta aşk; karşı cinsle yaşanan bir bağdan çok daha fazlasıdır. Kimi zaman kendini bulmak, kimi zaman da kendinden vazgeçmek demektir.
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,6bin okunma
Vicdan aynam
Puan vermedi·240 syf.··
2025 13. kitabı
Sade bir çocuk romanı gibi görünse de, büyüdükçe insanın içini daha çok sızlatan, anlamı derinleşen bir eserdir. Benim için de yalnızca bir hikâye değil; sadakat, cesaret ve masumiyetin ne denli kıymetli olduğunu hatırlatan bir yansımadır. Ferenc Molnár’ın anlattığı çocuklar, gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz türden değilmiş gibi gelir başta. Ama sayfalar ilerledikçe onların içtenliği, arkadaşlığı sahiplenişi, küçük dünyalarında kurdukları düzen okuyucunun kalbine dokunur. En çok da Nemecsek karakteriyle… Onun sessiz fedakârlığı, haksızlıklara rağmen dimdik duruşu, dışlanmışken bile grubuna olan bağlılığı insanı hem utandırır hem duygulandırır. Bu kitap, çocukların oyunu gibi görünen bir dünyanın aslında ne kadar ciddi, ne kadar insanca olduğunu gösterir. Büyüklere ait kavramlar olan onur, vefa, sadakat gibi değerlerin, bir çocuğun yüreğinde nasıl yaşadığını Nemecsek’le görürüz. Pal Sokağı Çocukları, benim için sadece bir kitap değil; büyürken yanımda taşıdığım bir vicdan aynası gibi. Her okuduğumda içimde bir yerlere dokunur ve “bazı şeyler küçük yaşta öğrenilir ve hiç unutulmaz” dedirtir.
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
Değerli olanı fark et..
Puan vermedi·230 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
kişisel gelişim kalıplarının ötesine geçerek, okuyucuyu kendi iç dünyasına yönelten bir anlatıya sahiptir. Başarılı bir avukat olan Julian’ın geçirdiği krizle birlikte hayatını sorgulaması, aslında günümüz insanının yaşadığı boşluk hissinin bir yansıması gibidir. Kariyer, para, statü gibi dışsal unsurların ardına gizlenmiş tatminsizlik, kitabın temel duygusunu oluşturur. Roman boyunca sunulan öğretiler, yalnızca “nasıl daha iyi olunur” sorusuna yanıt vermeye çalışmaz; aynı zamanda insanın özüne dönmesi gerektiğini hatırlatır. Sharma’nın dili sade olsa da, vermek istediği mesajlar derindir. Zamanı bilinçli yaşamak, zihni arındırmak, küçük alışkanlıklarla büyük dönüşümler başlatmak gibi temalar, okuyucunun kendi yaşamına dair sorular sormasını sağlar. Kitap boyunca hissedilen şey, bir bilgelik yolculuğundan çok bir uyanıştır. Yavaş yavaş değil, fark ederek; sessizce değil, cesaretle dönüşmenin mümkün olduğunu gösterir. Aslında yazar, bir hayatın Ferrari ile değil, farkındalıkla ne kadar değerli olabileceğini anlatır. Bu yönüyle kitap, yüzeysel çözümlerden uzak durup okuyucusunu samimi bir içsel hesaplaşmaya çağırır.
Ferrari'sini Satan BilgeRobin Sharma · Pegasus Yayınları · 201223,7bin okunma
Taklit mi ediyoruz?
Puan vermedi·382 syf.··
2025 11. kitabı
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ironik ve derin anlatımıyla, bireyin iç dünyasını, toplumun dönüşüm sancılarını ve modernleşmenin getirdiği kimlik karmaşasını ele alır. Romanın ana karakteri Hayri İrdal üzerinden, hem bireysel hem toplumsal bir eleştiri yapılır. Hayri’nin hayatı boyunca yönlendirilmeye açık, iç tutarlılığı zayıf ve sürekli bir arayış içinde olması, aslında dönemin insanının içsel çelişkilerini temsil eder. Kitap, yüzeyde absürt ve mizahi bir kurguya sahip gibi görünse de, altında oldukça ciddi sorular barındırır: Birey ne zaman kendisi olur? Toplum ne zaman gerçekten değişir? Taklit mi ediyoruz, yoksa dönüşüyor muyuz? Bu soruların peşinden giderken Tanpınar, sadece karakterlerin değil, bir milletin zihinsel evrimini resmeder. Saatleri Ayarlama Enstitüsü, zaman, düzen, değişim ve kimlik gibi kavramları sorgulayan, ironiyle derinliği harmanlayan bir eserdir. Ne tam geçmişe ait ne de bütünüyle modern; arada kalmış, yönünü bulmakta zorlanan bir toplumun aynası gibidir.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma