Puan vermedi·56 syf.·
2020 648. kitabı
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi artık bir çok okur tarafından bilinen, kitap okumayanların bile filminden dolayı haberdar oldukları bir eser sanırım. Eser, yaşlı bir insan olarak dünyaya gelen Benjamin'in yıllar geçtikçe gençleşmesini konu ediniyor. Bu farklı durum sadece fiziksel olarak değil zihinsel olarak da yaşanmaktadır. Yani ömrünün sonuna geldiğinde bir bebek gibi her şeyden habersiz ve bakıma muhtaç bir haldedir. Bir bakıma tersten yaşanan bir hayat söz konusudur. Hikayenin orjinal bir konusu var, böyle bir şey düşünebilmek bile bana ilgi çekici geliyor. Fakat kahramanın hayat hikayesi anlatılırken, dönemler arasında çok hızlı geçişler yapılmış. Kitap zaten minicik, 1 saat içirisinde bitecek bir kitap ama hayatının dönemleri daha derinlemesine anlatılsaydı benim için daha güzel olurdu sanki. Her şeye rağmen okuru yormayan, gayet anlaşılır ve sade bir dille kaleme alınmış, kısa zaman içerisinde bitirebilecek güzel bir hikaye olmasıyla da özellikle okuma konusunda zor dönemler geçiren okurlar için iyi bir seçenek olduğunu söyleyebilirim. Okumayı düşünen herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Benjamin Button'ın Tuhaf HikayesiF. Scott Fitzgerald · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202027,9bin okunma
8/10
·112 syf.··
2026 48. kitabı
BAYILDIM. kısa bir hikayeydi ama gayet giriş gelişme sonuçlu diğer marvel çizgiromanları gibi sonu garip bitmiyo tam bir hikaye gibi bitiyor. Aksiyonu çook yeterliydi onu da çok sevdim tek kötü özelliği az karakter barındırması onun dışında tamamen yeterli bi çizgiroman.
Avengers 3: Vampirler SavaşıJason Aaron · Gerekli Şeyler · 018 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi
2 gün içinde bitirdiğim bir kitap. Tanrısal bakış açısıyla yazılmış, fazlasıyla ve yerinde kullanılan betimlemelerle daha da içine çekiyor. Zevkle okudum, eğer fazla sanatlı ve ağır dillerden hoşlanmıyorsanız okuyabilirsiniz. Orijinal haline göre yine sadeleştirildiğini düşünüyorum. Bir kaç terim dışında gayet anlaşılır, sürükleyici bir kitap.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,9bin okunma
BRONZ TAMAMLANDI
8/10
·560 syf.··
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:55
Kitaba geçen ay başladım. Final kitabı yakın olduğu için. Yazarın kalemi ile tanışma kitabım olmuştu. Gayet akıcı ve ilginç bir kartlar dünyası okuduk. Çıkarları için çocuk ve gençlerin hayallerini umutlarını kullanan bir dünyaya karşı gelen karakterlerin hikayelerini okuduk. Karakterlerini sevdim düşmanlar gerçekten nefret ettirdi dostlar içimizi ısıttı. 6 kitaplık seride tanıdıklarımızı savaş da kaybettik. Çok üzücü idi. Seride sadece merak ettiğim Zorlu ve Verda ilişkisi oldu. Keşke yazar Yasmin Sanaç gibi onlara da yer verse idi dedim. Zorlu çok sessiz onun hikayesini ondan okumayı da isterdim. BRONZ serisine veda ettik. Ama sanırım ARKANA'ya değil. Kurşun Asker ve Balerin bakalım nasıl olacak. Bronz 6
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202679 okunma
Heyyttt,var mı bana yan bakan :))))
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
SAYILI FIRTINALAR "Eski İstanbul Kabadayıları" REFİ CEVAD ULUNAY Sayılı Fırtınalar Refi Cevad Ulunay'ın Türk edebiyatında ve yakın tarih kitaplığında çok özel bir yere sahip olan, adeta bir "İstanbul folkloru" belgeseli niteliğindeki eseridir. Kitap, tarih kitabı ile roman arasında durur. Olayların önemli bir kısmı hakiki kişiler ve vakalardan beslenir; ancak Ulunay bunları roman tekniğiyle anlatır. Bu yüzden eser, tarihçiler tarafından tek başına belge olarak değil, dönemin sosyal hayatını anlamaya yardımcı bir tanıklık metni olarak değerlendirilir. Bir nostalji sever olarak, eserdeki İstanbul'un mekan hafızası beni en çok etkileyen yönlerden biri oldu.Kahvehaneler, meyhaneler, Direklerarası, arka sokaklar, tulumbacılar, zaptiyeler... Bugün büyük ölçüde kaybolmuş bir şehir kültürü adeta canlı bir dekor gibi anlatılırken ben de adeta içinde yaşadım. ***** Ulunay, bu kitapta Osmanlı'nın son dönemindeki İstanbul kabadayılık müessesesini anlatır.Yazarın bizzat şahit olduğu, dinlediği ya da içinde bulunduğu eski İstanbul sokaklarının yazılı olmayan kanunlarını kayda geçirir. Zincirleme bir hikaye anlatımıyla Abdülhamid döneminin son yılları ile Meşrutiyet İstanbul'unun yeraltı dünyasını ve sosyal hayatını resmeder. Sayılı Fırtınalar, bugün tamamen yok olmuş bir İstanbul alt kültürünü, o kültürün kendine has kodlarını ve insan tiplerini birer belge gibi günümüze taşıyan emsalsiz bir kaynaktır. Üsküdar'da sahafın vitrinde görüp hemen alıp keyifle okuduğum bir eserdir. Yeni basımı var mı bilmiyorum. Merak edersiniz sahaflardan temin edebilirsiniz. Gelelim esere... Kitap, önce kabadayılık, racon gibi kavramları açıklayarak başlıyor. Ardından anlatı, dönemin ünlü kabadayılarından Arap Abdullah'ın karıştığı 'Direklerarası Cinayeti' ile devam ediyor. (Güzel
Tarih
Sayılı FırtınalarRefi Cevad Ulunay · Bolayır Yayınevi · 197361 okunma
10/10
·144 syf.··
2026 101. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 22:28
Aslında bu kitabı okuma sebebim sırf mitoloji merakım değildi. Özellikle Roma-Yunan mitolojisinden gına geldiği için uzun zamandır ilgimi çeken kitap olmamıştı. Kitabın ebatını gördüğümde mitolojide temel giriş gibi göründü gözüme. Ancak kitabın isminin sadece Eros oluşu ve geçmişten günümüze sevme sanatı notu, bana farklı bir bakış olduğunu Düşündürdü. Neyse ki yanılmamışım. Başlangıcı okuduğumda, yani evrenin düzenini, aklımdaki düşünceleri yazarın çok güzel bir şekilde ifade ettiğini okumak beni memnun etti. Aslında tamamen mitoloji diyemeyiz bu kitaba hayır. Burada bir felsefik düşünce ve bu düşünceyi gayet anlaşılır biçimde bir anlatı mevcut. Mitoloji ise bir bahane, anlamak için bir bahane. Sevginin başlangıcı ne olabilir? Nasıl severiz? Başta güzelliği severiz. Sonra güzelliğin altındaki ruha bakmayı keşfederiz. Buna ister karakter deyin ister huy su. Peki sevgiyi ayakta tutan güzellik midir yoksa ruh mu? Evreni dengede tutan da sevgi değil mi aslında? Buna sadece bir kadın ve erkeğin birbirini sevmesi olarak düşünmeyin. Sevmeye bir de Eros kitabından bakın bence. O zaman bana hak vereceksiniz. İtiraf etmem gerekirse hiç bu kadar hoş bir şekilde okumamıştım. Bazı hususların bu kadar derin olduğunun farkına varmamıştım. Ve bu çok hoşuma gitti. O yüzden Epope dehşet ve ibretle tavsiye ediyor!
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202613 okunma