İnsan, ruhunu özgürleştirmeyen, kendisine bir ifade imkanı sunmayan, kendisini gerçekleştiremediği işlerle tatmin bulmuyor. Ruh istiyor ki kendi hikayelerini anlatabilsin…
Hz. Ömer'in (ra) sözü aklımıza geliyor: “Başıma bir iş geldiğinde üç şeyden dolayı sevinirim. Birinci- si, demek Allah beni unutmamış, benimle hâlen ticaret yapıyor. İkincisi, bundan daha şiddetlisi başıma ge- lebilirdi. Üçüncüsü, her bela ve musibetten sonra bir rahmet gelir. Demek ki arkası bundan hayırlı olacak.
Anneler olarak dünya uğruna çok yorulduk ancak unutmayalım ki maneviyatına sahip olmadığımız her şeyin maddiyatı da elimizden alınır. Kaybettiğimiz pek çok şey gibi Kur'an da hayatımızdan çekip gitmeden, onun için yorulalım. İçinde Kur'an okunmayan evde, rafta tozlanmaya terkedilmiş bir Kur'an'a bakarak, “Kur'an vardır” diyebilir miyiz? Dünyada yorulup, kabirde istirahat edip, cennette zevk-ü sefa edebilmek duasıyla.
"Derdin kendindendir bilmiyorsun, derman yine sendedir görmüyorsun. Koskoca âlem içine yerleştirilmiş, sen kendini hâlâ küçük bir şey mi zannediyorsun?”
Mevlana