Bazı kitaplar vardır; kapağını kapattığınızda hikâye bitmez, içinizde yaşamaya devam eder. Zülfü Livaneli’nin Kardeşimin Hikâyesi tam da böyle bir roman. Rüzgârlı bir kıyıda, yalnızlığın sessizliğine sığınmış bir adamın kapısını çalar bu hikâye. İlk sayfalarda bir cinayet romanı gibi görünür; fakat ilerledikçe insan ruhunun en derin odalarına açılan bir yolculuğa dönüşür. Her satırda biraz hüzün, biraz sır ve çokça insanlık taşır. Kardeşimin Hikâyesi, beklenmedik sürprizleriyle şaşırtan, duygusal derinliğiyle sarsan ve son sayfasında uzun süre susup düşünmenize neden olan bir roman. Eğer edebiyatın, insan ruhunun karanlık ve aydınlık yanlarını aynı anda gösterebildiği metinleri seviyorsanız, bu hikâye sizi de kendi sessiz kıyısına davet ediyor.