Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İslam Hastanesi'nde hazık tabip Resulullah 'a ﷺ teslim olup O'nun ﷺ Kur'an-ı hakim vasıtasıyla vereceği reçetelerdeki müessir ilaçlara devam ve sebat etmedikçe ruhen sıhhat bulmamıza imkan yoktur..
• Her türlü şüphe ve tereddütten uzak delil ve hüccetleri kavi, volkanları andıran bir iman ve itikada sahip olmak ..Ki bu iman ,sahibini mahluka yüzsuyu dökmekten ,aciz ve mürüvvetsiz insanlara arzı ihtiyaç etmekten ,fani ve muvakkat menfaatler yoluna mukaddesatını feda etmekten ve alemlerin aziz ve muktedir yaratıcısı varken fanilere tapmaktan sahibini alı koysun.
• Halis bir niyete ve temiz bir kalbe sahip olup yaptığı bütün amel ve hizmetlerini mahza Allah için yapmak .Her işinde ve bütün ahvalinde Hakk'a teslim olup istikametten ayrılmamaktır.
• Din ilmini bilmek bilmiyorsa öğrenmeye gayret etmek ,bildiğiyle amel edip amelinde devam ve sebat göstermektir. Üzerine lazım yapılması gereken bir işi yarına bırakmamak da bunlar içindedir.
• Allahu Teala Hazretlerinin farz olarak emir buyurduğu ibadetleri huzur ve huşu ile eda edip Rasulullah'ın ﷺ devam ettiği nafile ibadetleri ifaya çalışmaktır . Farzlar Rabbimize mutlak borcumuz, nafilelerse Ona kurbiyette ve Onun rahmet ve muhabbetine vesile olur.
• İlmiyle amil alimlerle edepte, Rasulullah ﷺ 'a tam uyumuş kamil kimselerle beraber bulunmak, ehli fazileti dost edinmek Hak dostlarını sevmek ve hakikat düşmanlarını sevmemek ve tutmamaktır
• Bilgili ve fakat amelsiz çok şeye bakıp ama sözüyle işi birbirine uymayan edepsiz yolunu şaşırmış mücrimlerden son derece uzak olmaktır .
• Maddi ve manevi bütün iş ve amellerden hizmet ve ibadetlerden tek gayenin yalnız ve yalnız Allah rızası olduğunu bilmektir. Bu umde işin hem önü ve hem de sonudur yapılan her şey bununla ölçülür.
Her şeyden önce şunu ifade etmeliyiz ki, bir muhitte ilmin vücud bulabilmesi iki şarta bağlıdır: Bunlar, "an'ane" ile "sükûnet" ve "istikrar"dır.Gerçekten an'anesiz ilim olmaz. Zira her ilmî başarı veya seviye, daha önceki nesillere aid bir "ilim mîrâsı" sayesinde gerçekleşebilir. Hâl böyleyken, ülkemizde yüzyılı aşkın bir zamandan beri, ilim, fesad ile mâlül kılınmış ve onun müstakar an'ane ve müesseseleri düşman vicdanlarının bile tasvib etmeyeceği bir tarzda tahrip olunmuştur. İlim iktisabı için gerekli olan ikinci şart ise, "sükûnet" ve "istikrar"dır. Tanzimatla başlayan içtimâî sapma ve sapıtma hareketi, gitgide o ölçüde acı meyvalar vermeye başlamıştır ki, bugün sath-ı vatan âdeta mütemâdî bir zelzeleye mâruz gibidir. Bâtıl ve materyalist telâkkiler ile onların mahsulü olan kıymet hükümlerinin revaç bulduğu cemiyetimizde en fârik vasıf, gerçek ilme rağbetsizliktir. Hele ilim nâmına güdümlü tellâllığı yapılan sapık fikirlerin anaforu!.. Asıl tehlike, çölde serap gibi ilim zannedilen ve kitaplardan televizyonlara kadar her vasıta ile revaç verilen binbir sapıklıktır..