winebeer

winebeer
@1dilbeer
Lisans
21 Ekim
11 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yoruldum; anlaşılmamaktan, buna rağmen anlatma çabasından, çok şeye uğraşıp sonuç alamamaktan. Öyle bir yere geldim ki umurumda olan şeyleri bile umursayamıyorum.
İnsan ve Duygular
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şaziment bugün Kadınlar Günü’ymüş
Özel günleri sevemiyorum, sevemedim, sevemeyeceğim. Çünkü hep o günün önceki günlerini getirir aklıma. Kadınlık gibi bir mucizenin ev sahibi olan bir vücudun; ezileşi, bastırılışı, yok sayılaşı,küçük görülüşü, terk edilişi, çelme takılışı,…yıkık bir viraneye çevrilişi geliyor aklıma. Kadın bir toplumdur… Çünkü; abla, evlat,kardeş, dost, komşu, öğretmen, avukat, doktor, bilim insanı, yazar, şair en önemlisi “annedir”. Bir kadın bir toplumun resmidir. Kadın bırakın çiçek olsun açsın yüreğinizde, yuvanızda, iş yerinizde. Canını yaktığınız her kadın yıkılan bir toplumdur! Çünkü o bir anne geleceğimize uzanan köprünün mimarıdır. Annelerini yok saydığınız sesini duymazdan geldiğiniz annenin, sesini hiç çıkaramayan çıkarsa bile sesinin arkasında duramayan kızlarına da kötülük ediyorsunuz. Adil olun, sırf bacağınızın arasındaki organınız bizden farklı diye adamlığı; kadına tecavüzde,dövmede, yok saymakta, o başkalarının ayakları altında ezilirken sessiz kalmakta aramayın. Bir kadını illa boğazına basarak, bıçaklayarak, iki kurşunu sıkarak değil onu yok sayarak da öldürürsünüz. Kadınlar güzel yaşamayı hak ediyor. Biz sizden hak istemiyoruz bizim zaten var olanımızı elimizden almayın yeter!! Şefkatiyle, vicdanıyla, fikriyle, elleriyle, rahmiyle bu topluma can veren bütün kadınlarımızın Kadınlar Günü’nü kutluyorum.🤍💐 Sevgi ve saygılarımla … Piraye 🍂
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
... Kendimi asla alçaltmayacak ve alçalmayacaktım; kendimi bir daha asla suçlamayacak ve suçlu hissetmeyecektim; bir daha yitirmekten acı duyacak kadar sevmeyecektim kimseyi.
İletişim Yayınları, epub
Edebiyat
Doğuştan gelen bir kusurumuz var; hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimizi sanıyoruz. Bu kusurumuzu gidermedikçe, dünya gözümüze çelişkilerle dolu bir yer görünecektir. Çünkü her adımımızda, ister büyük ister küçük bir şey yapmış olalım, dünyanın ve insan hayatının, mutlu bir yaşam sürdürmeye olanak verecek biçimde tasarlanmadığını anlayacağız. İşte bu yüzden bütün yaşlıların yüzlerinde aynı ifadeyi, yani düş kırıklığını görmek mümkündür.”
1000Kitap
Dostoyevski, sevmeyi şöyle tanımlamış: "Sevmek, güzel birinde aşkı aramak değil, o kişide bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında kendini bulmaktır."