- Geçmişim ne olacak?
- Leylaklarınız gibi solup gidecek! Birçok şey öğrendiniz, onları yaşamak için kullanabilirsiniz artık. Hayat yeniden başlyor: Geleceğinizi bana verin ve başka bir sey düşünmeyin. Ben her șeyi üzerime alıyorum.
Her şeyi bir zorunluluk olarak görmüyor , hayata daha derinden bağlanıyordu. Fikirler, gördüler, olaylar hafızasının arşivlerinde sessizce birikmiyor, geçen her günü parlak bir renge boyuyordu .
Kendimizi ve çevremizi anlayamamanın getirdiği ürküntü dış dünyanın tehlikeli bir alan olarak algılanmasına neden olur.Böyle bir durum, davranışımızı tehlikelere karşı savunmaya yönelik bir biçimde düzenlememize ve enerjimizin çoğunu bu doğrultuda tüketmemize neden olacağından, gerçeklerimizi algılamamızı ve kendimizi yaşayabilmemizi engeller. Çünkü, insanın kendi içinde ürettiği kargaşa dış dünyadaki gerçek tehlikelerden çok daha ürkütücüdür.
Gelenekler ve töreler insana koruyucu bir ortam sağlar, ama onun toplum içinde farklılaşmasını ve kişiliğine yeni boyutlar katabilmesini de önemli ölçüde kısıtlar."