Bu yazı ilk defa 18 Şubat 2022 tarihinde normal sözlükte yayımlanmıştır.
Brezilyalı yazar Paulo Coelho’nun yazdığı 188 sayfadan oluşan 1988 yılında yazılmış 96 yılında basılıp Özdemir İNCE tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Kitap 157. baskıya ulaşmıştır. Türkiye’de okur kitlesi tarafından çok satan ve sevilen bir kitap.
İspanya da çobanlık yapmakta olan gencin gördüğü rüya, falcı kadının dedikleri ve yaşlı bilge olan kralın dediklerinin etkisiyle hazinesini bulmak için mısır piramitlerine doğru yola çıkan gencin yaşam öyküsü…
Genç çobanın Mısır piramitlerine gitmek için çölü aşması gerekir… Simyacıyı bulmak için yola çıkan genç bir simyacı ve hazinesini bulmak isteyen genç çoban mısıra giden bir kervana katılır ve gün aşırı yol giderler.
Genç simyacı yol boyunca konuşmayıp kitaplarını okurken genç çoban ise doğanın kalbini dinler güneşin, hurma ağaçlarının sesini dinler onlar onun öğretmeni olmuştur ama simyacı ile konuşmak onun dünyasını öğrenmek ister aralarında birkaç diyalog geçer ve genç çoban simyacının kitaplarını okur simyacı da tıpkı genç çobanın yaptığı gibi etrafı seyreder…
Tekrar konuşmaya başladıklarında genç çoban sadece felsefe taşını, ebediyet şarabını öğenmiş ve ilgisini çekmiş olduğunu söyler. Simyacı buna üzülür çünkü yapılan deneyleri araştırmaları anlamamıştır. Simyacı çevresinden genç çobanın öğrendiği gibi bir şey öğrenememiştir. Ve kitaplarını geri alıp tekrar okumaya koyulur genç çobanda etrafı izlemeye…
Kitabın arka kapağında şöyle diyor: Simyacıyı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp güneşin doğuşunu izlemeye benzer…
-Simyacı bir felsefe kitabı aslında. Yaşam felsefesi…-
Kendi kişisel menkıbenizi bulmak için ve hedefinize giden yolda aydın bir kişi isterseniz kesinlikle bu, bu roman olmalı çünkü varoluşsal soruları kendinize