Edanur Saraç

Edanur Saraç
@1edanursarac
Psikolojik Danışman
Hacettepe Üniversitesi
Artvin
24 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
"Şimdiye kadar Latincenin ölü bir dil olduğunu bilirdim. Şimdi onun ölümün dili olduğunu biliyorum. Ölüm Latince konuşur."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
..."Hooop, daldın gittin. Gene uyuyamadın mı gece?" diye sordu. "Yoo, uyudum aslında." "Kötü rüya da görmedin?" "Görmedim." "İyi. Rüyalardan etkileniyorsun çünkü sen." İçimdeki hercümercin hırsını ondan çıkararak, Ogo, dedim yine içimden, sen ne bilirsin! Hep güvenli sularda uyudunsa, enkazdan çıkan bir rüyanın nereden gelip nereye gittiğini nasıl kestireceksin? Anlatmayacağım fakat anlatsam da anlamazdın. Bir mumun kendini eriten yalnızlığından fersah fersah uzak yaşadın.
"Bayan Gates, hoş bir kadın, öyle değil mi?” “E, öyle tabii,” dedi Jem. “Sınıfında okurken onu severdim.” “Hitler'den öyle nefret ediyor ki o...” “Bunun ne zararı var?” “Bugün onun Yahudilere öyle davranmasının ne kadar kötü olduğunu anlattı. Jem, hiç kimseye zulmetmek doğru değildir, öyle değil mi? Yani, bir kimse için kötü düşüncelere sahip olmak bile, değil mi?” “Aman Tanrım, hayır, Scout. Dilinin altında ne var senin?” “Şey, o gece mahkeme salonundan çıkarken Bayan Gates önümüzdeydi, merdivenlerden iniyordu, sen onu görmemişsindir, Bayan Stephanie Crawford'la konuşuyordu. Birinin onlara bir ders vermesinin zamanı gelmiş artık, öyle diyordu. Çizmeyi çok aşmışlar, bundan sonra yapmayı düşünecekleri şey bizlerle evlenmek olacakmış. Jem, nasıl böyle Hitler'den nefret edersin de sonra dönüp kendi ülkendeki insanlara bu kadar çirkin davranırsın?”
“Yargıç nasıldı?” diye sordu Jem. “Ne desem? Şey, epey iyiydi. Şikâyet edilecek bir şey yok, son derece sağduyuluydu. Şuna inanıyorsanız birini suçlu bulacaksınız, şuna inanıyorsanız bir başkasını suçlu bulacaksınız falan gibi bir şey dedi. Sanki biraz bizden tarafa meyletmiş gibiydi.” Peder Sykes başını kaşıdı. Jem gülümsedi. “Bir tarafa meyletmesi beklenmiyor ondan, peder, ama merak etmeyin, kazandık,” dedi akıllı akıllı. “Bu dinlediklerimizi dinleyen bir jürinin onu nasıl suçlu bulabileceğini anlamıyorum.” “O kadar emin olma, Bay Jem, jürinin bir beyaz adama karşı bir siyahın lehine karar verdiğini hiç görmedim...”
"Evet, TED konuşmamdaki gibi başarıya giden yolu anlatmamı beklediğinizi biliyorum. Ama bașarı yalnızca bir yanılsama. Yanılsamadan ibaret. Ha, üstesinden gelebileceğimiz şeyler de var. Mesela bende sahne korkusu var ama işte buradayım, sahnedeyim. Bakın.... sahneye çıktım işte! Geçenlerde biri bana esas sorunumun sahne korkusu olmadığını söyledi. Esas sorunum hayattan korkmakmış. Ve biliyor musunuz? Gayet haklıydı. Çünkü hayat korkulacak bir șey; korkutucu olmasının bir nedeni var ve o neden de șu: Hangi dalın gittiği yolu seçersek seçelim, yine o çürümüş ağacız. Ben hayatta çok şey olmak istedim. İstemediğim şey yoktu. Ama hayatınız çürümüşse, siz ne yaparsanız yapın, yine çürümüş kalacak. Rutubet her şeyi baştan sona çürütür..."