Piruze..açmamış gül goncası, acıların kadını, hasretlerin annesi Piruze.. aşkın mahpusu,sevginin kölesi Piruze...
Babasının işimden dolayı ülkeler dolaşmış,dolaştıkça serpilmiş bir kadının gerçek aşkını Şam’da bulmasıyla başlayan acılar, çileler, yüreğe sığmayan acılar. İşte bu kadının yaşamını okurken adeta kendimden geçtim.Bir insan bu kadar acıya, iftiraya, hasrete nasıl katlanabilirdi?Ama Piruze katlandı hem de sonuna kadar.
Çocuklarının hasretiyle yanıp kül oldu.. Daha kocasından ayrılmadan biten aşkının yerinde ise yeller esiyordu.Sanırım Piruze’nin tek aşkı çocuklarıydı.Onlar için hep ayakta kaldı.
Aşk ne kadar sürerdi? Peki aşk dediğimiz şey gerçek miydi?Bir gün üçüncü şahıs bu aşkı bitirebilir miydi? Aşk her şeye katlanmak mıydı? Sonu aldatılmak olsa bile..
Piruze bir ömrünü harcamasına sebep olan sorulara yaşantısıyla cevap buldu.
Her bir sayfasını ayrı bir heyecanla okuduğum bu kitabı kesinlikle okumalısınız dostlarım.