Ne yazık ki, depresyonda olduğunuzda kişisel yetersizliğiniz hak-
kındaki inancınızda yalnız olmayabilirsiniz. Çoğu durumda, yetersiz ve
iyi olmadığınız şeklindeki bu yanlış fıkirde o kadar inandırıcı ve ısrarcı
olabilirsiniz ki, arkadaşlarınızı, ailenizi ve hatta terapistinizi de bu fık-
re ikna edebilirsiniz. Uzun yıllar boyunca, psikiyatristler, depresyonda-
ki hastaların kendileri hakkındaki olumsuz fikirlerine katılina eğili-
minde olmuşlardır. Bu, Sigmund Freud gibi çok meraklı bir gözlemci-
nin, ortodoks psikanalitik yaklaşımda depresyon tedavisinin temelleri-
ni oluşturan 'Yas ve Melankoli' adlı yazısında da belirtilmektedir. Bu
klasik çalışmada Freud, hastanın değersiz olduğunu, başaramaclığını
ve ahlaki olarak alçak hissettiğini söylerken haklı olması gerektiğini
söylemiştir. Bu nedenle, terapist için hastayla aynı fıkirde olmamak bir
sonuç vermeyecektir. Freud, terapistin, aslında hastanın ilgi çekici ol-
madığı, sevilmediği, önemsiz, bencil ve sahtekar olduğu düşüncesi ile
aynı fıkirde olması gerektiğine inanmaktaydı. Freud'a göre, bu özellik-
ler bir insanın gerçek kendiliğini tanımlamaktadır ve hastalık süreci
basitçe bu doğruyu daha belirgin hale getirir:
Hasta bize kendini değersiz, başarılı olamayan ve ahlaken al-
çak biri olarak tanıtır; kendisini suçlar, kötüler ve dışlanmavı
ve cezalandırılmayı bekler. Benliğine bu suçlamaları yöneiten
bir hastaya karşı gelmek bilimsel ve terapötik bakış açısından
da verimsizdir. Hasta bir şekilde bir noktada haklı olmalıdır
[vurgu yazara ait] ve kendisine göre bir tanımlama yapıyordur.
Gerçekten de hastanın bazı ifadelerini şartsız onaylamamız .
gerekir. Kuşkusuz söylediği gibi hiçbir şeye karşı ilgisi kalma-
mıştır, sevmeyi ve başarı lı olmayı becerememektedir [vurgu
yazara ait] ... Diğer bazı kendine yönelik suçlamaları da bize
haklı gibi gözükebilir; çünkü, melankolik olmayan diğer insan-
lara kıyasla sadece onun doğruya yönelik daha keskin bir bakışı vardır [vurgu yazara ait]. Artan bir özeleştiri dozuyla ken-
disini önemsiz, bencil, sahtekar, bağımsız olamayan, tek hede-
fi kendi doğasının güçsüzlüğünü gizlemek olan biri olarak ta-
nımladığında, bizim bildiğimiz kadarıyla, kendisini anlamaya
oldukça yakıniaşmış olabilir [vurgu yazara ait]; sadece bir in-
sanın böyle bir doğruya ulaşmadan önce neden hastalanmak
zorunda olduğunu merak ederiz.
Sigmund Freud, 'Yas ve Melankoli'*