hypatia

Bir yay, üzerine ne kadar kuvvetli bastırılırsa, o kadar yükseğe fırlar, yeter ki basınç altında kırılıp kopmasın. Bunun gibi yetersizlik duygusu da bir tek insanın ya da bir topluluğun üzerine ne kadar kuvvetle bastırırsa, söz konusu kişi ya da topluluk o kadar yukarı fırlamak ister.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir yaratıkta bir üstünlük mü görüyorsun, nerede bir yetersizliği olduğunu araştır, işte o zaman tüm yaratıkların anahtarını ele geçirirsin...
Ya işte aday var da sırf bu yüzden yani

Habip Eroğlu

@Habip_Eroglu
·
pencere kenarı önemli
"Niye evlenmiyorsun ki?" ... "Tren seyahatlerinden fazlasıyla hoşlanıyorum," dedi. "Evlendiğin zaman pencere kenarında hiç oturamıyorsun artık."
1000Kitap
yaş arttıkça yüzüğün önemini anlamaya başladık
Nişanlıların ve evlenenlerin parmaklarına taktıkları halkaya "alyans" deniyor. Fransızca "anlaşma, bir leşme, ittifak" anlamına gelen "alliance" sözcüğünden gelmiş dilimize. Şimdilerde nişan yüzüğü ve evlilik yüzüğü olarak da adlandırılıyor/Evlilik yüzüğü iki kişinin arasındaki güçlü ve ebedi baği temsil ediyor. Birlikte yaşayan iki kişinin medeni hâlini ortaya koyuyor. Bugün altından ya da değerli madenlerden yapılan ve değerli taşlarla da süslenebilen evlilik yüzüğü başlangıçta demirden yapılıyordu. Evlilik yüzüğüne ilişkin ilk kayıtlara 4 bin 800 yıl önce Misır'da rastlanıyor. Eski Mısır'da, Roma'da ve o çağlarda pek çok ülkede evlilik yüzüğünü sadece kadınlar takarken günümüz de hem erkek hem kadının parmağında "bir sahiplilik simgesi" olarak mesaj veriyor. Pegem/2021
MARDIN
Türklerin, Kürtlerin, Süryanilerin, Arapların komşu yaşadıkları; taş evlerin dostluklarını gösterircesine sokakları kuşattığı bu yer, beni öylesine etkilemişti ki... Bu coğrafyada din, dil, ırk farklılıklarının devlet sınırlarını da beraberinde getirmediği, vatanın yer yüzü, milletin insan soyu olduğu bir dünyanın tadına vardım. Süryani şarabından da içtim Kürtlerle halay da çektim. Beni en çok etkileyen ise çocuklar oldu. Onların arasında dil ayrımı bile yoktu. Tanık olduğum konuşmada biri diğerine Türkçe "Fıratlarla top oyna yalım mı?" diye soruyor, tam anlayamadığım Kürtçe ya da Süryanice bir cevap geliyor karşıdan ve hiç duraksamadan devam ediyor: "Tamam, ben seni çağırırım. Evet, benim de yüzümde sıcak bir tebessüm belirmişti bir anda. Farklı dillerle konuşup herkesten iyi anlaşıyorlardı. 7-8 yaşlarındaydılar ve büyüklerin onlar için yaptıkları planlardan habersiz, belki de farklılıklarının farkına varmadan o kadar mutlular ki birlikte olmaktan. Kürt, Süryani, Arap, Türk kısacası her çocuk onlar için iyi bir oyun arkadaşı sadece. Pegem/2021