"İkircikli sevdaya dalmış deniz gibi!"
10/10
·212 syf.·
2026 18. kitabı
İyi akşamlar 1K! ‎Çok sevdiğim ve değer verdiğim bir yazar arkadaşımın, merak ettiğim kitabını okudum. Yazarımız kitabında; özellikle insanın ruh hâlini ve psikanaliz sürecini, derinlemesine anlatarak, okuyucuyu hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. ‎ ‎Kitabın konusu hakkında, fazla spoiler vermek istemiyorum. Okuma merakınıza gölge düşmemesi açısından, daha çok karakterlerden ve bende bıraktığı etkilerden bahsedeceğim. ‎ ‎Karakterler: ‎ ‎Baş karakter Ercan: Ayvalık doğumlu, yirmi yedi yaşında, Eskişehir'de üniversite eğitimini tamamlamış bir karakterdir. Yardımsever, merhametli ve vicdanlıdır. Ruh dünyası oldukça hareketli, hayal gücü geniş, sessiz ama derin bir yapıya sahiptir. ‎ ‎Beren: Ercan'ın lise yıllarında âşık olduğu kadındır. İyi niyetli, samimi ve karakterli bir yapısı vardır. Onun da ruh dünyası, en az Ercan kadar kalabalık ve karmaşıktır. ‎ ‎Adara: Kalbi ile aklı arasında sıkışıp kalan, iyi niyetli bir kadın karakterdir. ‎ ‎Sezer: Ercanlar'ın aile dostlarının çocuğudur. ‎ ‎Gökhan: Adara'nın eski erkek arkadaşıdır. ‎ ‎Karakterleri tanıttıktan sonra, kitapla ilgili detay vermeden, bende bıraktığı etkilerden söz etmek istiyorum. ‎ ‎Bu romanda; birçok okurun kendi hayatından izler bulacağını düşünüyorum. Özellikle; lise ve üniversite yıllarından sonra, başlayan yetişkinlik dönemine dair, güçlü yansımalar mevcut. ‎ ‎Ercan'ın ikircikli sevgileri, kararsızlıkları ve iç çatışmaları, romanın merkezinde yer alıyor. Ne aklını ne de kalbini, tam anlamıyla dinleyebilen bir adamın hikâyesi bu. Vazgeçişleri, susuşları, korkuları, inatçılığı ve sürekli ikilemde kalışıyla, kitabın adına yakışır biçimde, sürekli arafta yaşayan bir karakter. ‎ ‎Kitap boyunca, şu sorular zihninizde yankılanıyor: ‎ ‎~ "Çok sevmek mi, çok sevilmek mi insanı ayakta tutar?" ‎ ‎~ "İnsana verilen
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202627 okunma
10/10
·144 syf.·
2026 76. kitabı
Notos dergisinin bu sayısını çok beğendim. Her okurun kitaplığında (digital kitaplığı da olabilir) olmasını isterdim. Lütfen, not alın: Notos - Sayı 27. 1K okurları, eğer, hakikaten kitapları tutkuyla, saygıyla okuyorsanız/dinliyorsanız, derginin bu sayısına bir şans veriniz. Bize bir şeyler anlat da okuyalım diyorsanız, derginin kapak fotoğrafına tıklamanız yeterli olabilecektir diye düşünüyorum. Yeniden okumak arzusuyla...
1000Kitap
Notos - Sayı 27 (Nisan - Mayıs 2011)Notos Dergisi · Notos · 201110 okunma
Reklam
İLKK MANGA YORUMUUU!!!
Puan vermedi·162 syf.··
2026 84. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 23:13
Merabaaa 1k ya hiç manga yorumu atmamışım( okuduğum 5. manga fln). Burayı daha aktif kullanmayı hedefliyorum ama üşeniyorum ya da unutuyorum. Amaa bundan sonra aktif kullanıcam kendime güveniyorumm. Başlayalım yoruma Horimiya, Vol. 1 Horimiya, Vol. 2 bu ciltlerini ele alarak yorumumu yapacağımm. Öncelikle 17 cilt bir hikaye. Konusu Horu adında bir kızımız var kızımız lise öğrencisi, herkes tarafından sevilen, düzenli ve tatlı bir kız. Bir de ana erkek karakterimiz Miyamura var. Miyamura ve Hori tesadüfen karşılaşıyorlar ve aslında aynı sınıfta olduklarınıve ikisininde aslında bilmediği yönlerinin olduğunu anlarlar. Bencee kitap tam bir çıtır çerezz. Romantik okumak istersiniz kısa olan tatlı olsun derseniz öneririm. Ama ben daha çok amine den bahsetmek istiyorum. Bugün 2. sezonu çıktı. Yakın zamanda 1. sezonu izleyip mangasından daha çok beğenmiştim. Anime nedense daha komik ve eğlenceli gelmişti. Genel olarak beğendiğim bir hikayeydi ama beğenmediğim kısımlar da var. Animenin ilk bölümleri gerçekten harikaydı ama sonlara doğru daha az sevmeye başladım. İlk tanıştıkları zamanlar daha samimi gelmişlerdi. Bir diğer sebep de "O benim" " bana ait " tarzı ifadeler vardı. Heme erkeklere hem de kadınlara karşı. Ben bu tarz kullanımları çok sevmiyorum ve beni bir yerde rahtsız etti. Kısaca çıtır çerez, bazı zamanlar komik ve akıcıydı. Yarın mutlaka devam sezonuna da başlarım. Benim hem manga hem de anime olarak önerilerimdedirr.
Horimiya, Vol. 1Hero · Yen Press · 2016929 okunma
Son nefesi vermeden
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:33
Kitap hakkında boğazım düğüm düğüm ve zaten zorlanarak bir şeyler yazmaya uğraşırken, bu kitabı okuyup inceleme yapmış bir okurun yazdıklarına denkgeldim ve şuan darmadağınım. Sevgili okur tıpkı kitaptaki gibi bir hastalık sürecinde ve ameliyat aşamasında olduğunu yazmış ve bunları yazmasının üzerinden dört sene geçmiş... Umarım hastalığı atlatmıştır, iyidir, ve umarım dört yıldır buralarda olmamasının tek sebebi 1k' yı bırakmış olmasıdır... Kitaptan kısaca bahsedecek olursam çok başarılı bir beyin cerrahının bir gün o amansız hastalığa yakalanması ve sayılı günleri kaldığını tahmin ettiği için yaşadığı süreci kitaba dönüştürmesini konu alıyor. Hastalığın zorluklarından bahsedildiği satırlarda sık sık nefesimin daraldığını hissettim. Yaşam mücedelesi vermenin tahmin edemeyeceğim kadar zor olduğunu anladım. Okurken, doktorluğun ne kadar zor ve kutsal bir meslek olduğunu da hatırlatıyor, doktor hatasıyla bir insanın hayatının nasıl mahvolabileceğini de... Hastayı, hasta yakınını, doktoru kendi bakış açılarıyla görmemi sağlayan ve empati kurduran bir kitaptı. Her bir satırın gerçek hayatta yaşanmış olduğunu bilmek beni oldukça etkiledi. Allah'ım dedim sen hasta etme, sen hastalıkla imtihan etme... Amin.
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,642 okunma
İlginç bir isim ve muazzam bir hikaye…
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 23:56
İyi akşamlar 1k sakinleri :) Bu kitabı mertinkitapkulübü sayesinde keşfettim. Kendisine bu kitabı bana kazandırdığı için teşekkür ediyorum :) Sayesinde güzel ve alışılmamış bir hikayeyi okuma fırsatı buldum. Önce hoşuma gitmeyen bir yönden bahsedeceğim çünkü bu yön ne kadar karakterin ‘karakterini’ yansıtsa da, kitaba tam olarak giremememe neden oldu. Kitaptaki karakterin kafasındaki düşünceler adeta ‘çorap değiştirir gibi’ değişiyordu. Olayları takip etmekte aşırı zorlandım. Öyle ki; bir paragrafta bazen 3 ayrı düşünce birden var olabiliyordu. Ama hikaye gerçekten hoşuma gitti. Bayıldım diyemiyorum yukarıdaki sebepten dolayı. Ama orta derecede bu kitap bana kendisini sevdirmeyi başardı. Özellikle sonu gerçekten hoşuma gitti. Bir kitabın sonunun bence hem bağlayıcı hem de ters köşe olması gerektiğini düşünüyorum. Böylelikle kitabın geneli kötü olsa da sonuna gelindiğinde yüzde ufak bir tebessüm bırakabilir. :) Keyifli okumalar dilerim :)
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri ÜzerindeOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20203,066 okunma
Trajediye ne kadar tahammül edebilirsin? (Spoiler yok)
Puan vermedi·128 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 16:49
Hüzün ve elem beklentisiyle kapısını çaldığınız Modern Japon Edebiyatı, sizi ilk Dazai ile karşıladığı gibi bu beklentiye de doyuruyor. Zengin bir ailede doğmasına rağmen ilerleyen yıllarda çeşitli bağımlılıklarla savaşan ve defalarca intihara kalkışan Osamu Dazai kaleminden de acı ve umutsuzluk dökülüyor. Bir ara kendime "Adeta Dostoyevski'nin karamsarlığını okuyorum." demiştim, ki örnek aldığı yazarlardan birisinin F.M. Dostoyevski olduğunu öğrendim:) Kitabın içeriğine gelirsek, kitaba yeni başladığımda 1K'da neden bu kadar düşük puanlandığını anlamamıştım. Çünkü yazar kesinlikle kendini okutmasını biliyor. O kadar zekice gözlemler tespit ediyordum ki, başta hayran kaldım. Korkunç bir dünyada var olma çabası, depresyonun insanda yarattığı Oblomov'suluğu çok güzel aktarmıştı. Üstüne toplumda bir yer edinmek için davranışlarındaki "palyaçoluk" metaforları ile kalbimi kazandı. Ancak ilerledikçe melankolinin ve çaresizliğin ucunun kaçıp gittiği korkunç bir hikayeye dönüştü kitap. Her ne kadar akıcı da olsa o iç sıkıntısıyla son sayfaları okudum. Yozo'yu benimsemiş ve sonrasında derin bir acıma hissetmiştim ve ağladım. Kitap gerçekten sizde bir iz bırakıyor. Benim gibi hassas kalplilerin okumadan öne iki kere düşünmesi gereken yine de inanılmaz hızla akacak olan bir kitap. Arkadaşım reading slump'tan bu kitap ile çıktığını söylemişti, övüldüğü kadar da var yani. Keyifli okumalar!
1000Kitap
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
Reklam
Reklam