Sorular, yanıtlarını bulmak için dikkatinizi yönlendirip belleğinizi tarayacak olan 2. Sistem'e yöneliktir. 2. Sistem soruları alır ya da üretir: her iki durumda da yanıtları bulmak için dikkati yönlendirir ve belleği tarar. 1. Sistem ise farklı çalışır. Zihnin dışında ve içinde olan biteni sürekli olarak izler ve durumun değişik yanları hakkında, belli bir amacı olmaksızın ve çok az ya da sıfır çabayla, sürekli değerlendirme üretir. Bu temel değerlendirmeler sezgisel yargıda önemli bir rol oynar, çünkü kolaylıkla daha zor soruların yerini alırlar; kısa yol ve yanlılıklar yaklaşımının ana fikri budur.
...
1. Sistem evrim tarafından, bir organizmanın hayatta kalmak için çözmek zorunda olduğu başlıca sorunların kesintisiz bir değerlendirmesini sağlayacak şekilde biçimlendirilmiştir: İşler nasıl gidiyor? Bir tehlike mi var, büyük bir fırsat mı? Her şey normal mi? Yaklaşmalı mıyım, yoksa kaçmalı mıyım?
...
"İnsanları çekici veya itici olarak değerlendirmek, temel bir saptamadır.
isteseniz de istemeseniz de otomatik olarak yaparsınız ve sizi etkiler."
syf 105-113
Benim denizlerim senin saçlarındır, ya da gözlerin
Bastığın yerde çimenler büyük yeşil yeşil
Yorgunum, umutsuzum, kapkarayım sen yoksan
Benim gökyüzüm senden başkası değil
Aşka verdim kendimi kıyasıya
Bütün evler, odalar şimdi bizi bekliyor
En güzeli sevişmek seninle doyasıya
Sevişmek ve sevmek dağlarca, denizlerce
Kâh yaşamaya benzer, kâh biraz ölmek gibi
Paylaşmak aşkı seninle sımsıcak bir ekmek gibi
Söylesene, Monte Cristo'nun neler yapabileceğini biliyor musun? Birçok dünyevi gücü elinin altında tuttuğunu biliyor musun? Tanrı'ya, inançlı bir insanın bir dağı kaldırabileceğini söyleyen kişinin mucizelerini elde edebilecek kadar inançlı olduğumu biliyor musun?