1 ve 2 yi okuduktan sonra beklentim bu kitap için çok yükselmişti çünkü ilk 2 kitaba bayılmıştım ama malesef beklentimi hiççç karşılamadı diyebilirim.Hatta bomboş geldi.
Merhaba sevgili okur
Kitap, 11 ana başlıktan oluşuyor:
1) Aynaya Uzaktan Merhaba
2) Biriktirme Sanatı: Küçük Paraların Gizli Değeri
3) Düşmek, Kalkmak ve Tekrar Başlamak
4) Başkasını Kurtarmaya Çalışma: Kendi Yolunu İnşa Et
5) Destek Beklemek Yorar: Kendi Ayaklarına Güvenmeyi Öğren
6) Işık Aynadaki Adamda
7) Zenginlik Takıntısının Sessiz Kapanı
8) İçindeki Sabotajcıyı Susturmak
9) Tek Başına Güçlü Olmak: Ruhsal Dayanıklılık İnşası
10) Küçük Destekleri Görmezden Gelme
11) Son
En büyük ve en sessiz savaş, insanın kendisiyle verdiği savaştır.
Çoğu zaman zihnimizde susturamadığımız korkular, dışarıdaki sesleri duymamıza engel olur. Oysa sahip olduklarımızın farkına varmak, ruhsal güçlenmenin en sessiz ama en etkili adımlarından biridir.
Bu kitap; kendimizle, korkularımızla ve iç sesimizle yüzleşmeye davet eden bir eser.
Her konunun maddeler hâlinde ele alınması, kitabı adeta bir başucu kitabına dönüştürmüş.
Benim için bir solukta okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil; aksine, ihtiyaç duydukça dönüp tekrar tekrar okunabilecek bir yol arkadaşı oldu.
Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları ise insanın kendi iç sesini duymasına vesile olur. Bu kitap da onlardan biri oldu benim için.
Eğer siz de kendi içinizdeki seslerden yorulduysanız, bu kitap size iyi gelebilir.
✿ Hep kitapla kalın
Merhabalar,
Bu sefer kitapla alakalı bir inceleme ve değerlendirme yapmaktan ziyade ilk defa Virginia Wolf okuyacaklara minik bilgilendirme ve uyarılarda bulunmak istedim.
1-Öncelikle, yazar bilinç akış tekniği ile yazıyor ve 210 sayfalık bu kitapta sadece 1 günde yaşananlardan bahsediyor. Süreç şöyle, en basit örnekle anlatıyorum, mesela yolda yürürken aklımıza bir şeyler geliyor ya, kendimizi düşünüyoruz, kafamızdan geçenler oluyor, yolda birisini görünce fikirlerimiz ona kayıyor, bilinç akışı bu. Aslında kafamızdan geçenlerin bir anlatısı. Günlük hayatımız süregelirken.. Yazar bu tekniği kullandığı ve insan kafasındaki fikirler sürekli değiştiği için, oluşturulan karakterlerin fikirleri sürekli bir devinim halinde ve anlatı bir karakterin bilincinden diğer karakterin bilincine hızlı bir şekilde geçebiliyor.
2-Dolayısıyla kitabı okurken sakin kafayla ve çok acele etmeden okumanızı tavsiye ediyorum.
3-Dili güzel, yer yer bir delinin kafasındaymış gibi hissettiğiniz ve bağlayamadığınız olaylar oluyor ama sakince okursanız farklı bir deneyim olacaktır diye düşünüyorum.
4-Son olarak karakter sayısı çok fazla. Bu karakterlerden, Clarissa Dalloway, Richard Dalloway, Peter Walsh, Sally Seuton, Hugh Whitbread, Miss Killman, Septimus Warren Smith, Lucrezia/Rezia Warren Smith ve William Bradshaw baskın olanlar. Bunlara dikkat ederseniz, okumanızda kopuşlar en aza indirgenmiş olur.
İyi okumalar diliyorum.
Sevgiyle kalın.
bu kitaptan çok bir beklentim yoktu açıkçası ama ortalarına geldigimde dedim ki: ya bu harika bir kitap? kusur bulamıyorum?? alo???
duology'nin ilk kitabından çok çok daha fazla sevdim. özetle: karakterlerle bağ kurduğum, ara ara şok olduğum, keyiflendiğim, kıkırdadığım ve bitirdiğimde ağzıma güzel bir tat bırakan bir duology oldu. spice çok tadinda( 0.5/5 filan), plot çok çok daha ön planda. ikinci kitap ilkine bin basar bence. filmi yapılsa en ön sıradan izlerim, part 1 part 2 müko olur. aşırı şairane bir kitap olduğundan geçmesi için mümkünse ingilizce okuyun derim.
aşağıda spoilerlar var. !!!!
highlights:
-ione ve elm. o kadar harika bir slow burn, o kadar derin, o kadar kıymetli geldi ki. ilk kitabın ravyn ve elspeth faciasından sonra bu çifte bayıldım bayıldım bayıldım.
-spirit'in vahşiligi. neither kin nor friend olması hoşuma gitti.
-kitaptaki süprizlere bayıldım. hiç beklemediğim yerden
beklemediğim olaylar kişiler çıkıp durdu
-nightmare'in elspeth'in söylediklerinin hep tersini "elspeth öyle söyledi" diye söylemelerine haykırarak güldüm
-iki farklı mekan arasında kitabın geçiş şekli harikaydı. en heyecanlı yerinde diğer kısma geçiyor bu kez onu en heyecanlı yerinde bırakıyor vs vs elimden asla düşüremedim.
-kitabın ŞAİRANEliği. kitap kesinlikle ingilizce okunmalı.
ilk kitapta biraz abartılmıştı ama bu kitaptaki şairanelik seviyesi chef's kiss. normal cümleler bile içime içime aktı bayıldım. bayıldım.
-aile soylarının agaç isimlerinden oluşması ve agaçların kutsallıklarının olması, two alders, spirit of tree, yews, falanı filanı... ben çok sevdim. ağaç teması harika konsept. (hangi ağaçlar olduklarına dair bir fikrim yok)
-nightmare'in jespyr'i taşıma konusundaki ısrarı <3
-nightmare 'in içinden ara ara çıkan sheperd king. bir anda spoiler verip ekibi şok
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,312 okunma
1. Kadınları anlatmaya kelimeler, anlamaya da ömürler yetmez.
2. Kadın affedebilir fakat asla unutmaz.
3. Kadın, erkeği kılıçsız zapt eder ve ipsiz bağlar.
Kadınlar ile ilgili yapılabilecek üç şey vardır. Onu sevebilir, onun için acı çekebilir ya da onu edebiyata çevirebilirsin."
- Henry Miller
.........
Daha önce birçok -modern gün/romantik&fantastik- Türk yazar okumuş biri olarak diyorum ki, bu açık ara en iyisiydi. Bir yandan kendi kitabını yazmaya çalışan ve çok araştıran biri olarak söyleyebilirim ki üzerine çok düşünülmüş ve emek harcanmış bir kitap. NYC Times bestseller fantastik kitaplarıyla çok rahat bir şekilde kıyaslanabılecek kalitede bir hikaye. Acilen ingilizceye çevrilip Avrupa ve Amerika'da da basılmalı; bizi harika bir şekilde temsil edeceğine eminim.
Okuduğum kitapları degerlendirirken şu konular üzerinden değerlendirmeye çalışıyorum:
1-Yazımı
Her şey çok dengeliydi. Cümleler çok akıcıydı. İç monologlar, betimlemeler, diyaloglar çok iyi dengelenmişti. Gereksiz tekrar ya da ağırlık yoktu. Fantastik bir roman için ideal bir yazımı vardı.
2-Karakterler
Karakterlerin bu kadar iyi düşünülmüş ve derin olması beni çok memnun etti. En dikkat ettiğim şeylerden biri karakter derinliği, kendimle bağdaştırabileceğim karakterler olması.
Ana karakter Elbis, okuduğum en eğlenceli, en güldüren, zihninde olmaktan en keyif aldığım karakter olabilir.
Azel, yaralı Azel Bülbül'üm. O kadar sevdim ki seni.
Lenora ve Viktor ayrı güzellikteki karakterler. Kitana ise gizemli ve inanılmaz tatlı tilkimiz.
Tüm karakterler eksiksiz bir şekilde ete kemige
bürünebilecek karakterlerdi.
3-Tempo
Tempo çok iyiydi. Gereksiz bir sahne/bölüm yoktu. Her olay başka bir şeye hizmet edebiliyordu. Hiç sıkmadı ve elimden bıraksam bile geri dönmek için can atıp durdum.
4-Hikaye
Hikaye Elbis'in etrafinda dönüyor. Hayatı isteğinin tersine çok sıkıcı. Geçmişini bilmiyor, bir anda kendini garip bir yerde buluyor ve yeni dünyayı keşfederken bir gizemi de çözmeye çalışıyor. Beni çok tatmin etti. Ters köşelerin geldiğini göremeden çarpıverdi. Normalde kolay tahmin ederim ters köşeleri ama burada
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202612 okunma