MEHDİ AS. AYETLERİ
​"Nûn. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde bir mecnun değilsin." (Kalem, 68/1-2) ​"Arkadaşınız asla mecnun değildir." (Tekvîr, 81/22) ​"O halde, sen hatırlatıp öğüt vermeye devam et. Rabbinin nimeti sayesinde sen ne bir kâhinsin ne de bir mecnun." (Tûr, 52/29) Bu ayetler, nüzul (iniş) sebebi ve zahiri (görünen) anlamı bakımından doğrudan Hz. Muhammed (s.a.v.) hakkında indirilmiştir. Ancak İslam düşüncesinde, tasavvufta ve özellikle ahir zaman hadislerini yorumlayan tefsir ekollerinde (örneğin Bediüzzaman Said Nursi'nin Risale-i Nur külliyatında veya benzeri tecdid/mehdi analizlerinde), peygamberlerin başından geçen olayların ve onlara hitap eden ayetlerin ahir zamandaki varisleri (Müceddidler ve Mehdi) için de birer "işaret" ve "sünnetullah" (ilahi kanun) olduğu kabul edilir. ​1. "Mecnun" (Deli/Divane) İftirası Ahir Zamanda da Tekrar Edecektir ​Ayetlerin İşareti: Peygamberlerin karşılaştığı en büyük psikolojik saldırılardan biri "akıl sağlığı yerinde değil" iftirasıdır. ​Mehdi İçin Yorumu: Mehdi, yerleşik ve bozulmuş olan düzene, materyalist felsefeye ve manevi çöküşe karşı tek başına veya az bir toplulukla büyük bir fikri mücadele başlatacaktır. Toplumun genel akıntısına karşı duracağı, radikal ve ezber bozan doğruları haykıracağı için, dönemin egemen güçleri veya mevcut düzenin savunucuları onu da tıpkı peygamberler gibi "akli dengesi bozuk, hayalperest, mecnun veya marjinal" olarak nitelendirebilirler. Ayet, Mehdi’nin de bu küresel/toplumsal baskılara ve "delilik" ithamlarına maruz kalacağına, ancak davasında son derece rasyonel ve haklı olduğuna işaret eder. ​2. "Rabbinin Nimeti Sayesinde..." (İlahi Koruma ve Hidayet) ​Ayetlerin İşareti: Hz. Peygamber’in aklı, feraseti ve tebliği kendi dehasından değil,
Din
54 Farz Nedir?
54 Farz, İslam alimleri tarafından her Müslümanın bilmesi, inanması ve hayatına uygulaması gereken temel dini, ahlaki ve hukuki hükümleri (şeri hükümleri) kolayca öğretip akılda tutmayı sağlamak amacıyla bir araya getirilmiş bir listedir. Anadolu'daki geleneksel dini eğitimde yüzyıllardır önemli bir yer tutan bu liste, sadece ibadetleri değil; toplumsal ilişkileri, ahlaki kuralları ve kaçınılması gereken haramları da kapsar. İslam kaynaklarında yer alan meşhur 54 Farz maddeleri şunlardır: İnanç ve İbadet ile İlgili Farzlar 1. Allah’ı bir bilip O’nu zikretmek. 2. Helal kumaştan temiz giyinmek. 3. Abdest almak. 4. Beş vakit namaz kılmak. 5. Cenabetlikten gusletmek (boy abdesti almak). 6. Ramazan orucunu tutmak. 7. Zekat vermek. 8. Maddi ve fiziki durumu yetenler için hacca gitmek. 9. Kader ve kazaya inanıp Allah'tan gelen her şeye razı olmak. 10. Allah’ın azabından korkmak. 11. Allah’ın rahmetinden asla ümit kesmemek. 12. Ölümü hak bilip ona hazırlık yapmak. Ticaret, Rızık ve Kul Hakkı ile İlgili Farzlar 13. Helal rızık kazanıp helal yemek ve içmek. 14. Yalan yere yemin etmemek. 15. Ticarette hile yapmamak; ölçü ve tartıyı tam yapmak. 16. Faiz yememek ve faizli işlemlerden uzak durmak. 17. Hırsızlık, gasp ve yolsuzluk yapmamak. 18. Gıybet (dedikodu) etmemek. 19. Büyü ve sihir yapmamak. 20. Zina etmemek ve zinaya götüren yollardan kaçınmak. 21. İçki ve sarhoş edici her türlü maddeden uzak durmak. 22. Kumar oynamamak. 23. Rüşvet almamak ve vermemek. 24. Kimsenin malını haksız yere yememek. ### Ahlak ve Toplumsal İlişkiler ile İlgili Farzlar
Reklam
Devlet televizyonu 3 den fazla olmaz
14 haziran 2026 itibarıyla turnuvada atılan tüm goller, asistler ve maçların netleşmiş tabloları: 11 haziran 2026 (a grubu) — meksika 2 - 0 güney afrika 1-0** | julián quiñones (9') 2-0** | raúl jiménez (67') — güney kore 2 - 1 çekya 0-1** | ladislav krejcí (59') 1-1** | hwang in-beom (67') 2-1** | oh hyeon-gyu (80') 12 haziran 2026 b grubu kanada 1 - 1 bosna hersek 1-0** | cyle larin (24') *(alphonso davies asisti) 1-1** | edin dzeko (71') *(ermedin demirovic asisti) -bosna hersek adına kaptan dzeko, ceza sahasındaki klasik bitiriciliğiyle ülkesine dünya kupası'ndaki ilk puanını getirdi. d grubu — abd 4 - 1 paraguay 1-0** | folarin balogun (14') 2-0** | christian pulisic (33') 3-0** | folarin balogun (52') 3-1** | julio enciso (68') 4-1** | timothy weah (82')
Tarihsel ve Manevi Dönüşüm: "Yesrib'den Medine'ye" Bu kelimenin ruhunu en iyi anlatan olay, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) göç ettiği şehre bu ismi vermesidir. O dönemde o coğrafyanın adı Yesrib idi. Yesrib; "hastalık, kınama, karmaşa ve düzensizlik" gibi olumsuz anlamlara geliyordu. Evs ve Hazreç kabileleri yıllarca burada birbirini tüketmişti. Ne zaman ki oraya bir "hukuk" (Medine Sözleşmesi) ve bir "adalet anlayışı" geldi; şehrin adı Medinetü'l-Münevvere (Aydınlanmış/Nur yüzlü Şehir) oldu. Medine, sadece sosyolojik bir şehir değil, tam anlamıyla kurumsal ve hukuki bir devlet yapılanmasıdır. Hatta siyaset bilimi ve tarih perspektifinden bakıldığında, sıfırdan inşa edilmiş muazzam bir "toplumsal sözleşme" devletidir. Bu yapılanmanın sıradan bir kabile ittifakından çıkıp gerçek bir devlet yapısına dönüştüğünü gösteren en somut kanıt, tarihe Medine Vesikası (Anayasası) olarak geçen metindir. Medine’nin bir devlet yapılanması olduğunu ortaya koyan temel unsurları şöyle özetleyebiliriz: 1. Yazılı Bir Anayasa (Medine Vesikası) Hicretten hemen sonra, miladi 622 yılında hazırlanan bu metin, dünyanın ilk yazılı anayasalarından biri kabul edilir. Yaklaşık 47-52 maddeden oluşan bu vesika; Müslümanları, Yahudi kabilelerini ve henüz Müslüman olmamış pagan Arapları tek bir siyasi çatı altında topladı. Ortada yazılı bir hukuk metni varsa, orada artık bir kabile değil, devlet vardır. 2. Siyasi Egemenlik ve Üst Otorite O güne kadar Medine'de (Yesrib) herkes kendi kabilesinin reisinin sözünü dinler, kan davaları bitmezdi. Bu yapılanmayla birlikte, kabileler üstü bir otorite kuruldu. Anayasadaki en kritik maddelerden biri şuydu: “Maddeler arasında çıkacak her türlü ihtilaf ve anlaşmazlık, Allah’a ve Resulü’ne (merkezi otoriteye) götürülecektir.” Bu, kabile hukukunun bitip kamu hukukunun
1000Kitap
Yüzünü göğe çevirip ‎Haber beklediğini elbette görüyoruz ( 2:144 ) ‎ ‎Rabbinin hükmüne sabret ‎Çünkü sen gözlerimizin önündesin . ‎( 52:48 )
Hayata Dair
İFK HADİSESİ (Hz. Aişe Anlatıyor)
Allah (ﷻ) şöyle buyurdu: 🌷 İçinizden (harcama ile) fazilet ve servet sahibi olanların akrabaya, yoksul (miskinlere) ve Allah yolunda hicret eden (muhacirlere, mallarından) bir şey vermeyeceklerine dair yemin etmesi (gerekmez). Affederek (terk etsinler) ve kusurlarını görmezlikten gelsinler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah (kusurları) çok bağışlayan ve (Tevbe eden kimseye) merhametli olandır. Sebeb-i Nüzul: Hz. Ebubekir’in “Aişe konusunda söze dalan akrabaya, (teyzesinin oğlu, miskin ve muhacir) Mistah ve ashabına asla infakta bulunmayacağım” şeklinde yemin etmesi üzerine Nur suresi 22. Ayet nazil oldu. Bunun üzerine Hz. Ebubekir “Evet, ya Rabbi! isterim” dedi. Bu ayetin ardından akrabasına ikram ve ihsanda bulundu. Ardından Aişe ve Safvan konusunda söze dalan Abdullah ibn Übeyy ve ashabı hakkında Nur Suresi 23. Ayet nazil oldu. (İbn Abbas - Nur 22. Ayet) 🌷 O namuslu (hür), bir şeyden (zinadan) habersiz (iffetli), mümin kadınlara (Tevhid ehli Aişe’ye) zina iftirası atanlar, bu dünyada da (celde cezası ile) ahirette de (cehennem azabı ile) lânetlenmişlerdir. Onlar için büyük (dünyada olandan daha şiddetli) bir azap vardır. Sebeb-i Nüzul: Ben habersiz iken bana iftira atılmış ve daha sonra bu bana ulaşmıştı. Şöyle ki: Rasulullah (sav) benim yanımda oturmakta iken birden ona vahiy geldi. Ona vahiy geldiği zaman onu uyuklama hali gibi bir hal kaplardı. Benim yanımda otururken vahiy geldikten sonra yüzünü silerek doğrulup oturdu ve “Ey Aişe müjdeler olsun” buyurdu. Ben de “Allaha hamd olsun, sana değil” dedim. Bunun üzerine Peygamber (sav), Nur Suresi 23-26. Ayetlerini okudu. (Ahmed bin Hanbel, el-Müsned, XLI, 245 (24720, Şuayb el-Arnaut); İbn Hibban, es-Sahih, XVI, 21 (7102); Taberani, el-Mucemül Kebir, XXIII, 121 (156); İbn Cerir et-Taberi, Camiul
Edebiyat
Reklam
Reklam