Rektör olmak için gerekli olan üç yıllık profesörlük şartının kaldırılma olayı. Sebze bile ancak 45 günde oluşurken, bu adam 25 günde rektör oldu. Kronolojik süreç 1. Eski kural 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na göre rektör atanacak kişinin: Profesör olması, Profesörlükte en az üç yılını doldurmuş olması gerekiyordu. Bu şart uzun yıllar yürürlükteydi. 2. 9 Temmuz 2018 – 703 sayılı KHK Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş kapsamında yayımlanan 703 sayılı KHK ile rektör atamalarındaki bazı şartlar değiştirildi ve üç yıllık profesörlük şartı kaldırıldı. Ancak bu değişiklik kamuoyunda tartışma yarattı. 3. 15 Temmuz 2018 – Şart yeniden getirildi Yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile: "Rektörler en az üç yıl profesörlük yapmış kişiler arasından atanır" hükmü yeniden yürürlüğe sokuldu. Böylece eski sistem geri gelmiş oldu. Hürriyet 4. 25 Temmuz 2018 – Yusuf Tekin müsteşarlıktan ayrıldı Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesiyle MEB Müsteşarlığı kaldırıldı ve Yusuf Tekin görevinden ayrıldı. T24 5. 17 Ağustos 2018 – Profesör oldu Yusuf Tekin profesör unvanını aldı. Ancak yürürlükteki kurala göre rektör olabilmesi için normal şartlarda 17 Ağustos 2021'e kadar üç yıl beklemesi gerekiyordu. Cumhuriyet
Eğitim
Veda
Öncelikle bana her konuda destek olan, yanımda olan, iyi ya da kötü günlerimde bir şekilde hayatıma dokunan herkese teşekkür ederim. Burada tanıştığım insanlar bana bazen dostluğu, bazen sabretmeyi, bazen de hayatın her zaman istediğimiz gibi gitmeyeceğini öğretti. Hepinizin bende az ya da çok bir izi kaldı. İyi ki yollarımız bir noktada kesişti. Bu yazıyı yazmamın bir sebebi daha var. Buradan da bir "Illegal" geçtiğini bilin istedim. Yaklaşık 1 ay sonra evleniyorum, 2 ay sonra da yurt dışına gidiyorum. Hayat beni bambaşka bir yola götürüyor. Belki de yıllardır alıştığım her şeyi geride bırakacağım. Bunu yazarken bile garip hissediyorum çünkü insan bazı vedaların gerçekten geleceğini hiç düşünmüyor. Birçok kez "Keşke hiç büyümeseydim." dedim. Ama zaman durmuyor. İstesek de istemesek de büyüyor, değişiyor ve yeni hayatlara doğru ilerliyoruz. Sanırım hayatın en zor tarafı da bu; alıştığın şeyleri arkanda bırakmayı öğrenmek. Bu süreçte tartıştığım, kırdığım, kalbini istemeden incittiğim herkesten içtenlikle özür dilerim. Hiçbir kırgınlığı, hiçbir küslüğü ve hiçbir kötü anıyı arkamda bırakmak istemiyorum. Çünkü insan yeni bir hayata başlarken omuzlarında pişmanlık taşımamalı. Eğer birini üzdüysem gerçekten istemeden olmuştur. Hakkınızı helal edin. Benim de herkese hakkım helal olsun. Illegal işte tam da böyle biriydi. Soğuk görünürdü, umursamaz sanılırdı, duygularını kolay kolay belli etmezdi. Bazen egoistti, bazen inatçıydı. Erkekleri sevmeyen, kızlar için gece gündüz aktif olan, gerektiğinde kavga eden, gerektiğinde susan biriydi. Ama her şeye rağmen kendince doğruları için uğraşan, sevdiği insanları korumaya çalışan biriydi. Beni seven de oldu, benden nefret eden de oldu. Hakkımda yanlış düşünen de oldu, doğru tanıyan da. Hiçbirine kızgın değilim. Çünkü herkes beni
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Müteali | el-Müteali İsminin Anlamı Müteali isminin lügat anlamı: Uluv ve alâ köklerinden türemiş olan el-Müteali ismi; yükseklik, yücelik sahibi, şan ve şeref sahibi, kuvvet ve kudret sahibi anlamlarına gelmektedir. EL-MÜTEÂLÎ: Mahlûkâtın sıfatlarından uzak olan, bu sıfatların biriyle muttasıf olmaktan yüce ve âlî olan. Her türlü benzetme ve tasavvurdan uzak ve üstün olan; her türlü eksilikten ve kusurdan da münezzeh, pak ve temiz olan. “O, gaybı da görülen âlemi de bilendir, çok büyük­tür, çok yücedir.”(Ra’d, 13:9). Evet, Allah her türlü eksiklik ve noksanlıktan, her türlü hata ve kusurdan yücedir. Melekler de Onu böyle tenzih ve teşbih etmişlerdi: Müteali isminin ıstılah anlamı: Müteali; var olan veya var olması mümkün her şeyin üstünde ve ötesinde olandır. Müteali; yükseklik ve hükümdarlık’ta kendisine eşit veya kendisinden üstün bir varlık bulunmayan. Müteali; mutlak anlamda yüce olan ve övgüye layık olandır. Müteali; bütün olumlu özellikleri kendisinde toplayandır. Müteali; eksiklik ve zafiyet ifade eden bütün menfi özelliklerden münezzeh olandır. Müteali; kemal sahibi, ulu ve yüce varlık olandır Müteali | el-Müteali Dualar ve Zikirler EL-MÜTEÂLÎ ismin zikri (551) adettir. Zikrin saati Zu­hal; zikir günü Cumartesi’dir. Sabah erken ve akşamdan sonra ve ikindi sonrası okunabilir. Gece okumalarında ise akşamdan sonra ve gece yarısı. Müteali | el-Müteali Fazileti ve Sırları
Din İslam
Gerçeklerde biraz (: Yok kendime dahi torpil yok.
Yaşarken olenler, olmüşken yaşayanlar, oldüğü için ölenler... Hayatımda sevdiğim tek tük insan vardı. Toprağa dönüştüler. Şerefsize dönüşenlere bir şey olmadı. Ya yaşarlarken ya da olmüşlerken kaybettim. Sevdiklerim olarak kaybettim ama asıl kaybeden o yaşayanlardı ama oldükleri için umrumda değiller ve o yüzden kayıp ya da kazanç olayına bile değinmiyorum. Daha küçük acılarda omurgasını yamultanları affetmeyeceğim. Onlar da kendini affetmesin. Ya da pek bir şeye maruz kalmadan çok şeye maruz bırakanları. Hayatın zorlaştırıcılığında rol oynayan herkes suçlu. Ve affetmiyorum. Bugün affetmeyen tarafındayım. Büyük oldukları için hürmet beklerken büyük gibi davranmayanlara ise öfkem de var. Yaşınız aşağılık oluşunuzu örtememiş. İğrenç oluşunuzu kapatmamış ne saygısı? Beni ölünce beni yiyecek olan kurtçuklara dahi saygıyla yaklaşırken onlar bir kurtçuk seviyesinde bile değil. Ne saygısı cidden? Acizlik ve pştluk saygı duyma algıma girmiyor. İnsan o yaşına kadar hiç mi kendini sorgulamaz, hiç mi kendini adam etmeye çalışmaz, hiç mi bir şeyleri düzeltmeyi düşünmez? B.k yemeye başlayıp nefeslenmeye dahi fırsat bırakmamışlar. B.k havuzu olup yaşlarından ötürü, sadece yaşlarından ötürü böbürlenerek yürüyorlar. Büyümek gerçekten saygıya baksaydı çoğu insan Dünyaya geldiği ilk andaki haliyle kalırdı. Bu senin emeğinle ya da çabanla hak etmiş olduğun bir şey değil. Ne saygısı? Benden fazlaca gün yaşamışsın. Ona rağmen bir halta yaramamış. Ne saygısı? Saygıya da basit gözüyle bakıyorsunuz: Yaşla sınırlandırılması ya da yaşın içinde olması basitliğini gösteriyor. Ezberden bozma hiçbir şeye saygım yok. Ağlayarak amel defterlerine yazabilirler. Layıkıyla olamamış olduğunuz hiçbir şeye saygı duymam ben. Mesafeden ikinci çoğulla konuşurum, saygıdan değil. Siz de aslında hak etmediğinizi
Duygu ve Düşünce
İyi başlasam bile olümle bitti (+18)
2 günde ne olmuşsa biraz son nefesimi veriyor gibi hissettim. Ruhum bedenimden çıkmış da boşluğa düşmüşüm, kilitlenmişim, robotik hareket ederken aslında nefes alış verişimde bile gayret göstermem gerekecek kadar tükenmiştim. Bu neyin dalgasıydı ve nasıl bir anda olmuştu bilmiyorum ama bekledim. İçimde ya bir şeyler olüyordu ya da olenler çözülüyordu. Olenlerin cenazesinin kaldırılması izinden geçiyordu. İzin verdim işte. Yaşamadığım ya da farkında olmadan biriktirdiğim bir şeyler varmış demek ki. Bu süreçte biraz agresif ve aşırı sessizdim. Akşam yemeği dışında kalabalığa o kadar katılmadım. Kendimle baş başa kalıp içimin derdini anlamam ve bir şeyler yapmam gerekiyordu. İştahım da kapanmıştı. Kahve bile içmemiştim o derece. Ve demek ki o kadar ağır bir şeydi. Tuhaftı. Sanırım ilk kez buna doğru düzgün bir sebep bile bulamadım. Ama büyümem için tabi ki deri değiştirmem gerekiyordu. Bunun yüreğimin oluyor gibi hissettirişi belki o izinlere geç kalmamdandı. Bize artık baya küçük gelmiş tişörtün verdiği o rahatsızlık, sıkıştırma, boğma ve artık soymak mümkün değil, kurtulmak için kesip atman gerekirdi ya o tarz bir şey oldu. Geç kalınmışlık olmasa acısı da olmazdı. O her neyse bilmediğim için üzülürken geç de olsa daha da geç olmamış olduğu ve olduğu için sevindim tabi ki. Sanki öğlen matın üstünde "Hazırım ya, olmeye hazırım artık. Geleceksen gel. Ne bu, yorgun ve halsizim. Yüreğim okyanusa atılan bir kaya gibi acı çekiyor ama içim rahat. Bu sefer olacak mı, olsunnn. Bitmeden başlamaz, ölmeden doğulmaz. Bedenim mi olecek yoksa benliğim mi?" diye mayışmış halde düşünüyordum. Ve zaman o kadar yavaş aktı ki, saati 5-6 sanarken daha 2 imiş. Son gücümü temizlik perilerine vermiştim. Ne yapayım yaşam alanımın düzenli ve temiz olmasını seviyorum. Olümde dahi düzen ve bütünlük
Hayata Dair
Geçen gün Ankara Şehir Hastanesinde 2 kanser hastası konuşuyor...(Yan yana oturunca istemeden kulak misafiri oldum.)🥺Biri 17 yaşında delikanlı,diğeri 37 yaşında abla.Abla"çok korkuyorum"dedi. İkisi de ilik bekliyormuş."İliklerimiz Hindistan'dan geldi,ben çok korkuyorum ya inşALLAH iğleşiriz"dedi...Birbirlerine baktılar acaba ilik bekleyen 3. Kişi kim dediler?Sonra sessizlik oldu.🥺Hayat çok acımasız değil mi?Kimi yaşamak için, kimi ölmek için can çekişiyor.