EDEBİYAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR...
DENİZLİ'DE ''HORASAN'DAN ANADOLU'YA'' BAŞLIKLI BİR ETKİNLİK DÜZENLENDİ...  KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 11 Haziran 2026 Perşembe günü, saat.18.30'da;Türk Ocakları Denizli Şubesi Binası-Denizli adresinde, ''Horasan'dan Anadolu'ya'' başlıklı bir etkinlik düzenlenmiştir. Özbekistan'dan gelen 6 konuşmacının isimleri aşağıdaki şekildedir. Respublika Maneviyat ve Marifet Merkezi'nden Bekzod Abdirimov. Urgenç Devlet Pedagoji Enstitüsü'nden Umarjon Xujamuratov, Celaleddin Mengüberti Vakfı Başkanı Mumin Madaminov. Urgenç Devlet Üniversitesi'nden Jafar Madraimov, Respublika Maneviyat ve Marifet Merkezi'nden Tolibjon Sobirov ve Urgenç Devlet Pedagoji Enstitüsü'nden Yetmishboy Abdullaev, isteyen herkes bu etkinliği ücretsiz olarak izleyebilir.   **************************************************************************************************** SAMSUN'DA ''CUMARTESİ EDEBİYAT SOHBETLERİ''NE GELECEK OLANLARA ÜCRETSİZ ÇORBA VE ÇAY İKRAM EDİLECEK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 13 Haziran 2026 Cumartesi günü, saat 12.00'de;İlkadım Kent Konseyi-100. Yıl Bulvarı (1.Dolmuş Hattı Lokali bitişiği) İlim Yayma Vakfı yanı İlkadım-Samsun adresinde, şiir-türkü-kitap tanıtımı-edebiyat sohbetleri yapılacaktır. Samsun İlkadım Belediyesi ile Samsun Yazarlar Birliği Başkanı Ahmet Seven'in ve yöneticilerinin birlikte organize ettiği etkinlik sırasında gelen gazeteci-yazar-şair-edebiyatçı ve dinleyicilere ücretsiz olarak çorba ve çay ikramı da yapılacaktır. Samsun Yazarlar Derneği bu uygulamayı her hafta Cumartesi günleri aralıksız olarak sürdürmektedir, ilgilenenlere önemle duyurulur. **************************************************************************************************** MAVİ YOL DERGİSİ'NİN 1.YILI BİR PROĞRAMLA KUTLANACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 15
MURAT HAYDAROĞLU VE YAYINLADIĞI KİTAPLAR... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR Ankara'dan, Didim'e giderken Nazilli'de mola veren Yazar ve Şair Murat Haydaroğlu ile birlikte uzun süre edebiyat ve sanat dünyası'ndan söz ettik. O bana, 3 kitabını hediye etti. Ben de kendisine Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği Başkanı Şükrü Öksüz'ün çıkardığı Aydın Efesi Yazı ve Şiir Dergisi ile 5-6 şiir kitabı. Bir tane Aslen Mardin'li olup Söke Milli Eğitim Müdürlüğü'nden emekli olan ve Söke'ye yerleşen Abdülkadir Güler'in 50 yılda başından geçenleri anlattığı bir kitap ile 3 hikaye kitabı armağan ettim. Çok güzel vakit geçirdik, benim içinde çevresi çok geniş olan böyle bir yazar ve şairi tanımak hoşuma gitti. Cumhuriyet'e ve Atatürk'e düşkünlüğüne ve tarihi bilgisine hayran kaldım. Gece Emekli Öğretmen-Yazar-Şair Abdullah Bedeloğlu'nu da eve davet ettim, Bedeloğlu'nun da dedeleri Kurtuluş Savaşı'na iştirak etmiş kimseler olunca muhabbet koyulaştı. Aşağıda, Murat Haydaroğlu'nu bir tanıyalım. *** 1957 yılında Ankara'nın Çubuk İlçesi'ne bağlı Meşeli Köyü'nde dünyaya gelmiştir, köyden çocuk yaşlarda ayrıldığı için köyde geçirdiği günleri hatırlamıyan Murat Haydaroğlu ve ailesi önce köyden kente göçün yaygın olduğu yıllarda önce Ankara'nın Çinçinbağları'na gelip yerleşir. Aile daha sonra Etlik Semtine yerleşir, Haydaroğlu ilk ve orta okulu Etlik'te bitirdikten sonra Ankara Motor Meslek Lisesi'ne kaydolur. Yüksek öğrenimi, siyasal ve ekonomik nedenlerle yarım kalır. Ortaokul yıllarından bu tarafa aletli jimnastik-boks-güreş vb. gibi sporlarla uğraşır. *** Okulu bitirdikten sonra bir ara EGO'da motor teknisyeni olarak çalışır, askerlik dönüşü ise toptan gıda ticaretine başlar. Büyük paralar kazanır, sonra emekli olur. Çalıştığı dönemlerde sendika işçi temsilciliği başta olmak üzere bir çok
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"TENKİT" ÜZERİNE BİR TENKİT… En azından şu an için ya da mantığımın ve vicdanımın hâlihazırdaki "kabulleri" çerçevesinde, aklımla "iç sesim" arasında fikir ihtilafına sebep olan; her iki hassamı da zaman zaman çelişkiye düşüren; onlardan bazen birini, bazen de yekdiğerini bana daha haklı bulduran, uğraşmaktan ve düşünmekten zevk alır hâle geldiğim bir mevzu var, zihnimin son zamanlardaki gündeminde: "Tenkit, redifinde yahut akabinde 'alternatif'i de taşımalı ya da getirmeli midir?"… Böyle bir suale, cevabî nitelikte mukabele anlamında verilebilecek hükümler; siyah-beyaz netliğinde veya katiyetinde olmaktan ziyade, gri ve ara ton esnekliğinde yer alıyor... Her ne kadar izafi bir özellik taşıyor olsa da, "evet" ve "hayır" cevapları; bu meseleye müteallik, bir an evvel ulaşmayı içten içe istediğim, birbirine taban tabana zıt iki tezi temsil ediyor.. Hangisine ulaşmak istediğimi, hangisini diğerine tercih etmem gerektiğini muhtemelen yine bu süreç belirleyecek; yani bu iki mefhumun mücadelesine dair neticeyi tayin edecek... Hayatımın sergüzeştinde dimâğıma ve vicdanıma tevafuk eden ya da rast gelen hadiseler zincirinin zihnî halkaları, o hâdisata bakış açılarım ve yaklaşım tarzlarımla henüz tezat oluşturmadığı zaman dilimlerinde; "tenkit, beraberinde alternatifi (veya 'teklif'i) de getirmelidir" fikri, oldukça muhkem bir yer tutuyordu zihnimde... Aklım, yüreğim ve bütün ruhum ile beni hayata bağlayan "zihnî şemalarım"ın mücerret iktidarı, bu şemalara ters düşen veyahut onları alenen "bir kez daha düşünmeye" davet eden "muhalif/yeni iktidar talibi" fikirler tarafından alaşağı edildiği günden beridir; «tenkit etme hakkım mahfuzdur ve bu hak, alternatif üretme konusunda hiçbir mesuliyet ve mecburiyet yükleyemez bana» düşüncesi, -biraz eğreti dursa da- aklımın bir köşesinde
Korona Günlükleri - 3
Planlanmış Gelecek (mi?) Asırlar önce, bir grubun insanlığın geleceğini planlayacağı ve planlı yaşamdan kaçış olmayacağı söylense ya üstünde durulmaz ya 'deli' damgası vurulur ya da 'komplo' diye nitelendirilirdi. Fakat günümüzde imkanlar insanlık geçmişine göre o kadar gelişti ki 'zihin' istenilen yönde algılatılıp 'yaşam' istenilen yönde programlanabiliyor. Tek ve bilerek gözümüzün önünde tutulan gündem 'salgın' için yabana atılmayacak malzemeler, "insan eliyle oluşturulan geleceği mi yaşıyoruz?"a cevap olabilir. Film, dizi, çizgi film ve kitaplarda işlenen salgın hastalık konusu, araştıranlar için, geleceğimizin birileri tarafından şekillendirildiğini gözler önüne seriyor. İşte örneklerle 'korona'dan bahseden yapım ve eserler: 1- Simpsonlar 4. Sezon 21. Bölüm, Japonya’dan çıkan “Osaka Flu” adındaki küresel salgını konu ediniyor. Çizgi filmde Uzakdoğu'dan yayılan grip üzerinde duruluyor. 2- 2010 yapımı Karmakarışık (Tangled) çizgi filminde Rapunzel günlerini, 'Corona Krallığı'ndan izole şekilde, kuleye kapatılmış olarak geçiriyor. 3- 2016 yapımı Cehennem (Inferno) filminde semboloji uzmanı Robert Langdon dünya nüfusunun büyük kısmını yok edecek virüsü yaymak isteyen birini durdurmak için uğraşıyor. Filmin büyük kısmı ise İtalya'da geçiyor. (İtalya'nın şu anki durumu ile benzerlik gösteriyor.) 4- 2018 Güney Kore yapımı Netflix dizisi My Secret Terrius'un 10. bölümünde 'koronavirüs' adlı ölümcül hastalıktan söz ediliyor. Doktor soruşturma yapan kişiye şunları söylüyor: "Koronavirüs solunum sistemine saldırıyor. Daha ciddi olanı, koronavirüsün 2 ile 14 gün arası kuluçka dönemine sahip olması." 5- Sylvia Browne, kehanetlerde bulunduğu ve 2008 yılında yayınlanan 'End of Days' adlı kitabında 2020 civarında koronavirüse benzer küresel salgının ortaya çıkacağını iddia
en beğendiğim zombi filmleri ;(`benim listem`) 1. `28 days later` 2002 yapımı, yönetmen koltuğunda danny boyle oturuyor; başrollerde cillian murphy, naomie harris ve brendan gleeson var; yaklaşık 113 dakika. konu basit ama etkisi büyük: laboratuvardan yayılan “rage” virüsüyle toplum çöküyor, gözünü hastanede açan bir adam boşalmış bir dünyada hayatta kalmaya çalışıyor. modern zombi çağının start tuşu. 2. `train to busan` 2016, yönetmen yeon sang-ho; oyuncular gong yoo ve ma dong-seok; süre 118 dakika. seul'den busan'a giden bir trende patlayan salgınla birlikte, kapalı alanda artan gerilim ve insan ilişkileri üzerinden yürüyen, aksiyonla duyguyu aynı anda tokat gibi veren film. 3. `dawn of the dead` 2004, yönetmen zack snyder; oyuncular sarah polley, ving rhames; süre 101 dakika. bir grup insanın alışveriş merkezine sığınıp zombilere karşı hayatta kalmaya çalışmasını anlatır; hızlı zombi konseptini popülerleştiren remake. 4. `rec` 2007, yönetmenler jaume balagueró ve paco plaza; başrolde manuela velasco; süre 78 dakika. bir televizyon ekibinin itfaiyecilerle girdiği apartmanda karantinaya alınmasıyla başlayan found-footage tarzı saf panik ve kapalı alan kabusu. 5. `world war z` 2013, yönetmen marc forster; başrolde brad pitt; süre 116 dakika. küresel salgının ortasında dünyayı dolaşarak çözüm arayan eski bir bm çalışanı üzerinden büyük ölçekli zombi kaosu; aksiyon yüksek, mantık bazen izinli. 6. `:shaun of the dead` 2004, yönetmen edgar wright; oyuncular simon pegg, nick frost; süre 99 dakika. zombi istilesini pub'a gidip çözmeye çalışan iki arkadaşın kara mizah dolu hikayesi; komedi ama türün en zekilerinden. 7. `zombieland` 2009, yönetmen ruben fleischer; oyuncular jesse eisenberg, woody harrelson; süre 88 dakika. zombi kıyametinde hayatta kalma kurallarıyla
KİROS ÖLDÜ, TRUMP DİRİLDİ!
Evanjelik Amerika'nın Yol Haritası... GİRİŞ: Distopya mı, Ütopya mı? Margaret Atwood 1985'te Damızlık Kızın Öyküsü'nü yazdığında distopya kuruyordu: Dini baskının hâkim olduğu, kadınların yalnızca doğurgan bedenlerine indirgendiği, muhalefetin ortadan kaldırıldığı bir Amerika. Ama aynı kitabı okuyan bir evanjelik Hristiyan için sahne farklıdır. Günahkâr dünya temizlenmiş, Tanrı'nın yasaları hâkim, Hristiyan medeniyeti ayaktadır. Aynı metin, iki farklı his. Bu farkı anlamak, Trump'ın gerçek programını anlamak demektir. Philip K. Dick'in Yüksek Şatodaki Adam'ı da kurgu diye okundu. Ama bazıları not aldı. Bu yazıda ortaya koyduğumuz örüntüyü biz kurmadık. Her halka ayrı ayrı belgelenmiş. Biz sadece geriye çekildik ve birlikte baktık. KİŞİLER: Sahnedeki Aktörler Kiros Kim? Kiros, İsa'dan yaklaşık 500 yıl önce yaşamış Pers İmparatoru'dur. Musevilerin inancına göre Tanrı, kendi halkını Babil esaretinden kurtarmak için Yahudi olmayan bu hükümdarı araç olarak seçti. İncil'in Yeşaya bölümünde Tanrı Kiros'a şöyle seslenir: "Seni adınla çağırdım, sen beni tanımasan da." Kusurlu, yabancı, ama seçilmiş bir araç. Bu teolojik şablon, Trump'ı anlamak için kilit kavramdır. Lance Wallnau: "Peygamber" Teksas'lı evanjelik vaiz Lance Wallnau, 2016'da Trump'ın adaylığını duyurur duyurmaz şunu ilan etti: "Tanrı bana Trump'ın Kiros olduğunu söyledi." Yani Trump, Yahudi olmayan ama Tanrı'nın seçtiği bir araçtır — tıpkı antik Pers Kralı Kiros gibi. Bu kehanet evanjelik dünyada viral oldu, milyonlara ulaştı. Wallnau, "Yedi Dağ Buyruğu" adlı teolojik programın baş savunucusudur. Bu programa göre Evanjelikler toplumun yedi temel alanını ele geçirmelidir: hükümet, medya, eğitim, iş dünyası, sanat, aile ve din. Bu bir inanç değil, somut bir eylem planıdır. Wallnau Trump'ın seçilmesinden bu yana