"The box. You opened it. We came..."
6/10
·528 syf.··
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:36
Zorlama kadın karakter tercihi ve final kısmı, içeriğin kalitesi ile olay örgüsü zaten sıkıntılıyken çryi çok daha aşağı çekmiş. Kirsty Cotton ve Tiffany karakterlerinin ele alınış biçimi çok kötü... Özellikle Kirsty hiçbir karakter derinliği olmayan, garip öfke nöbetleri geçiren, Cenobite doğasına uymayan sırf kadın karakter olsun ne olursa olsun diye yapılmış inanılmaz yüzeysel bir karakter. Nasıl 2022 Hellraiser, 1987 Hellraiser'in kalite olarak yanından bile geçemiyorsa ve bunun sebepleri barizse bu çizgi romanda da aynı sorun var diyebilirim. İlk yarı iyiyken ikinci yarı hikaye fecaat bir hale geliyor bunda da yazar değişikliği önemli bir yer tutmuş. Hatta çizimler benzer şekilde ilk çeyrek çok iyiyken kalan kısımda aynı kaliteyi koruyamıyor. Cenobiteların o şeytani havası ikinci yarıda tüm ihtişamını kaybediyor. Final ise zaten o cehennem evrenine, tasvirine çok ters şekilde süper kahraman çrlerine doğru kayıyor. Yazık olmuş.
Edebiyat
Clive Barker's Hellraiser Omnibus Vol. 1Clive Barker · BOOM! Studios · 20172 okunma
Bilmen Tefsiri'nin Tefsir Literatüründeki Yeri
Puan vermedi·
Prof. Dr. Şükrü Arslan'ın ''Bilmen Tefsiri'nin Tefsir Literatüründeki Yeri'' isimli makalesini burada paylaşıyorum. Umarım okuyacak olan, okumayı düşünen kişilere faydalı olur. Özet Ö. N. Bilmen, Osmanlıların son döneminde yetişmiş, hayatının müsmir çağını Cumhuriyet döneminde yaşamıştır. O, Cumhuriyetin ilk çeyrek asrını aşkın zamandaki durumu ve nasıl bir tefsire ihtiyaç duyulduğunu iyi tesbit etmiş olmalıdır. Zamanı iyi okuyan Bilmen, tefsirini günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde kaleme almış, uzmanlık alanına giren hususlara fazla yer vermemiştir. Bu sebeple Bilmen Tefsiri’nde farklı yorumlar, rivayetlerdeki senet ve tenkitleri, fıkhî ve kelamî ihtilaflar, kıraat farklılıkları vs. bazı istisnalar dışında görülmez. Kanaatimizce Kur’an’ın ne dediğini öğrenmek isteyen sade insanımız için gayet faydalı bir tefsirdir. Fakat ne yazık ki dili yazıldığı zamana değil, müfessirin yetiştiği döneme aittir. Biz, kısaca “Bilmen Tefsiri” olarak adlandırdığımız merhum Ömer Nasûhi Bilmen Hoca Efendi’nin tefsirini önce genel hatlarıyla tanıtmaya sonra da tefsir literatüründeki yerini tesbite çalışacağız. Öncelikle belirtmemiz gereken hususlardan biri şudur: Bilmen Tefsirini incelememiz, Bilmen Yayınevi tarafından neşredilen, basım tarihi ve kaçıncı basım olduğu belirtilmeyen, orta boy, sekiz cilt, 4136 sayfa olarak İstanbul’da basılan nüsha üzerinde yapılmıştır. Bilmen Tefsiri’nin tam adı, “Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Meâl-i Âlisi ve Tefsiri”dir. Bilmen Tefsiri ve Özellikleri Bilmen Hoca Efendi, tefsirine yazdığı üç sayfalık özlü mukaddimesinde Kur’an-ı Kerim’in kısa tanıtımı, önemi, tüm insanlara hidayet rehberi oluşu, tefsir ve tercümesine olan ihtiyaç, tercüme ve meâl arasındaki fark, İslâm’ın başlangıcından itibaren müslümanların Kur’an’ı anlamak için
Alıntı
Kur'an-ı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri (7 Cilt Takım)Ömer Nasuhi Bilmen · Kitap Kalbi Yayıncılık · 202297 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·400 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:17
Violeta "Isabel Allende" Violeta,Şilili yazar Isabel Allende'nin 2022 yılında yayımlanan son romanı.Benim de yazarla büyük bir keyifle tanışmış olduğum ilk kitabı. Kurgusal otobiyografi olan bu kitap mektup biçiminde bir anlatım özelliğine sahip. Yazarın anlatım biçimini Gabriel Garcia Marquez'e çok benzeten hatta ona öykündüğü yönünde haksızca eleştirenlerin sayısı da çok.Allende'nin anlatımı Marquez ile kıyaslanamayacak kadar özgün bence. Marquez'in sembolleri daha çok kullandığını söyleyebilirim örneğin. Bu türden bir kıyaslamaya girmek bence bu iki yazara da büyük haksızlık yapmak olur. Allende'nin anlatımında mizahı ustaca kullanışı da büyük bir fark yaratıyor aralarında. Yaşamı boyunca çok çarpıcı olaylara tanıklık etmiş bir yazar olarak ;tarihi anlatmadaki işlek, akıcı, samimi, doğal, içten aktarımı ve sembolleri kullanmadaki ustalığıyla size hiç yorulmadan keyifli bir yolculuk deneyimleme imkanı sunuyor. Yazarın kendi hayatında tanıklık ettiği siyasi çalkantıların izlerine kaleminde rastlamamak imkansız. Isabel Allende, Şilili sosyalist bir siyasetçi olan Salvador Allende'nin yeğeni. Salvador Allende, Latin Amerika'da seçimle göreve gelen ilk Marksist devlet başkanıdır. Kendisinin göreve getirdiği General Augusto Pinochet'nin askeri darbesi ile yönetimden indirilmiştir. Isabel Allende 2007 yılında K Edebiyat Dergisi' ne verdiği röportajda ABD destekli bu askeri darbe için şunları söylemiştir: "Mapacho nehrinde yüzen cesetleri, askerlerin yaktıkları kitap yığınlarından yükselen ateşi, tutuklularla dolu kamyonları, başkanlık sarayının bombalanmasını korku dolu birçok görüntüyü unutmayacağım. Hala askerlerin yürüdüğü kabuslarla uyanıyorum." Yazarın deneyimlediği bu acımasız manzaraya dair pek çok iz var, sarsılarak okuyacağınız Violeta'da. Violeta, 1920
Edebiyat
VioletaIsabel Allende · Can Yayınları · 2023359 okunma
Tarihin en eski uyuşturucusu, Ölümü aşma arzusu!
9/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Martin Mystère serisinin Türkiye'deki yayın serüveninde Ocak 2023 tarihinde Lal Kitap tarafından yayımlanan 216 seri numaralı, "Slumberland'a Dönüş" adlı sayısı, orijinal İtalyan serisinde Ocak 2022'de yayınlanan ve özgün adı "Ritorno a Slumberland" olan 383. sayıya tekabül etmektedir. Senaryo ve Hikâye: Giovanni Eccher Çizimler: Fabio Piacentini Kapak Resmi: Giancarlo Alessandrini Çeviri: Zeynep Ece New York sokaklarında yaşlı nüfus arasında hızla yayılan "Ritus" (AY İN) adlı yasa dışı bir uyuşturucu madde, kullanıcılarını ağır borçlara ve suça sürüklemektedir. Martin Mystère, yaşlı komşusu Margaret’in bu madde yüzünden bir silahlı soyguna karışıp gözaltına alınmasıyla olaya dahil olur. Soruşturma derinleştikçe, bu hapın sıradan bir uyuşturucu olmadığı, kullanıcılarına ölmüş yakınlarıyla iletişim kurma vaadi sunduğu anlaşılır. Martin ve Java, bu gizemli şebekenin peşine düşerken eski bir dosttan yardım istemek zorunda kalacakları tekinsiz bir gerçekle yüzleşirler. Bu sayıyı elime alırken ilk anda şöylesine bir karıştırdığım sayfalardaki karmaşık çizimler aslında beni baştan bir rahatsız etti. Yine de çizer hakkında önyargılı olmamak adına peşin bir fikir belirtmek istemedim. Hikayeyi bitirdiğimde, Martin Mystère'in alışık olduğumuz paranormal maceralarının ötesinde, insan psikolojisinin yas ve yalnızlık gibi kırılgan noktalarına temas eden bir iş gördüm. Karakterin sırf gizem peşinde koşmayıp yaşlı komşusu üzerinden toplumsal bir drama dahil olması, anlatıya bence güzel bir ağırlık katmış. Anlatıdaki sinematografik ikilik fena düşünülmemişti. Bir tarafta sadece "birkaç gün öncesindeki" zaman çizgisinde geçen, yaşlıların içine düştüğü hüzünlü durumu ve olayların gelişimini izlerken, diğer tarafta "günümüz" zaman çizgisinde Martin’in "ONLAR" adını verdiği güçten kaçtığı tempolu bir aksiyonu
İnsan ve Duygular
Martin Mystere - Sayı 216 - Slumberland'a DönüşGiovanni Eccher · Lal Kitap · 20233 okunma
İncir Kuşları
Puan vermedi·328 syf.··
2024 4. kitabı
Kitap benim için dönüm noktam diyeceğim bir kitap oldu bu kitabı elime aldığımda sene 2014 idi ve ben 10 yaşında ufak bir çocuktum kitabın yarısına gelene kadar canımdan can gitti ve bana şükür ve minnet duygusunu çok güzel aşılayan bir eser oldu ben 2022 de tam 8 sene sonra bu kitabı şans eseri tekrar elime aldım ve yeniden aynı duygular ve daha büyük bir olgunluk ile okudum öncelikle kitapta geçen her şey yaşanmış bir Bosna Hersek hikayesi idir ve bu yüzden empati duygusunu çok üst seviye geliştirir. İnsanların sadece kimlikleri ve dinleri yüzünden yaşadıkları zulüm ise savaşın ne kadar yıkıcı olduğunu bir kez daha gösterir. Bu savaş yalnızca şehirleri değil, insanların hayatlarını, hayallerini ve sevdiklerini de nasıl yok ettiğini gözler önüne seriyor. İncir Kuşları, bana sadece bir hikâye anlatmadı; aynı zamanda barışın, özgürlüğün ve insan olmanın değerini hatırlattı. Bu yüzden benim için sıradan bir roman değil, yıllar geçse de etkisini kaybetmeyen ve her okunduğunda farklı duygular hissettiren çok özel bir eser olarak kalacak. "Özgürlüğün değeri,onu kaybedince daha iyi anlaşılır." "Acı,insanları birbirinden ayırdığı kadar birbirine de yaklaştırabilir." "Bazı yaralar yıllar geçse de kapanmaz,taşımayı öğreniriz." Ve son olarak kendimden bir alıntı ekleyeceğim;"10 yaşımda beni ağlatan bu kitap,yıllar sonra aynı satırlarla bu kez beni düşündürdü."
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
Duvarların ardında kalan hakikat
9/10
·552 syf.··
2026 62. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:33
Haruki Murakami'nin Şehir ve Belirsiz Duvarları romanı, aslında yeni bir hikaye değil. Haruki Murakami 1980'lerde yazdığı yaklaşık 150 sayfalık kısa bir metni yıllar boyunca içine sindirememiş, tamamlanmamış hissetmiş ve uzun süre yayımlamamış. Aradan geçen onlarca yılın ardından bu hikayeye yeniden dönerek onu bugünkü haline ulaştırmış. Bu yönüyle roman, yalnızca kahramanının değil, yazarının da yıllar süren bir arayışının ürünü gibi duruyor. (Kitap 2022 yılında tamamlanıyor) Romanın merkezinde görünürde bir aşk hikayesi var. Ancak bu, sıradan bir kavuşma hikayesinden çok, insanın hayatı boyunca peşinden gitmekten vazgeçemediği bir aşkın hikayesi. Umudunu kaybetmeden, zamanın ve hayatın önüne çıkardığı bütün duvarlara rağmen sevdiği kişiyi aramaya devam eden bir insanın sessiz mücadelesi. Bu nedenle kitap boyunca aşk, yalnızca bir duygu değil, insanı ayakta tutan, ona yön veren bir arayış haline geliyor. Kitabı okurken kendime sık sık şu soruyu sordum. Ben gerçekten ben miyim, yoksa yalnızca kendi gölgem mi? Gerçek ile hakikati nasıl ayırt edebilirim? Haruki Murakami 'nin kurduğu o yüksek duvarlarla çevrili şehir, zamanla bir mekandan çok insanın iç dünyasının metaforuna dönüşüyor. Belki de hepimizin içinde ulaşmaya çalıştığımız, fakat tam olarak varıp varamadığımız böyle bir şehir vardır. Haruki Murakami 'nin en güçlü taraflarından biri olan betimlemeler burada da etkileyici. Nehirler, kütüphaneler, sessizlikler, gölgeler ve duvarlar, hepsi okurun zihninde canlı bir şekilde yer buluyor. Romanın atmosferi o kadar güçlü ki bazen olaylardan çok hisler akılda kalıyor. Bu anlamda eser, klasik Haruki Murakami anlatısının bütün özelliklerini taşıyor. Bununla birlikte bazı bölümlerde sahnelerin gereğinden fazla uzatıldığını ve bazı düşüncelerin tekrar tekrar işlendiğini hissettim. Özellikle romanın orta bölümlerinde tempo
Alıntı
Şehir ve Belirsiz DuvarlarıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 2025420 okunma