Normal şartlarda hevesle okuyacağı tarihi romanlardan oluşuyordu bu yığın, ancak son aylarda yalnız edebiyata değil, hemen hemen her şeye olan ilgisini kaybetmişti.
Millet birbirine sarılmayı unuttu, birbirinin gözünün içine muhabbetle bakmayı, birbirlerine sevgi duymayı, saygı duymayı. İnsanlar insan olmayı unuttu.
Hatıratlar, yazıldığı devrin üzerinden asırlar geçse de tesirini kaybetmez. Hele ki bu hatırat Sevgili Peygamber Efendimiz’den (s.a.v.) izler taşıyorsa kıymet-i harbiyesi katbekat fazladır. Koca Mustafa Paşa hankahının serzakiri olan Şikârîzâde Şeyh Ahmed Efendi (v.1831), Medine-i Münevvere’de bizzat görüp yaşadıklarını ve başkalarından da dinlediği hadiseleri kaleme aldı. Biz de Ahmed Efendi’nin hatırat üslubuyla kaleme aldığı “Tayyibetü’l-Ezkâr” adlı risalesini sadeleştirerek özet şeklinde hazırladık. Her bir ifadesinde Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) mübarek hatırasını yaşatan bu güzel satırlarla sizleri baş başa bırakıyoruz…
Yazının başlığında "Fıkıh Hayattır" demiştik. Çok özet birai şekilde genel hatlarını çizdiğimiz fıkıh ilmi, hayatımızın her yönüyle ilgilidir; her işimizi Resulullah'a (s.a.v) uyarak onun muhabbetiyle yaşamamızı ifade eder.
Hayatımızı fıkhın aydınlığında yaşayabilme niyazıyla...