Puan vermedi
Hüseyin Rahmi Gürpınar GULYABANİ Romanlarını, halkı “yüksek bir felsefe”ye doğru çekmek için kaleme aldığını söyleyen Hüseyin Rahmi Gürpınar, Aydınlanma felsefesinden, Schopenhauer ve Nietzsche gibi filozoflardan da etkilenmiştir. Toplumun peşin yargılardan, geleneksel düşünce kalıplarından ve akla aykırı her türlü hurafeden kurtulması gerektiğine inanın Gürpınar’ın toplum içerisinde din kisvesine bürünmüş batıl inanış ve hurafeleri yerdiği Gulyabani romanı aynı zamanda edebiyatımızın fantastik öğeler barındıran ilk korku romanıdır. Gulyabani’de Musine Hanım adında kimsesiz bir kadının hizmetkârlık yaptığı çiftlikte gerçekleşen doğaüstü olaylar ve sahtekârlıklar etrafında yaşadığı maceralar anlatılır. Masal tadında bir kitap, okunmasını tavsiye ederim. 15/06/2025
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Kolyos Yayınları · 201618bin okunma
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·120 syf.··
2025 13. kitabı
bu kitabı okurken birçok düşüncenin bugüne bu kadar net temas etmesi beni şaşırttı. aradan yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen yapılan tespitlerin hâlâ geçerli olması, sıradan bir zekânın değil, zamanı aşabilen bir bakışın ürünü. anlatılanlar yalnızca teorik değil; insanın hayatına ve yaşadığı topluma doğrudan temas eden bir derinlik taşıyor. ibn-i haldun’un mukaddime’si, modern diye adlandırılan çağın karmaşası ve savrulmuşluğu karşısında daha da anlam kazanıyor. çünkü burada yalnızca fikir üretimi yok, aynı zamanda bu fikirlerin hayata temas eden bir karşılığı var. onu değerli kılan da bu bütünlük. bu eser, yalnızca okunup kenara bırakılacak bir kitap değil; dönüp dönüp bakılması gereken, insanın bakışını keskinleştiren temel bir kaynak. 06/12/2025 20.08
İbni Haldun - Coğrafya KaderdirMesud Topal · Destek Yayınları · 20212,747 okunma
“Yüzünün Bana Söylediği”nde Arayış Siluetleri
Puan vermedi·48 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
Yüzünün Bana Söylediği, Denizcan Karapınar’ın 2025 yılında okurla buluşturduğu şiir kitabıdır. Şair, şiirlerdeki geçişi adeta şiirden şiire uzanan köprü yardımıyla kurmuş gibidir. Kitap, Yüzünün Bana Söylediği başlığıyla başlayıp iç yapısında zaman, duygu, anlam geçişlerine göre ayrılmış olan ancak bütünde bir şiirin parçaları şeklinde ilerleyen alt dizelerle devam etmektedir. Bu ayrım 1,2,3… şeklinde numaralandırılarak yapılmıştır. Numaralandırılmış alt dizeler her ne kadar eser içinde parçalı bir yapı gibi sunulmuşsa da, özünde kesintisiz bir içsel akışla sürmektedir. Bu akış adeta tek şiirin içinde bölünmüş farklı zamanları sembolize etmektedir. Şair, duygusal ve imgesel yoğunluğu her zaman diliminde yeniden kurarken biçimsel sürekliliği de bu yolla sıkı tutmuştur. Tek şiirden çok bölümle doğan bu ilerleyiş, şiirin bütünündeki yüz, deniz, zaman gibi tematik ögeleri başka bölümlerde başka derinliklere taşımaktadır. Eserin başından itibaren özneyi işittiğimiz kesintisiz bir ses ön plandadır. İçine girdiğimizdeyse yüz, kimlik arayışı ve başka kimliklerin arayışı olarak okuru sarmaktadır. Kiminde yüze seslenirken kimi dizelerde yüzlere seslenmektedir. Bunun sebebini, daha tepe bir yerden bütüne baktığımda ‘arayış’ olarak yorumladım. Ancak bu arayış, kimi ya da hangi durumdaki yüzü, yüzleri aradığını biliyor. Bu nedenle sürekli bir arayış diyebiliriz. Özne için onların kimi özellikleri de mevcut ve yer yer bize de bunlarla ilgili işaretler veriyor. Üstelik bu yüzler her zaman başkalarıyla ilintili değil, kendisine dair de bir eşelenme, içsel sayım durumu gibidir. Yüzünün Bana Söylediği adlı eser üzerine yazdığım incelemenin devamı parsomenfanzin.com/2025/11/06/yuzu... adresinde (Parşömen’de) yayımda.
Edebiyat
Yüzünün Bana SöylediğiDenizcan Karapınar · Lando Yayınları · 20252 okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 133. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 18:41
Cebimdeki Ekmek Kırıntıları Ercan Kesal; iyi bir oyuncu olmanın yanı sıra, aslında dizilerde ve filmlerde, uyuyan kesimi uyandırıp "Günaydın." diyecek cinsten olaylarla, halkın uyanık her şeyin farkında olan kesimine ise, kendini severek izleten bir oyuncu. Aras Bulut lynemli ile birlikte oynadığı dizide, baba rolü, Magarsus'da yine baba rolü işe karşımıza çıkıyor. Ben izlerken hep bir ağlama hissine kapılıyorum. Çünkü ses tonu, dizide o evladı için her şeyi yapması, oyuncuyu değil de, bizden birini izler gibi hissettiriyor. Kendisi ile TUYAP kitap fuarında tanışma fırsatım oldu, bu bu kitabını imzalattım ona.O gün ki, ses tonu, konuşma şekli, ayağa kalkması, mütevazi ve ne kadar da ince düşünceli bir adam olduğunu yaşayarak gösterdi bana.Bir de bilirsiniz, eksi insanların bir heybeti vardır. Yürümesi, bakması, konuşması; her şeyinde bir kuvvetlilik hissedersiniz.Tam da o var kendisinde.Babayiğit deriz ya, tam da öyle. Lütfen sizler de, Magarsus'u izleyin, Ercan Kesal'ın bu kitabını okuyun, ben diğerlerini edinip inşallah okuyacağım. •Malum ben de uyumayan kesimdenim. Okuyacak olanlara iyi okumalar diliyorum, kitaplarla kalın. | Aişe Bozdemir ~~ 06/11/2025
1000Kitap
Cebimdeki Ekmek KırıntılarıErcan Kesal · Kronik Kitap · 2022614 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2025 437. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 14:36
türkçü karakter üzerinden, türkçü karakter gözüyle yazılmış bir istiklal harbi romanı.. çoğumuzun Eylül adlı kitabıyla kendisini tanıdığımız, kendisiyle tanıştığımız servet-i fünun döneminin önemli temsilcilerinden olan Mehmet Rauf kitaplarını okuyanların bileceği üzere genelde kitaplarında aşkın farklı türlerine, kadın-erkek arası ilişkilere, kadın-erkek arasındaki ilişkilerin yarattığı hayal kırıklıklarına yer vermiş, yaşadığı dönemin toplumunun sorunlu yanlarını kitaplarına taşımamıştır.. mehmet raufun eserlerine hakim olan yukarıda sayılanlara kendisinin son iki romanında pek rastlanmaz, rastlansa da roman bu yukarıda sayılanlar üzerine oturtularak oluşturulmaz.. bu iki roman; Define ve Halas adlı romanlardır.. 1926 yılında vücudunun sağ tarafına felç inen mehmet rauf; sağ kolunu, sağ ayağını ve kısmi olarak dilini dilediğince hareket ettirmekten mahrum kalır.. doktorların kendisine evinde istirahat ederek dinlenmesini tavsiye ettikleri mehmet rauf halas adlı romanını -zaman zaman eşine dikte ettirerek- şubat 1927den nisan 1928e kadar 14 aylık dinlenme süresi içerisinde tamamlar.. mehmet raufu tedavi eden doktorlar kendisini değil sağ kolunu kullanarak yazı yazmak, düşünmekten bile kesinlikle men etmişlerdi. ancak mehmet rauf, doktorların kendisine yönelik bu önerilerini dikkate almamış ve halas adlı romanı kah kendisi yazmış kah eşine dikte ettirmiştir.. mehmet raufun doktorların kendisinin hastalığına yönelik önerilerini dinlememe nedeni halas adlı romanın girişinde söylediği/yazdığı bir cümlenin bir bölümünde kendisini belli eder; 'en hakiki ve en sade manasıyla bir mucize
Türk Tarihi
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020981 okunma