Her anlamda zor bir kitaptı. Hem konu olarak ağır hem de yazarın seçmiş olduğu anlatım tarzından dolayı bayağı zorlanmalar yaşadım. Şahsen hangi cümlenin kime ait olduğunu anlamak için birden fazla kez okuduğum diyaloglar oldu.
Eğer yoğun anlatımları, uzun cümleleri ve kapalı yazım tarzlarını seviyorsanız bu kitap sizi etkileyebilir. Ama benim gibi daha akıcı ve diyalog ağırlıklı romanları tercih ediyorsanız sabır isteyen bir okuma deneyimi yaşayacaksınız, şimdiden uyarayım.
Roman, sıradan bir ailenin otoriterleşen bir ülkede özgürlüğünü adım adım kaybedişini konu ediyor. Bir kadının yaşadığı zorlukları ve ikilemleri görüyoruz. Ve bu baskının insan hayatını nasıl zorlaştırdığını aslında çok da yadırgamadan okuyoruz, çünkü biz bu durumlara çok aşinayız.
Kitabı sevmedim diyemeyeceğim ama yazarın üslubuyla ben barışamadım. Geri kalan her şey güzeldi.
Resmen ite kaka verdim bu yıldızı.. Hatta kitabın ilk bölümlerini okurken bu anlatım şekliyle devam ederse ben 1-2 yıldız ancak veririm diye okudum kitabı.. Dönemine göre kurgu farklı ve şaşırtıcı gelmiş olabilir ama 2026 yılında okununca bu ne ya dedirtti bana :( Okuduğum eski baskılarından biriydi, umarım elden geçirilmiştir tekrar basılırken. Çünkü bendeki hali off yazım hatalarıyla beni çileden çıkarttı. Hiç mi bir editör okumadı bunu Allah aşkına! Yazar bunu yazdı siz de yayınevi olarak wattpad versiyonunu kopyala yapıştır yapıp bastınız mı ne yaptınız? de, da ayrımını falan unutun zaten ama bazı yerlerde cümlenin öznesinin 1.tekil ile başlayıp yüklemin 3.tekil şahsa göre bittiğini düşünün falan.. Bir de sürekli direkt kelimesi yerine direk yazmışlar. Tam bir felaketti..
Gelelim kurguya.. Farklı bir şeyler yapılmak istendiği çok belli.. Aslında sevdim de ama ilk bölümlerdeki o anlatım neydi öyle.. Aşkın zaten yeterince itici bir karakterken Ateş de bu kadar uçlarda mı yazılmış olmalıydı bilmiyorum. Bana tutunacak pek bir dal bırakmamış sağ olsun. Yine de Aşkın'ın yanında melek gibi kalıyor adam.. Kurgu wattpad anladım ama kitap o kadar argo, küfür ve +18 sahne içeriyor ki bu kadar küçük yaştaki bir kitle nasıl okuyabildi anlayamıyorum.
Ah bir de o "hidrolik asit" sahnesi neydi!!! Hiç mi araştırılmadan yazıldı bu kitap.. Bir kimyager olarak gözlerim kanadı okurken.. Hayatımda böyle bir asit türü duymamıştım. Breaking Bad izleyenler bilir, orda delilleri yok etmek için hidroflorik asit kullanılıyordu. Sanırım yazar da bu sahneden esinlenmiş. Keşke hangi asit olduğunu öğrenseydi de yeni bir asit türü yaratmasaydı.
Bu arada kitap bilimkurgu tarzında öğeler de içeriyor. Ateş'in adasında geçen bölümler bana direkt Johnny Depp'in oynadığı "Transcendence" filmini
Tilbe Saran'in seslendirmesiyle dinlediğim hayvanseverlere önerebileceğim bir kitap. Ayrica aralarda siyasi yapiya dair göndermeler var mi evet. Sadece hayvanlarin yaşamlarına dikkat ederseniz cokca sey ogreneceginizi dusunuyorum. Satin almayin sahiplenin.
PATRONUN OĞLUNUN KARISINI ÖLDÜRDÜĞÜ YERDEKİ ŞOKUMU BAŞKA HİÇ BİR KİTAPTA YAŞAMAM DİYORDUM TA Kİ SON 5 SAYFAYA KADAR (tavşanlar travma oldu tşk)
(13 mayıs 2026 yılında okundu)
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 2024211,7bin okunma
İnceleme yazısına başlamadan önce kitap yayıncılarına bir çift sözüm olacak. 1961'de ilk baskısı yapılan bu kitabı 1990 yılından sonra doğanların nasıl okuyabileceğini düşündünüz mü? Kitabın 17.baskısı 2012 yılında yapılmış ve içinde birçok Arapça, Farsça ve Fransızca kelimeler mevcut. Kitabı okurken TDK nın sözlüğünün mobil uygulaması sürekli elindeydi. Yaşım itibariyle bir çok kelimenin anlamını bilsem de günümüzde bu kelimeler kullanılmıyor. Bu nedenle sadeleştirilmiş bir dil ile yeni baskıları yapılarak değerli kitaplardan herkesin özellikle genç neslin yararlanması sağlanmalıdır.
Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?
Mehmet Akif Ersoy
demiş milli şairimiz. 1961 de yazılan kitabı 2026 da okuduğumda hiçbir şeyin değişmediği ve bu zihniyet ile değişmeyeceğini fark ediyorsunuz. Ne acıdır ki Hayrı İrdal ve Halit Ayarcı benzerleri sürekli hayatımızın içinde olacaklar.
Yazarın doğu batı veya gelenekçi modern toplum eleştirisi, bizim Cumhuriyet'in kuruluşundan bugüne geldiğimiz noktayı çok net biçimde ortaya koymaktadır. Kitabı ön yargılarım ile okumaya başladım okuma sırasında Tanpınar'ın hayatı ve eserleri hakkında makaleleri okuyunca eser sizi içine çekiyor kimi zaman Hayri İrdal kimi zaman da Halit Ayarcı kişiliklerinin günümüzde ki karşılıkları gözönüne geliyor. Kitabı keyifli şekilde okudum. Okumanızı tavsiye ederim.