8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
Kitap adı : Kadınlar Ülkesi (Herland) Yazar adı : Charlotte Perkins Gilman Kitap türü: Bilimkurgu klasiği, Fantazi Çeviri: Sevda Deniz Karali Sayfa sayısı : 209 Uzun zamandır bu kadar eğlenceli bir kitap okumamıştım. Okurken ben çok eğlendim Kafamda her an, keşke böyle bir ülkede yaşasaydık, nasıl olurdu soruları yankılandı. Yazar, eseri yazarken her şeyi o kadar çok ince düşünmüş ve detaylandırmış ki. Hiçbir konu boşluğa düşmiyor, hiçbir sorunuz cevapsız kalmıyor. Kitaba gelince, bir kaç erkeğin keşfettiği farklı bir ülke düşünün ve o ülkede yaşadıkları olaylar zincirine şahit oluyorsunuz. Yazar kitabında çok farklı bir ülkeden bahsetmiş, kısaca Kadınların olduğu bir ülke ve o ülkede her şey herkesin yararına göre oluşturulmuş. Herkes huzur içinde ve mutlu yaşıyor o ülkede. Her şeye hep beraber karar veren ve yapan kadın kahramanlarla dolu bir ülke. Ülkede et yenmiyor, süt içilmiyor çünkü her canlı kutsal onlar için. Özellikle anneliğe dair çok güzel vurgular okuyorsunuz kitapta. Anne, her şeyle mücadele etmek zorunda kalmıyor çocuğunu büyütürken, gerekli yardımları alıyor orada. Ülkede yaşayan erkek yok ve bu da sen güçlüsün, sen bu işi yapma, yap ayırımı da ortadan kalkıyor. Ülkenin kendi kanunları, kuralları ve dilleri var. Kitabın hikayesini ve yaşadıkları maceraları kahramanlardan biri olan Vandyckin kaleminden yazılmış gibi okuyorsunuz. Kitaptan kesitler: - Kadınlar Ülkesinde, bize zarar bile vermemişler, sadece uyumamıza sebep olan bir ilaç verip eşyalarımızı saklamışlar. - Keşke saçları biraz daha uzun olsaydı, o zaman çok daha kadınsı görünürlerdi - Bütün tarihimizi okuyabilirsiniz, bizim ülkemiz ikibin yıldır var. Okurken sıkılmazsınız, tarihimiz kısa ve öz yazıldı - Burada gördük ki çevre üzerindeki hayat baskısı, cinsiyet gözetmeksizin insan
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,8bin okunma
10/10
·221 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 03:02
Bu kitap için hiçbir inceleme olmaması aslında şaşırtıcı fakat ben de bu kitabı ablamın okumadığı kitapları arasında bulmasaydım büyük ihtimalle hiç okuyamazdım, biraz eski de bir kitap çünkü. Sosyalist felsefe hakkındaki en küçük detaylara kadar, salağa anlatır gibi, anlatmışlar -hani ilk başta felsefe ne demek onu bile söylüyor yani, öyle detaylı bir şekilde anlatmış-. Verdiği örnekleri de basit ama insana bilgiyi kavratır şekillerde vererek herkesin anlaması için açıklamış ve her farklı konuda tek örnek üzerindeki bakış açılarının farklılığını açıklayarak iyice anlaşılabilir kılmış. Aynı zamanda mantık ne demektir onu bile açıklayıp sonrasında bütün önüne gelen kavramları bu mantığa uyup uymadığı şeklinde çözmeye çalışmış ve böylece okuyan insanların öznel bakışlarıyla oluşturduğu yargıları yerine mantık çerçevesinden nesnel bir yargıyla olaylara bakılmasını sağlamıştır. Bir sürü bilgiyi bu 209 sayfalık kitapta vermişler kısaca. Ayrıca sosyalist felsefe hakkında duyunca çekinilen terimler vardır bazen ama bu yazar bunların hiç de çekinilmesi gereken kavramlar olmadığını ve aslında çok basit olduklarını anlatıyor. Sosyalist felsefe ile ilgilenmeyen kişilerin bile öğrenebileceği bir sürü bilgi var. Bayağı öğretici bir kitaptı ve ben de her bilgiyi su gibi yuttum ve çokça da keyif aldım bu kitaptan diyebilirim.
Sosyalist Felsefenin Temel PrensipleriGeorges Politzer · Sosyal Yayınları · 197421 okunma
Reklam
Puan vermedi·210 syf.··
2026 12. kitabı
BOZKIRKURDU / HERMANN HESSE “Bu gece saat dörtten başlayarak sihirli tiyatro - -Yalnızca kaçıklar için- Giriş ücreti: Akıl. Herkes için değil. Hermine cehennemde.” Kitabın Konusu ve Kitap Hakkında Düşüncelerim: -Yalnızca Kaçıklar için- Kendi kendini yalnızlığa mahkum etmiş olan Harry’nin (Bozkırkurdu) yaşamındaki belli başlı olaylar ve bu olaylara karşı düşünsel bakış açısı anlatılır. Harry, hem kurt hem insan kılığına bürünen bir kahramandır. Hermann Hesse, ellili yaşlarına doğru ciddi bir bunalım yaşar. İntihar düşüncesi ve ruhsal problemler karşısında içindeki yaşam inancından vazgeçmek ister. İlerleyen zamanlarda Jung’un öğrencisi Lang’a başvurarak psikanalitik terapi görür. Bunalımını yendikten sonra da bu ruhsal kesitleri Bozkırkurdu’nda anlatmaya başlar. “Harry kendi içinde bir ‘insan’ bulur, düşüncelerden, duygulardan, uygarlıktan, dizginlenmiş ve yüceltilmiş doğadan kurulup çatılmış bir dünyadır bu; ayrıca bir kurt bulur içinde; içgüdülerden, vahşilikten, acımasızlıktan, yüceltilmemiş, yontulmamış doğadan bir dünya bulur. Varlığının böyle açık seçik ikiye ayrılmasına, birbirine düşman iki yarıma bölünmesine karşın yine de kurt ile insanın bazı mutlu anlarda birbiriyle kardeş kardeş geçindiğini görür.” Ruhun yankıları, bunalım, gerçek hayat ve hayali saplantıların insan bedenine acısı… Karmaşa, saplantı, ruhun ve bedenin hâlden hâle geçişine bir yankı. İnsanlar için dünyayı gerçekten anladığımızı sandığımız andan ötede bir sorgu başlıyor. Sihirli bir tiyatro, binbir türlü ruh hâli, müzik sahneleri, her bir kapıda başlayan notlar, zihnin susuş ve susturuluşu… Bu kargaşa içinde büründüğümüz roller ruha azap verirken evren içinde çatışmalarımız cehenneme dönüşmekte… Keyifle okuyacağınız güzel bir eser, tavsiye ederim. Kitabın Bölümleri ve Ana
Edebiyat
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20139,7bin okunma
10/10
·248 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 00:00
Siyah İnci kitabı bitti gözyaşlarıyla beraber Hem, çok iyi bir neden olmadıkça Tanrı'nın hiçbir yaratığına eziyet etmeye hakkımız yok. Hayvanlara dilsiz diyoruz, doğru dilsizler, neler hissettiklerini söyleyemiyorlar; fakat konuşmamaları daha az acı çektikleri anlamına gelmiyor. SF 209 Bir atın gözünden anlatılıyor bu alıntı da kitabı özetliyor çok güzel kitaptı herkese tavsiye ederim
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 16. kitabı
Mete Han diye ismini bildiğimiz asıl adı kaynaklarda Mao-tun olan hunların (Hiung-nuların) başında M.Ö 209 yılında tahta geçmiş 35 yıl hüküm sürmüştür. Mete han M.Ö 234 yılında doğmuş M.Ö 174 yılında 60 yaşında vefat etmiştir. Dönemin ilk yazılı kaynağı ssu-ma Ch’ien (sema cien) tarafından kaleme alınan shih chi’dir .İmparator wu zamanına kadar olan tarihi olayları bir plan dahilinde kaleme alan bir tarih kitabıdır.Pan Piao tarihi meraklıdır ve shih chi’den etkilenip 65 bölüm olarak Hou Chuan adıyla ekleme yapmıştır oğlu pan ku bunu devam ettirmiş 20 yıl eseri bitirmeye çalışmış ölünce kardeşi pan Chao’ tarihçi Ma hsü yardımıyla Han shu 40 yıllık bir sürede tamamlanmıştır. Çin tarihi shih chi’den başlayarak 1927 yılına kadar 26 hanedan tarihi olarak derlenmiştir. ilk çin hanedanı Shang-yin’dir. İmparator Ch’in Shih -Huang fal kitabından hunlardan büyük bir tehlike geleceğini öğrenince general Meng T’ien bir ordu toplayarak hunlara hücum etmesini emretti. Meng T’ien bilge bir insandı çin yazısı fırça ile yazan ilk çinlidir. Teoman yani metenin babası Tuman türkçede iki ünlü yan yana gelemez tuman sis demektir T’ou-man tuman yada toman olarak geçer 60 yaşında öldüğü farzedilirse tahmini M.ö 270 lerde doğduğu varsayılır.Tuman’dan shih chi ‘nin 110 bölümünde bahsedilir.ve şanyü ünvanı verilir (sonsuz genişlik büyüklük ) hakan veya imparator anlamında mete ise Ta shen yü büyük hakan ünvanı kullanmıştır.Mete mo-tu yüeçiler’e rehin bırakıldığını ve serüvenini biliyoruz babasını öldürüp yerine geçmiş itaat etmeyenleri öldürtmüştür.MÖ.209 yılı hun devletini kurduğu yıl kara kuvvetlerinin kuruluş yılı ilan edilmiştir.Hunlar bölünmüş parçalanmış gruplara ayrılmıştır tarih sahnesinde bir boy göstermiş bir kaybolmuşlardır. Tarihe mete,çiçi ve atilla damga vurmuştur. Elinizde ki
Yerin ve Göğün Oğlu Mete HanArslan Tekin · Kariyer Yayınları · 201112 okunma
5/10
·216 syf.··
2026 3. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 12:48
Merhaba, Bilimin Ucunda kitabının incelemesine hoş geldiniz. Öncelikle kitap optik bilimi , levha hareketlerini ve volkanik faaliyetleri vb. konulara değinmektedir. Ömer Kamacı iddia ettiğine göre bilimi pek halkın anlayabileceği seviyede bir dil ile anlattığını söyleyemeyiz. Mesleğim gereği bu alanlarda az çok bilgi birikimine sahip olmama rağmen okurken anlamakta zorlandığım çok yer oldu. Buna rağmen kitabın içerisinde ilgi çekici ve birçok çarpıcı bilimsel bilginin verilmiş olması gerçekten güzeldi. Ancak ta ki 167. sayfaya kadar. Kitabın akıbeti için çok önemli olan bir kutsal bilgiyi atlaması büyük talihsizlik olmuş. Özellikle bu sayfalardan sonra bilim insanı yada kendi alanında uzman olarak atıfta bulunduğunuz Mustafa İslamoğlu , Caner Taslaman , Celal Şengör gibi bizim için sadece sapıtmış insan kategorisinde bulunan insanları kaynak göstermeniz tam bir facia. Bir bilim insanı olarak kutsal kaynaklardan alıntı yapmak araştırmak sizi zayıf göstermez ve sizi dindar olarak yaftalamaz aman korkmayın. Yukarıda ismi geçen şaklabanlara atıfta bulunacağınıza 167. Sayfada bahsetmiş olduğunuz Göktaşı konusu için Kuran-ı Kerimi biraz araştırmış olsaydınız şu ayetle karşılacaktınız. İşte karşınızda Hadid suresi 25. ayet sizler ile beraber mealini paylaşıyorum. “Andolsun, Biz elçilerimizi apaçık belgelerle (mucizeler, ayetler ve kesin hükümlerle) gönderdik; ve insanlar (kuracakları Adil Devlet düzeniyle) adaleti ayakta tutsunlar diye, onlarla birlikte Kitabı ve mizanı (Kur’an’ı ve kıyas yapan aklı) indirdik. Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri (ve iridyum madenini) de (meteorlar ile sonradan gökten) indirdik. (İnsanlara demir ve benzeri madenlerdeki gizli kuvveti teknolojide kullanma yeteneğini bahşettik.) Öyle ki Allah, gayb ile
Bilimin UcundaÖmer Kamacı · Alfa Yayınları · 2023144 okunma
Reklam
Reklam