Puan vermedi·372 syf.··
2026 55. kitabı
Woody Wilson Nickel, Toz Fırtınasının sebep olduğu bir salgın yüzünden ailesini kaybetmiş bir genç. Ailesinin kaybından sonra akrabası olan Cuz yanına küçük yaşına rağmen gider. 1938 'in 21 Eylül'ünde Büyük Kasırga'da hayatta kalmayı başarır. Aynı kasırga hayatta kalmayı başaran iki Zürafa'nın peşine katılır. Ve onları takip ederse Kaliforniya gideceğini düşünür. Zürafaların sorumlu olduğu İhtiyar yola çıktığı şoför tarafından yarı yolda kalınca Woody için bir fırsat doğar. Woody çiftçi bir ailede doğurdu için traktör ve benzeri araçları kullanabilmesine rağmen ehliyet yoktu. Ve yalanlar söyleyerek bu yolculuğa çıkar. Her ne kadar Kaliforniya hayelleri ile bu yolculuğa çıksa da Zürafalar onu büyüler, onların dilinden anlar ve kendini onlara kabul ettilir. Ve kendisini, Zürafalara Batıya Doğru giderken bulur. Zürafaları Batıya Doğru olan bu yolculuğunu Life dergisinde haber yapmak isteyen Yeşil Packardlı Augusta Red onları gölge gibi takip eder. Woody bir yandan hayelleri, bir yanda iki harika Zürafa,bir yanda da hayal bile edemeyeceği güzellikte olan Kızıl arkadaşlığı ile tehlikeli bir yolculukta yol alır. Zürafalarla Batıya Doğru; 105 yaşındaki bir adamın anılarını kaleme aldığı etkileyici bir hikaye. The Kitap Yayınları kahvekokulukitaplarim
Zürafalarla Batıya DoğruLynda Rutledge · The Kitap · 202681 okunma
10/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Fevkalade başarılarım olmayabilir. Yalnız yenilgilerim ile sizi şaşırtabilirim sözü üzerine yazdığım yazıyı paylaşmak istedim. Yalnız Değiliz ve Uyanış ile Bunun Farkındayız Her varlık ile aynı seviyede olmak mümkün değildir. Yüksek seviye huzur ve dip seviye arasında ki farkı her iki tarafta birbirine anlatamaz. Yaşam boyu içinden sağ çıkmayı başarmış birisi olarak dip seviyede zulüm üreten ve kendini şahsi çıkara satarak kendi bencil rahatını bozmamak adına genel yararı yok sayan herkese karşı fevkalade başarılarım olmayabilir. Farkındalık üreten süreçler kişisel bir çıkar ve başarı üzerine bir ahlak anlayışı olmadığı için bu bataklıkta olanlar ile birlikte olmamış olmanın da ayrı bir derin huzurunu yaşıyorum. Titreşim uyanış seviyeniz yükseldikçe seviyesi dipte kalan ve doğal akışın ürettiği devrime karşı direnen her seviye şiddeti körükleyen bir tuzağın içine çekilir. Yüksek bilinç öz nitelik bu tuzağı da duru görü bir bakış açısı ile farkındalık üreterek görür ve açık yüreklilik ile sadece yurdun ve ulusun yararına değil yeryüzünde doğal yaşam ve yaşamın tüm paydaşlarının yararına etik ahlak anlayışı içinde bilgiyi devrim üretecek nitelikte bir kalite anlayışı ile en yakın tarih örneği atalarım Mustafa Kemal Atatürk, Fatih Sultan Mehmet han, Hun Türk tufanı ve adem oğlunun Anadolu da varlık sürdürme adına adım attığı günden bugüne ve sonsuza kadar sürecek devrimin bugün ki geldiği seviyeyi yeryüzüne aktaran bir bilinç olma görevimi layıkıyla yapmış olmanın da ayrı bir huzurunu yaşıyorum. Yalan, talan, soykırım vb tüm kötülükler yeryüzünde her yerde açığa düştü. Tini olmayan varlık üretme şirki peşine düşenler Çin'i bilim ve teknoloji tuzağı içinde kötülük üretme merkezi haline getirdiler. Kötülüğün rekabete girmiş olması güç kavgasını büyüttü. Şirk,
Hayata Dair
Anton Çehov'dan HikayelerAnton Çehov · Mors Yayınevi · 20063,715 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·160 syf.··
2026 96. kitabı
Osman Pamukoğlu Sakarya Miti “Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 21 Eylül 1921’de orduya yayınladığı bildiriyle “Mehmet”in hakkını “Mehmet” e verdi: “Kurtulus için yaptığımız bu savaştan çok daha evvel sizi baska muharebe meydanlarında da tanımıştım. Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği sizinkinden daha temiz ve daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir Her zaferin mayası sendedir. Her zaferin en büyük payn senindir.Kanaatinle, imanınla, itaatinle,hiçbir korkunun yıldıramadığı demir gibi pak kalbinle,düşmanı nihayet alt eden büyük gayretin için minnet ve şükranlarımı söylemeye nefsime en aziz borç bilirim..” Osman Pamukoğlu’nun kaleme aldığı bu #sakaryamiti eseri,Türk tarihindeki en zor dönüm noktalarından olan Sakarya Meydan Muharebesi ni anlatan, okuru iyi bi sarsıp kendine getiren bir çalışmadır. 23 Ağustos-13 Eylul 1921 tarihlerinde olan Sakarya Meydan Muharebesi’ni yazarımızın kaleminden okurken çalışmanın sadece tarihi anlatılardan değil bir komutanın gözünden muazzam bir analiz ile biz okurlarını aydınlattıdığına şahit oluyoruz. Eseri okurken, Sakarya’yı sadece kazanılan bir zafer olarak değil,bir milletin varoluş ve yok oluş çizgisindeki o ince dengeyi,o dönem yaşanan imkansızlıklara da tanıklık etmiş oluyoruz. Sakarya Muharebesi nde en küçük rütbeden en büyük rütbesine kadar Türk Subaylarının yaptığı fedakarlıklar,gösterdikleri kahramanlıklar cok kıymetli. Sakarya Muharebesi nin hep en ön safında Türk Subaylarımız çarpıştığı için katılan subayların hemen hemen yüzde sekseni ya şehit ya da Gazi olmuşlar.Hepsini rahmet ve minnetle anıyorum.Ruhları şad olsun. @inkilapkitabevi kitapfisiltisi sevtap #okuyanteraziokuyor #okuyanterazi #reklamdeğiltavsiye
Sakarya MitiOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 013 okunma
Puan vermedi·928 syf.·
2026 38. kitabı
Efendinin Güzeli; son derece kusurlu bir çağda, tüm kötülüklerden arınmış olarak kusursuzca yaşanmış bir aşkın romanıdır. Öyle ki kitabı bitirdiğimde uzun süre kendime gelemedim. Büyük bir heyecanla ve 'Efendi kim, güzel kim?' merakıyla çıktığım bu okuma yolculuğu; yazarın gerçekçiliğe olan tutkusunu, kendi psikolojisini ve aşkın doğasını sürekli sorgulamasını önüme serdi; bu derinlik, bana adeta bir Stendhal veya Proust eseri okuyormuşum hissini verdi… Romanın en önemli özgün özelliklerinden biri, iç monologların yoğun kullanımıdır (on iki monolog —Ariane'nin dört, Mariette'in beş ve Solal'ın üç monologu—yüz kırk sekiz sayfaya yayılmış on iki bölüme ayrılmış olup, roman metninin yüzde onundan fazlasını temsil etmektedir. Monologların çoğunda noktalama işareti yoktur ve paragraflara bölünmemiştir, bu da kaçınılmaz olarak William Faulkner , Virginia Woolf ve James Joyce'un Ulysses'inin etkisini akla getiriyor. Görsel ipuçları olmadan , okuyucunun bu kaotik kelime akışının ardındaki anlatıcının düşüncelerini ayırt etmek için konsantre olması gerekir ; bu , anlam için zorlu bir tuzaktır. Tüm kavrayışı kaybetmeden hızlıca okumak imkansızdır. Her kelime hayati önem taşıyor… Kitap yedi bölümden ve yüz altı bölümden oluşmaktadır… • Birinci bölüm ( 1-9 . bölümler ): olay örgüsünün başlangıcı (Solal'ın Ariane'ye olan aşkının doğuşu); • İkinci kısım ( 10-37 . bölümler ): Solal'ın Ariane'yi fethi; • Üçüncü bölüm ( 38-52 . bölümler ): Aşkın başlangıcı (Solal'ın eski sevgilisi Isolde'nin ölümü); • Dördüncü bölüm ( 53-80 . bölümler ): Ariane'nin kaçırılması (kocası Adrien'in intihar girişimi); • Beşinci bölüm ( 81-91 . bölümler ): aşk ve can sıkıntısı; • Altıncı bölüm ( 92-102 . bölümler ): Aşkın reddi; • Yedinci bölüm ( 103-106 . bölümler ): Aşıkların ölümü… Romanın
Efendinin GüzeliAlbert Cohen · Ayrıntı Yayınları · 201566 okunma
Direniş
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Adressiz sorgular Yaşar Ayaşlı Zulme sessiz kalanlar, zulümle karşılaştıklarında ilk hatırlayacakları şey, zulme sessiz kalmaları olacaktır.bugün olağan hale gelen zulüm,yarın herkese sirayet edecek ve belki de kurtuluş için çok geç olacaktır.haiti kölelikten isyan ile kurtuldu.siyahların müthiş birlikteliği ve inançları onları beyaz bağnazlıktan,esaretten kurtulmalarını sağladı. “Özgürlüğümüzü kazanmak için tehlike ile nasıl yüzleşeceğimizi öğrendik ve onu korumak için ölümle nasıl yüzleşeceğimizi de öğreneceğiz.” Toussaint L’Ouverture’ü bize bu sözleri ile ,özgürken ve henüz herkes teslim alınmamışken,toparlanmanın,ve yüzleşmenin önemini açıklıyor. Köleliği kaldıran din kitapları dolayısı ile dinler değil,isyanlar olmuştur. Her dönem birileri,ezilir,sömürülür,birileri de isyan eder…bizim ülkemiz de ise bu günler de ,orta da bekleşen, acabacılar ve söz de tarafsız görünüp iktidarın değirmenine su taşıyanların yoğunlukta olduğunu sizler de gözlemliyorsunuzdur.ana muhalefet partisinden,sendikalara,kitle örgütlerinden,lagal,illegal sol hareketlere ,bizim bu kadar ağır baskıya maruz kalmamız da payı vardır diye düşünüyorum.çünkü yeteri kadar toplumsal basınç sağlanamadı.kütleler istikrar ve din adına sırf çıkarları gerekçesi ile iktidarın oy ve sivil deposu konumuna geçtiler.darbe girişimi ertesi ,darbe başarılı olamasa bile yine asıl hedef rte veya feto fark etmez az sayıda direnen odaklar ve çevreleri oldu. Emperyalizm bugün Suriye de,ırak ta fay hattını mezhep ayrılıkları ile kırmıştır.biz de geçmiş te Alevilere yönelmiş katliamları hiç unutmadık ve maalesef her geçen gün gerici güruhlardan ve şeriata doğru koşar adım giden ülkemiz de hiç unutmuyoruz. Emperyalizmin bölge de ki yapılanması bop ve eş başkanı bugünler de başkanlık hevesin de büyük ihtimal toplumsal
Hayata Dair
Adressiz SorgularYaşar Ayaşlı · Yurt Kitap Yayın · 199352 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 24. kitabı
Bâtınîler -İblîs Behmen- ismini verdiğimiz bu roman da Haftalık Hikmet gazetesinin ilk sayısından (21 Nisan 1910) son sayısına (28 Eylül 1912) kadar aralıklarla 63 sayı tefrika edilmiş olup tam metin olarak ilk defa okuyucularımızın karşısına çıkmaktadır. Ancak bu roman, maalesef tamamlanamamış ve âkıbeti meçhul kalmıştır. Şayet tamamlansaydı günümüzde Şehbenderzâde'nin en meşhur eseri A'mâk-iı Hayâl kadar ilgi göreceği muhakkaktır. Bu hâliyle roman, Mukaddeme, İblîs'in Vekîli ve İblîs'in Sukûtu başlıklarında üç kitaptan mürekkeptir ki Üçüncü Kitap ne yazık ki daha giriş kısmında akameti uğramıştır. Roman, Filibeli'nin bâtıl inanışlar, maddî-mânevî varlıklar, şeytan-beşer çatışması, inanç ve mezhep çatışmaları, insanlar arası içtimaî çatışmaları gibi bahislerdeki düşüncelerini ortaya koymaktadır ki bu hususlar açısında son derece dikkat çekicidir. Özellikle de şunu vurgulamak gerekmektedir ki roman, son derece başarılı ve cezbedici bir üslupla kaleme alınmış olup okuyucuda fevkalâde ilgi ve merak uyandırmaktadır.
BatınilerFilibeli Ahmed Hilmi · Büyüyenay Yayınları · 202338 okunma