9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 06:57
#İstediğimİnsanOlmaYolunda #EsraOras Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Esra Oras'ın kaleminden İstediğim İnsan Olma Yolunda adlı psikoloji türünde 127 sayfalık eserle geldim. Yazarın ilk kez kalemiyle tanıştım. Anlatımı açık, anlaşılır ve akıcıydı. Kitabın ismi bile bize bir şeyler anlatıyor gibi değil mi? "İstediğim insan olma" Peki biz istediğimiz bir insan mıyız, yoksa başkalarının istediği gibi bir insan mıyız? Eminim yavaş yavaş düşünmeye başladınız. Çünkü yaşantımızda bir sürü kelimeye, cümleye maruz kalıyoruz. Kelimeler ve cümleler bizi yaşantımızda etkiliyor. Her ne kadar çevremizde pozitif olarak söylenen şeyler olsa da aslında derine indiğimiz zaman işin rengi değişiyor. Kitabı okuduğunuz zaman çevremizin ya da kendi içimizde pozitif olarak gördüğümüz söylemleri, inanç bazında söylenenler, dış etkiler vs. aslında bizleri nasıl bir insan olacağımızı da şekillendiren unsurlardan. Doğru ya da mantıklı olarak gördüğümüz durumlar aslında arka planında etkenleri çok büyük. Kitabı okuduktan sonra eminim ki benim gibi artık detaylara takılacak ve derine ineceğiniz bir düşünme modeli gelişecek hayatınızda. Çünkü bize iyi geldiğini sandığımız birçok söylemin hayatımızda o an ya da kısa bir dönem için iyi geldiğini varsayalım. Peki uzun vadede olan ne olacak? İşte burada her şey şekilleniyor. Biz anlık bir iyi hissetme durumundayken aslında arka planda gerçekliğe karşı yabancılaşıyoruz. Bize iyi gelen cümleler, kelimeler ya da inanç olarak bize iyi geldiğini hissedip kabullendiğimiz neler varsa hayatımızın geri kalanını etkileyecek ve şekillendirecek unsurdur. Kitapta okuduğumuz zaman yazarın anlatımı ile herhangi bir pozitif cümle bile bize normal gelirken, yazar anlatımlarıyla bizleri gerçekten kendi istediğimiz insan olma yolunu şekillendiriyor. Çünkü
İstediğim İnsan Olma YolundaEsra Oras · Timaş Yayınları · 202626 okunma
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 00:35
İşte Tanrılar, yazarı Asimov için edebiyat dünyasının kendisine dair yorumları ve algılarına dair bir meydan okuma olarak ortaya çıkmış. Döneminde Asimov, uzaylı tasvirleri konusunda ve eserlerinde cinselliğe, duygusallığa yer vermiyor oluşuyla eleştirilmiş. Bu eleştirilere karşı bu kitapta da çok ilginç bir uzaylı türü yaratarak cevabını vermiş. Öncelikle kitabın isminden bahsedelim istiyorum. Kitap, ismini Friedrich Schiller'ın şu dizesinden alıyor: "Mit der Dummheit kämpfen Götter selbst vergebens," yani "Aptallığa karşı bizzat tanrılar bile boşuna savaşır." Kitaba vereceği ismi bu dizeden almanın yanı sıra Asimov üç bölümden oluşan bir kitabın her bir bölümüne de bu dizeden esinlenerek isimler veriyor. Kitabın ilk bölümü Dünya'da, ikinci bölümü paralel bir evrende ve son bölüm ise gelecekteki bir Ay kolonisinde yer alıyor. İlk bölüm ismini dizenin "aptallık" kısmından alıyor ve ismine çok uyumlu bir şekilde ilerliyor. 21.yüzyılın sonlarında, Frederick Hallam isimli bir kimyacı masasında bu evrende var olması imkansız olan bir izotop keşfediyor. Sonrasında bu maddenin, başka bir evrenle yapılan madde takasının sonucu olduğunu keşfediyoruz. Bu maddenin keşfi ile birlikte Elektron Pompası adı verilen alternatif bir enerji kaynağı ortaya çıkıyor ve bu hem Hallam'a çok da hak etmediği bir şöhret kazandırıyor hem de Dünya'ya temiz bir enerji kaynağı sağlıyor. Ancak tabii ki her şey bu kadar basit ve bedelsiz bir şekilde ilerlemiyor. Genç bir fizikçi olan Peter Lamont çıkıyor karşımıza ve bu enerji kaynağının bedelinin ne olacağını keşfetmiş Lamont her ne kadar birilerini uyarmaya, bu pompayı durdurmaya çabalasa da toplumun konfor isteği, Hallam'ın altı boş olduğu için hassas egosu, politikacıların koltuk sevdası ve insanların bencilliği ile karşılaştığında gerçeğin ne
İşte TanrılarIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 2021962 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
6/10
·142 syf.··
2020 253. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 00:00
Sanat sever misiniz? Peki Çağdaş Sanatı? Çağımızın ürettiği sanatı “artık” sev(e)miyorum. Çok değil, 2019’da vukû bulan olay; İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan'ın ‘Komedyen’ adı verilen 'Duvara bantlanmış muz' çalışması, ABD'de bir sanat galerisinde 120 bin dolara alıcı bulmuştu. Bu da yetmezmiş gibi, başka bir sanatçı tarafından muz duvardan koparılıp yendi ve hemen yerine yenisi(!) eklendi. Çağdaş sanatsızlığı kavramını 21. yüzyıl üretimine daha uygun ve yakışık buluyorum. Trajikomik! Anne Cauquelin, sanat eleştirilerini bölüm bölüm ve başlık şeklinde anlatıyor. Metnin ruhuna uygun yolla yorumlayacağım: Yazar, çağdaş sanat ve modern sanatın aynı şey olmadığını, aradaki farkı anlatacak örneklerle iddiasını kanıtlamaya çalışıyor. Hegel’in şimdi sözcüğü anlığı değil, geçmiş zamanı anlattığı örneklemesini ortaya atıyor. •Çağdaş sanatta “kırıcıların” bulunduğunu, bunların; İkisi sanatçı Marcel Duchamp, Andy Warhol, biri de sanat ticaretçisi-galerici-koleksiyoncu Leo Castelli’yi inceliyor. Duchamp, ilk ready made (hazır ürün veya madde diyebiliriz) Fontaine (Pisuvar) 1917’de imzalayarak galeride sergiler. Burada sanatın ilk üreticisi endüstriyel, ikincisi üretilen nesneyi kullanmayı tercih eden sanatçıdır. Sanatçı, hazır maddenin üretimine katkıda bulunur. Ona göre, sanatın üretilmesinde katkı değil, bulunduğu yerin önemi vardır. •Andy Warhol, Duchamp’ın izinden gider, ama yaratmış olduğu ürünün çokluğuna vurgu yapar ve onu teklilikten kurtarıp sahipliliğini kolaylaştırıyor, aynı zamanda Coca-Cola şişeleri, Campbell’s çorba kutuları, Liz Taylor ve Marilyn Monroe portreleri oldukça kitsch buluyorum. Dali gibi parayı seven bir sanatçı Warhol. •Leo Castelli, 60’lı yılların Pop Art sanatçıları, minimalizm ve kavramsal sanat sanatçılarını tanıttı. Kendisi büyük bir Art
Çağdaş SanatAnne Cauquelin · Dost Kitabevi Yayınları · 20167 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 27. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 19:08
İşte! #1 : Her zaman sorunlarım olacak. İşte! #2 : Benimle ilgisi yok. İşte! #3 : Sorunlar, kılık değiştirmiş armağanlar olabilir. İşte! #4 : Sadece otur. Hiçbir şey yapma. İşte! #5 : Zor durum diye bir şey yoktur. İşte! #6 : Başka çaren kalmadığında, DİKEY! İşte! #7 : Yargılamamak gerçekte olup biteni görmeme yardımcı olur. İşte! #8 : Kendime ne kadar iyi olursam, başkalarına da o kadar iyi olurum. İşte! #9 : Basit bir özür mucizeler yaratır. İşte! #10 : Ne kadar az konuşursam, o kadar çok öğrenirim. İşte! #11 : İnsanlar aynı frekansta olduklarında uyum sağlarlar. İşte! #12 Başarılı şefler Altın Kural’ı uygular ve doğru şeyi yaparlar. İşte! #13 : Kanatlarımı açmak, uçmanın tek yoludur. İşte! #14 : Az ver, çok al. İşte! #15 : Unutmayın, hepimiz aynı asmayı paylaşıyoruz. İşte! #16 : Birlikten kuvvet doğar. İşte! #17 : Öykülerimiz bizi birbirimize bağlar. İşte! #18 : Başarı, başkalarının içindeki devi uyandırmakla başlar. İşte! #19 : Başarılı insanlar sorunları bulmakla kalmaz, onları giderirler. İşte! #20 : Önemli olan hayatta başına neler geldiği değil, senin ne tepki verdiğindir. İşte! #21 : Gerçek özgürlük, akışına bırakmakla gelir. İşte! #22 : Cömert yürekler fark yaratırlar. Kitap her madde ile ilgili yaşanmış bir öykü ve sonuç içeriyor.. Güzel düşünceler, fikirler ve öneriler var.. Pratiğe dökmek lazım...
1000Kitap
Peçete Karpuz ve MaymunBarbara Burke · Butik Yayınevi · 201035 okunma
21 Yüzyılda 21 Ders
Puan vermedi·448 syf.··
2026 5. kitabı
21. Yüzyıl İçin 21 Ders Yuval Noah Harari Yuval Noah Harari, bu kitabında; "şimdiye" ve yakın geleceğe odaklanıyor. Harari, günümüzün kaotik bilgi kirliliği içinde "açıklığın güç olduğunu" savunarak modern dünyayı 5 ana başlık altında analiz etmektedir. 1. Teknolojik Zorluk: Bilgi ve Biyo-Teknoloji Harari, yapay zeka ve biyoteknolojinin birleşmesinin insanlığı hiç olmadığı kadar savunmasız bıraktığını savunuyor. * İşsizlik: Otomasyon sadece fiziksel işleri değil, bilişsel işleri de ele geçirecek. Gelecekte en büyük sorun "sömürülmek" değil, "gereksizleşmek" olacağını belirtiyor. * Veri Mülkiyeti: Artık en değerli varlık toprak veya makineler değil, veridir. "Veriye sahip olan, geleceğe de sahip olacağını vurguluyor." * Algoritmik Otorite: Kararlarımızı (ne alacağımızdan kiminle evleneceğimize kadar) yavaş yavaş algoritmalara devredeceğimizi belirtmekte . 2. Siyasi Zorluk: Liberalizmin Çöküşü * yüzyıla yön veren liberal anlatının (demokrasi, serbest piyasa, insan hakları) krizde olduğunu belitiyor. * Milliyetçilik: İklim değişikliği ve nükleer savaş gibi küresel sorunlar, milliyetçi duvarlar örerek çözülemez. "Küresel sorunlar küresel yanıtlar gerektirir demektedir." * Din: Dinin teknolojik ve ekonomik sorunlara gerçek bir çözümü yoktur; ancak ulusal kimlikleri güçlendirmek için bir araç olarak kullanılmaya devam edeceğimi belirtiyor. 3. Umut ve Umutsuzluk Harari bu eserinde Dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük tehditleri ele alıyor: * Terörizm: Harari'ye göre terörizm "tiyatral bir gösteridir". Teröristler aslında çok zayıftır ancak biz korkuyla aşırı tepki vererek onlara istedikleri gücü veririz demektedir. * Savaş: Modern dünyada savaş artık kârlı değildir; çünkü zenginlik artık ham madde veya toprağa değil, bilgiye dayalıdır. Ancak "insan aptallığı" asla küçümsenmemelidir. 4.
1000k
NeksusYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 2024758 okunma